DOLAR 33,1017 0.11%
EURO 36,2860 0.23%
ALTIN 2.629,290,59
Ankara
27°

AÇIK

Pandemi kıskacında hayata tutunmaya çalışan evsizler

Pandemi kıskacında hayata tutunmaya çalışan evsizler

Ciddi bir sağlık sorunu olan evsizlik ve ihtiyaç sahibi gruplara yönelik çalışma yürüten Sokak Lambası Derneği Başkanı Serap Irmak, pandemi süreciyle evsizlerin mağduriyetlerinin arttığına dikkat çekerken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği Başkanı Dr. Ahmet Türker ise sürdürülebilir çözümlerle evsizlik riskinin azaltılması gerektiğini söyledi.

ABONE OL
27 Ocak 2021 00:00
Pandemi kıskacında hayata tutunmaya çalışan evsizler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’de 1980 sonrası uygulanan neo-liberal ekonomi politikalarıyla köyden kente yaşanan göçlerin beslediği işsizlik, düşük ücret, konut problemi ve sosyal güvenceden yoksunlukla yükselen evsizlik sorunu, son yıllarda ciddi oranda artış gösterdi.

Sürekli yer değiştiren evsizlerin sayısının ne kadar olduğu tam olarak bilinmese de çeşitli saha çalışmalarına göre, ülke genelinde evsiz sayısının 100 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu sorun İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Kocaeli ve Antalya başta olmak üzere çoğunlukla batı kentlerinde yoğunlaşırken, sadece İstanbul’da evsiz sayısı 10 bin dolayında. Sokakta yaşam sürenlerin yüzde 70’i Türk vatandaşı, yüzde 30’u ise yabancı uyruklu bireylerden oluşuyor.

 

Geçici hizmet

 

Sürekli “Donarak öldü” başlıklı haberlerle gündeme gelen evsizler, en çok hatırlandıkları kış aylarında belediyeler tarafından toplandıkları spor salonlarında “geçici hizmet” alıyor. Sorunların kalıcı çözümü ve kişinin topluma kazandırılması için koruyucu, önleyici sosyal hizmetler bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.

 

Sokak Lambası: İhtiyaç sahibi aileler artıyor

Dezavantajlı gruplarla dayanışma konusunda faaliyetlerde bulunan Sokak Lambası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 2 yıl önce 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde kuruluşunu ilan etti. Dernek Başkanı Serap Irmak, evsizlerin pandemi sürecinde yaşadıkları sorunlara dikkat çekti. Evsizlerle ilgili çalışmalar yürüten bir başka dernek olan Çorbada Tuzun Olsun Derneği Başkanı Dr.Ahmet Türker ise, küresel krizin derinleştiğini belirterek, sürdürülebilir çözümlerle evsizlik riskinin azaltılması gerektiğine dair konuştu.

Evsiz sayısında sürekli artış yaşandığını söyleyen Sokak Lambası Derneği Başkanı Serap Irmak, evsizlerle ilgili yürütülen çalışmaların kısıtlı olmasından şikayetçi. Toplumun zor bir süreçten geçtiğini dile getiren Irmak, önlenemeyen evsiz sayısının artış sebeplerini şöyle sıraladı: “İşsizlik, ekonomik kriz, aile içi tartışma, travma, yoksulluk ve fakirleşmenin sürekli artması. Bu nedenle ihtiyaç sahibi aileler sürekli artıyor.’’

Kendi çabalarıyla evsizlerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını ifade eden Irmak, pandemiyle beraber evsizlerin mağduriyetinin daha da çok arttığını söyledi. Toplumun evsizlere karşı ilgisiz olduğundan yakınan Irmak, evsizlerle empati kurulması gerektiğini vurguladı.

Çorbada Tuzun Olsun: Risk azaltılmalıdır

Toplumsal hayata da yansıyan evsizliğin artış nedeninin “turbo kapitalizm” olduğunu savunan Çorbada Tuzun Olsun Derneği Başkanı Dr. Ahmet Türker ise pandemi süreciyle küresel krizin derinleştiğine işaret etti. Yoksulluk ve işsizlikteki artışın evsizliğin temel nedeni olduğunu söyleyen Türker, “İlk dalgada, insanların evlere çekilmesiyle, tüm dünyada kentlerin hayalet şehirlere dönmesinin evsizler üzerinde ürperten bir etkisi olduğunu gözlemledik. Ekonomik ve sosyal ilişkilerin duraksaması, insanların kendi özeline kapanması, evsizlerin yaşadığı zorlukları daha da derinleştirmiştir. Özellikle gıda, kıyafet, battaniye gibi ihtiyaçların dışında hijyen, sağlık ve sosyal hizmetlere yönelik erişim konusunda zorluklar yaşanılmaktadır” dedi.

Tespit ettikleri sorunların çözümüne dair bir rapor yayımladıklarını aktaran Türker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Raporda alternatifli çözüm önerilerini, yurtdışında gelinen noktaya eklemeler yaparak sunduk. Bakanlığın ‘Evsizlere Konaklama Projesi’ ve belediyenin pandemi tesisi, rapordaki alternatif çözümlerden yararlanarak açıldı.  Sürdürülebilir çözümlerle evsizlik riskini azaltacak adımları atmamız gerekiyor. Covid-19’dan kaynaklı ölümler, evsiz grubunda, oran olarak daha yüksektir. Çünkü evsizlerin bağışıklık sistemi diğer insanlara göre zayıftır. Toplumsal koşulların evsizleştirmemek üzere tasarlanması gerekiyor. Bu noktada ‘Evsiz Dostu Şehir’ adında evsizlerin barındırılabileceği ve topluma kazandırılabileceği bir proje üzerine çalıştık. Aynı zamanda yerel bölgelerin güçlendirilerek göçün önüne geçmek üzere de çözümlerimiz var. İBB bu çalışmalarımızla yakından ilgileniyor.”

Hayatları roman

Kış aylarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin geçici süreliğine açtığı misafirhanelerde geçiren evsizlerin hayat hikayeleri romanları aratmıyor. Kimisi aylardır, kimisi yıllardır sokaklarda. Evsiz kalan binlerce kişiden biri, 6 yıldır sokakta yaşam mücadelesi veren emekli Dursun Bilmiş (67). Uzun yıllar ailesiyle yaşam süren Bilmiş, aile içi sorunlar nedeniyle evini terk etmek zorunda kaldığını belirterek, şunları söyledi:

“Gençliğimi ailemin ve çocuklarımın geleceği için heba ettim. Ailem içinde sürekli tartışmalar gelişti. Bu beni çok üzüyordu. Sigara içmeyen bir adamdım, alkolik oldum. Zamanla evimle yollarım ayrıldı. Sokaklarda yaşamaya alıştım. Eskisi gibi çok da sorun etmiyorum. Hepimiz ölünce eşitleneceğiz.”

Tutunamayanlar

2015’te Adıyaman’dan İstanbul’a iş bulmak umuduyla gelen Fatih Karaca, 5 yıldır sokaklarda yaşıyor. İstanbul’a ilk geldiğinde bir miktar parası olmasına rağmen iş bulma sürecinin uzadığını dile getiren Karaca, “Adıyaman’da eve ekmek götürecek bir iş bulamıyordum. Ben de İstanbul’a gelmeye karar verdim. İnşaat, temizlik gibi işlerde çalıştım ama kira, fatura ödeyecek kadar hiç para kazanamadım. Sokakta yaşamaya mecbur kaldım. Kimse sokakta yaşayanları kötülemesin. Hayat bizim için gerçekten zor. Biz kalabalıklar arasında hayata tutunamadık. Bizi sokağa iten şey işsizlik, parasızlık” diye konuştu.

‘İşsiz kalınca sokakta yaşamaya mecbur kaldım’

İşsizlik nedeniyle 2 yıl önce ülkesini terk ettiğini söyleyen Afganistan vatandaşı Gran Farid ise 8 aydır İstanbul sokaklarında. Afganistan’da işsizlik ve yoksulluğun sürekli arttığından şikayet eden Farid, bunun üzerine “umut kapısı” olarak gördüğü İstanbul’a geldiğini dile getiriyor. Hayal kırıklığı yaşadığını ifade eden Farid, “Amacım burada bir iş sahibi olup, aileme para göndermekti. Tekstil atölyelerinde 1 yıl 4 ay çalıştım, maaşım bin liraydı. İşyerinde bana hakaret ediliyordu. Türkçe öğrendikten sonra o hakaretleri duymak beni çok üzüyordu. Hiç sesimi çıkarmadım ama beni yine işten çıkardılar. İşsiz kalınca sokakta yaşamaya mecbur kaldım” dedi.

HABER : MEHMET HALİT ÇETİNBAŞ / İSTANBUL

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.