Selin Kaplan / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
Son yıllarda Türkiye’de dövüş sporlarına olan ilgi hızla yükseliyor. Sosyal medya paylaşımları, artan şiddet olayları ve bireylerin kendini koruma ihtiyacı, savunma spor dallarının popülerliğini büyük ölçüde artırdı. Özellikle gençler ve kadınlar arasında görülen bu yükseliş, bu branşların artık sadece “erkek sporu” olmaktan çıkıp, toplumun farklı kesimlerinin kendini ifade ve savunma biçimi haline geldiğini gösteriyor.
Özellikle gençler ve kadınlar arasında yaygınlaşan dövüş sporları, yalnızca fiziksel güç kazanımıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda özgüveni artıran, stresle başa çıkmayı kolaylaştıran bir yol olarak görülüyor. Eskişehir’de faaliyet gösteren “Lider Dövüş Sporları” salonunda gözlemlenen ilgi artışı da bu eğilimi doğruluyor. Farklı yaş gruplarından sporcular, bu deneyimin hayatlarına kattığı değişimleri 9.Köy’e anlattılar.

24 yaşındaki Serhat Mübarek, yaklaşık 5 yıldır boksla ilgileniyor. Spora lise yıllarında ilgi duymaya başladığını belirten Serhat, bu süreçte savunma sporlarının kendisine sadece fiziksel olarak değil, psikolojik açıdan da birçok katkı sağladığını söyledi ve şöyle konuştu:,
“Boks, bana sadece yumruk atmayı öğretmedi. Özgüvenimi arttırdı, bedenimi ve zihnimi disipline etti. Özellikle sosyal medyada UFC (Ultimate Fighting Championship) gibi büyük karma döğüş organizasyonlarının yaygınlaşmasıyla insanlar bu sporları daha çok görmeye, tanımaya başladı. Fakat ilginin en büyük nedeninin insanların kendini korumayı öğrenmek istemesi olduğunu düşünüyorum. Gece geç saatlerde kendimi güvende hissetmediğim zamanlar oluyordu. Artık sokakta daha kararlı ve kendimden emin hissediyorum. Bence günümüzde herkes en azından temel savunma tekniklerini öğrenmeli.“
Henüz 12 yaşında olan Tuana Işık da boksla tanışan genç sporculardan biri. Antrenör olan babasının etkisiyle bu spora yöneldiğini belirten Tuana, “Babamın antrenmanlarını küçükken izlerdim. Önce oyun gibi gelmişti ama zamanla kendimi daha güçlü hissetmeye başladım. Özellikle sokakta yürürken kendimi eskisi kadar tedirgin hissetmiyorum. Kadınların da erkekler kadar bu spora yer vermesi çok önemli. Dövüş sporu kadınlara güç ve cesaret kazandırıyor, her kadın kendini savunmayı öğrenmeli” ifadelerini kullandı.
Eskişehir Teknik Üniversitesi Spor Bilimleri mezunu ve boks antrenörü Ramazan Taşkele, 2009 yılında başladığı spor hayatına son 6 yıldır eğitmen olarak devam ediyor. Son dönemdeki yoğun ilgiyi, toplumda artan güvensizlik hissiyle açıklayan Taşkele, dövüş sporlarının artık yalnızca erkekler için değil, her yaştan birey için erişilebilir hale geldiğini vurguluyor. “Kadın sporcuların sayısı her geçen gün artıyor. Eskiden sadece erkeklerin ilgisini çeken branşlar, artık genç kadınlar arasında da oldukça popüler. Özellikle 20-30 yaş arası kadınlarda ciddi bir artış var. Spor salonlarımızda bu değişimi net olarak gözlemliyoruz” diyen Taşkele, dövüş sporlarının yalnızca saldırganlıkla değil, kontrol ve dengeyle ilgili olduğunu ifade ediyor.
Aynı zamanda dövüş sporlarının bir terapi etkisi oluşturduğuna da dikkat çeken Taşkele şu bilgileri verdi:
“Buraya gelen insanlar sadece dövüşmeyi öğrenmiyor. İçlerindeki öfkeyi kontrol etmeyi, duygularını yönetmeyi de öğreniyorlar. Enerjilerini yapıcı bir yolla boşaltıyorlar. Dövüş sporları sanıldığı gibi şiddet değil; aslında şiddeti önleyen, bastıran bir disiplin sunuyor. Özellikle gençlerde davranışsal değişiklikleri gözlemlemek mümkün. Daha sabırlı, daha kontrollü bireyler haline geliyorlar.”
Bu gözlemleri resmi veriler de destekliyor. Türkiye Spor Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2018 yılında 1 milyon 269 bin olan lisanslı dövüş sporu sporcusu sayısı her yıl düzenli olarak artış gösteriyor. MMA (birçok tekniğin birlikte kullanıldığı karma dövüş sanatları gibi modern dövüş branşlarının yaygınlaşması, özellikle genç kuşağın dikkatini çekiyor. Türkiye MMA Federasyonu’nun sosyal medya hesaplarındaki milyonlarca görüntülenme, dövüş sporlarının dijital platformlar aracılığıyla nasıl geniş kitlelere ulaştığını gösteriyor.

Toplumda artan güvenlik kaygıları da bireylerin savunma temelli sporlara yönelmesinde etkili oluyor. Dövüş sporları, sadece fiziksel olarak değil, psikolojik açıdan da bireylere önemli katkılar sağlıyor. Dayanıklılığı ve refleksleri geliştiren bu sporlar, aynı zamanda disiplin duygusu, özdenetim ve kararlılık gibi becerilerin kazanılmasında da etkili oluyor. Bu özellikler, gençlerin toplumsal yaşamda daha özgüvenli ve bilinçli bireyler olarak yer almalarına katkı sağlıyor.
Kadın sporcuların artışıyla birlikte, dövüş sporlarının cinsiyet algısında da dönüşüm yarattığı gözleniyor. Önceleri erkek egemen bir alan olarak görülen bu branş, artık kadınların da aktif olarak yer aldığı bir disipline dönüşmüş durumda. Kadınların hem fiziksel hem psikolojik olarak güçlenmeleri, sadece bireysel değil, toplumsal güvenliğin güçlenmesi açısından da önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6446 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6408 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Olimpiyat madalyalı Milli Boksör Hatice Akbaş’tan 9. Köy’e açıklamalar…
4595 kez okundu
2
Sporcu tercih yapmak zorunda: Okul mu? Spor mu?
3377 kez okundu
3
Azerbaycan’dan Türk Milli Takımı’na büyük destek: Zafer de bizim hüzün de
2486 kez okundu
4
“Temiz Spor Mümkün”: Doping kullanımı yüzde 90 azaldı
2462 kez okundu
5
“İşçi Milli Takımı” küme düşme hattında
1788 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.