Yaklaşık 6 milyon üniversite mezunu Kredi Yurtlar Kurumundan (KYK) aldıkları kredileri ödeyemiyor. Temel nedeni üniversite mezunlarında artan işsizlik. 300 binden fazla yeni mezun icra takibine girdi. 2020-21 öğretim yılı verilerine göre 969 bin öğrenci KYK kredisi kullanıyor. Mezun olanlar dağ gibi büyüyen bir borçla hayata atılmaya çalışıyor. Borçlara Tüketici Fiyatları Endeksi yerine daha yüksek oranlarda çıkan Üretici Fiyatları Endeksinin uygulanması, artan işsizlik ve hayat pahalılığı nedeniyle KYK borçlularının talebi tüm borçların silinmesi.

Haber: Berfin Bayır         12/02/2022     298 GÜN ÖNCE

ANKARA- Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bildirilen ve e-haciz takibine giren yüzbinlerce üniversite mezunu, işsizlik ve yüksek enflasyon nedeniyle artan kredi borçlarının silinmesini talep ediyor. Üniversitede okurken aldığı öğrenim kredisini ödeyemeyen borçlu sayısı 10 yılda 5,5 milyonu aştı. Borçlarını ödeyemeyen yaklaşık 300 bini icraya verildi. KYK kredisi borçlarının toplamının 6 milyar lira civarında olduğu belirtiliyor. İşsiz mezunlar, bu borcun silinmesinin mümkün olduğu görüşünde. 

Üniversite öğrencileri ve mezunları KYK borçlarını ödeyebilmek için iş bulmak zorunda. Ama iş bulamayan, iş bulma ümidini kaybeden, mesleğinde istihdam edilemeyen üniversite mezunu sayısı artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu genç işsizlik verileri, borçlu sayısındaki artışın nedeni hakkında da fikir veriyor. TÜİK’in Aralık ayı işgücü istatistiklerine göre 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 20,8 oldu. Ancak 2021 yılı üçüncü çeyrek dönemine ilişkin verilere göre, işgücü içinde sayılmayan “iş bulma ümidini yitirenler” ve “başvurdukları işyerlerinden yanıt bekleyenler” de dahil edildiğinde genç işsizlik yüzde 31,8 düzeyinde. Ayrıca “ne eğitimde ne istihdamda” olan 24 yaş ve altı üniversite mezunlarının sayısı da üçüncü çeyrekte 590 bin olarak tespit edildi. Tüm işsiz gençler arasında üniversite mezunu olanların oranı ise yüzde 39,7 olarak belirlendi. 

KYK Borçluları Hareketi partilerle temasta

KYK Borçluları Hareketi’nde bir araya gelen borç sarmalındaki üniversite öğrencileri ve mezunları, eylemlerin yanı sıra siyasi partilerle temas kurarak sorunlarının çözüme kavuşması için girişimlerde de bulunuyor. Bu temaslar sonucunda borçların silinmesi ya da uygun koşullarda yeniden yapılandırılması konularında muhalefet partilerinin Meclis’te girişimleri oldu. Ancak borçlular vaatlerden fazlasını, yasal düzenleme istediklerini belirtiyor.KYK Borçluları Hareketi, gerçekleştidiği eylemlerle soruna dikkat çekiyor

KYK Borçluları Hareketi sözcülerinden Merve Bektaş, Gençlik ve Spor Bakanlığı açıklamasına göre sayılarının 5,5 milyon olduğu bilinen KYK borçlusunun mevcut borçlarının silinmesi ya da yeniden yapılandırılması konusunda hiçbir somut gelişme olmadığını söyledi. Bektaş, bu konuda sağlıklı veri elde edilemediğini de vurguladı, “Mesela 5,5 milyonun borcu kaç paraya tekabül ediyor bilmiyoruz. Açıklanan bir sayı var ve çok düşük. Böyle olunca haliyle o zaman bu borç da silinebilir bir borç diye düşünüyoruz” dedi. Bektaş, hem iktidar hem de muhalefet partilerinin seçim zamanları bu konuyu sözleri içine aldıklarını ama borcu silmekten çok yapılandırma yapma veya faizi ertelemek gibi seçenekler üzerinde durulduğunu söyledi. KYK borcuna erteleme geldiği zaman da faizin işlemeye devam ettiğine dikkat çeken Bektaş, kendi borcundan örnek verdi “Şu an aşağı yukarı 27 bin lira kadar borcum var. Daha faiz gelmedi. 2022’de Temmuz ayında başlayacak. Bir de bu son dönemlerde özellikle yeni mezun olan kişilerde artı enflasyon uygulanıyor. Ben mesela 19,5 bin liranın altına imza atmıştım şu an 27 bin lira. Şu dönemlerde 20 bin liralık bir borcu varsa 40 bin liraya çıkıyor enflasyon oranıyla beraber.”KYK Borçluları Hareketi sözcüsü Merve Bektaş, 9.Köy'ün sorularını yanıtladı

ÜFE’ye endeksli KYK borcu büyüdükçe büyüyor

Merve Bektaş’ın sözünü ettiği “artı enflasyon”, KYK borçlarının Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) tabi olmasından kaynaklanıyor. Geçerli tüketici enflasyon verileri ve buna bağlı olan maaş zamları ise Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE) göre belirleniyor. Genç İşsizler Platformu için de çalışmalar yürüten ekonomist Dr. Murat Kubilay KYK borçulularının ek enflasyon yükünü şöyle özetliyor:  “ÜFE’de döviz kuru etkisi belirgin olduğu için tüketici enflasyonuna göre daha fazla dalgalanma mevcut. Misal döviz kuru atağı sonucunda Eylül 2018’de ÜFE yüzde 46,15’e çıkmıştı. Diğer taraftan Ekim 2019’da yüzde 1,70’e kadar düşmüştü. Son 3 yıldaki toplam ÜFE artışı ise yüzde 87,67 (*Mayıs 2021 itibariyle). Bu oran asgari ücretli, devlet memuru ve emekli maaş zamlarının üzerinde.” 

ÜFE, TÜİK’in Ocak 2022 enflasyon açıklamasına göre 2021 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 19,08, yıllık bazda ise yüzde 79,89 düzeyinde arttı. 12 aylık ortalama ÜFE artışı yüzde 43,86 oldu. Dr. Murat Kubilay, ÜFE ile belirlenen olağan dönem faizinin yanı sıra borçlara bir de gecikme faizi eklendiğini hatırlatıyor: “Olağan dönem faizi ÜFE oranında; gecikme faizi ise aylık yüzde 1,40 ki bu oran yıllık yüzde 18,16’ya tekabül ediyor. Olağan dönem faizi ödemelerin başlayacağı zamanki toplam borç miktarının hesaplanması için kullanılıyor. Gecikme faizi ise vadesi gelip ödememeye başlandığında işliyor.”

Borç artıyor ama ödeme imkânları azalıyor

Merve Bektaş, lisans öğrenimi sırasında KYK kredisi alan bir öğrencinin yüksek lisans yapması durumunda 100 bin liraya ulaşan bir borçla karşı karşıya kaldığını söyledi. “100 bin lira borçla mezun oluyorsun. Ama istihdam edilip edilmediğin belli değil” diyen Bektaş,  “Ben mezun oldum mesela işsizim şu an. Kaldı ki çoğumuz kendi alanımızda iş bulamadığımız takdirde niteliksiz, niteliğimizin çok altında ve çok az paraya çalışmak zorunda kalıyoruz. Haliyle ödenebilecek gibi değil” diye ekledi. 

Genç İşsizler Platformu’nun Kasım 2021 raporuna göre 15-34 yaş arasındaki 492 bin genç 1 yıldan uzun süredir iş arıyor. 1 yıldan fazla süredir iş arayan üniversiteli sayısının da 233 bin olduğu kaydedildi. Yeterli istihdamın yaratılamaması sonucu üniversiteli işsiz sayısının 995 bine çıktığı belirtilen raporda mezunların birçoğunun alanları dışında çalıştığı ve üniversiteli olup iş gücünün dışında kalanların sayısının 1 milyon 255 bin olduğu vurgulandı.

İşsizlik kadar işsizliğin uzun sürmesi de gecikme faizi nedeniyle KYK borcunu büyütüyor. Düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda kalan üniversiteliler de ödemedikleri kredileri nedeniyle maaşlarına konulan e-hacizle karşı karşıya kaldıklarında geçim sıkıntısına düşüyor. “Asgari ücretle çalıştığımızı düşünürsek hepimizin ayda 700- 800  lira gibi bir borç ödemesi düşünülemez” diyen Bektaş istihdam sorunu için şunları söyledi: “Eğer KYK borcunu ‘ödemek zorundasınız’ diyorlarsa biz de diyoruz ki ‘o zaman bize istihdam sağlamak zorundasınız’. Genç işsizlik almış başını gidiyor. İstanbul’da yaşıyorum ben 16 milyon şehrin 2 milyonu işsiz bunların çoğunu üniversite mezunu. Haliyle KYK kredisi var. KYK kredisi de bizim aman cebimde param olsun diye aldığımız şeyler değil. KYK kredisi olmasaydı ben okuyamazdım mesela. Üniversitelerin de şöyle bir derdi yok: Biz bu arkadaşı mezun ediyoruz ama ‘iş bulacak mı çalışacak mı böyle bir istihdam sağlanabilecek mi’ gibi bir derdi yok. Onun derdi mezun sayısını arttırmak ya da başarı oranını yükseltmek. O zaman ben neden üniversite okudum? Çünkü bu hem bir para demek, zaman demek, emek demek. Üniversiteden mezun olmak bugün hiç kolay değil gerçekten. Haliyle bir beklentisi oluyor bizim gibi gençlerin. Bir istihdam yarat. Yaratmıyorsun.” 

Ekonomist Murat Kubilay “Bu kadar çok kişinin, daha önce Türkiye tarihinde olmamış bir şekilde uzun süre işsiz kalması, üstelik üniversite mezunu olması, sadece onların kişisel yetersizlikleri, şanssızlıkları ile açıklanamaz. Belli ki Türkiye'de bir şeyler çok net bir şekilde yanlış” dedi.  “KYK Borçları Neden ve Nasıl Affedilmeli” başlıklı yazısında Kubilay, durumu şu sözlerle özetledi: “Artan üniversiteli sayısı, yüksek genç işsizlik, uzayan iş arama süresi, düşük ücretler, yüksek faizler sorunun daha önce görülmemiş boyuta ulaşmasının sebepleri. Bu derece genç işsizliğin Cumhuriyet tarihinde yaşanmadığını ve üniversite öğrenimindeki yaygınlığın son dönemde zirveye çıktığını vurgulamak gerek.” Ekonomist Murat Kubilay, genç işsizliğinin Cumhuriyet tarihinin zirvesinde olduğunu söyledi 

“Türkiye’de ücretsiz eğitim gibi bir şey yok”

Bütün kredilerin bursa dönüştürülmesi ve tüm borçların herhangi bir şarta bağlanmadan silinmesi talebini yineleyen KYK Borçluları Hareketi sözcüsü Bektaş, “Dört yıllık üniversitenin sonunda sırtımda 10 binlerce liralık yükle mezun oluyorsam o zaman şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkiye’de ücretsiz eğitim gibi bir şey yok. Ben neyin borçlusuyum, niye benim borcum var bu kadar?” diye sordu. 

“Bir horoz heykelini dikecek paramız varsa KYK kredileri de silinebilir”

Pamukkale Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunu bir KYK borçlusu, kredi aldığında 30 bin liraya imza attığını, 2023’ten itibaren 45 bin lira ödemeye başlaması gerektiğini söyledi. İsmini vermek istemeyen mezun, “Tabii ki KYK borçlarını silmeleri gibi bir beklentim var. Çünkü en basiti, Denizli’de şehrin her yerinden görülebilen bilmem kaç tonluk bir horoz heykeli dikildi. Bir horoz heykelini dikecek paramız varsa ülke olarak, herhalde KYK kredilerinde de o milyon dolarla öğrencilerin kredisi silinebilir.”

“Türkiye’de her gencin devletten alacağı var”

KYK kredisi ailesine haber vermeden aldığını söyleyen borçlu mezun, bunun nedenini “Çünkü ailem her zaman, bize yetebileceğini söyleyen bir aileydi. Kalkıp ben onlara ‘siz bana yetemezsiniz’ diyemezdim” sözleriyle anlattı. Borçlu mezun şunları söyledi: “Türkiye’de her gencin devletten alacağı var. Benim 15 bin lira, onun 20 bin lira, ötekinin 5 bin lira. Gençlerin bu hakkı toplansa, bir araya gelse neler yapılır neler. 45 bin lira borç çalışmadığım zaman gözüme 450 bin lira gibi geliyor. Düşünsene iş bulamıyorsun ve 45 bin lira bir borcun var. Ailen ‘hem bunca yıl okudun hem iş bulamadın’ diyerek bunun derdine düşerken bir de 45 bin lira borcun olduğunu öğreniyor. Eksi bilmem kaç hayal kırıklığı.”

Osmangazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü son sınıfta olan bir başka öğrenci de “KYK borçlarını siyasiler de gençlerin gönlünü almak, oy toplayabilmek için propaganda aracı olarak kullanıyor.  Ama yetersiz ve inandırıcı olmayacak şekilde kullanıyorlar” görüşünü dile getirdi.

Üç yıl KYK kredisi kullanan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu bir borçlu da 17 bin liralık krediye imza attığını borcunun şu anda 23 bin lira olduğunu söyledi. KYK borcu baskısından çok gelecek kaygısı duyduğunu belirten mezun, “Emek vererek bir yerlere geldiğim halde, güzel bir üniversiteden mezun olmama rağmen iş bulamama sıkıntısı beni aşırı derecede üzmeye başladı. Sadece kendim değil gelecek nesilleri de düşünmeye başladım. Böyle giderse herkes işsiz kalacak” diye konuştu.

KYK Borçluları Hareketi verilerin de şeffaflaşmasını istiyor

Gençlik ve Spor Bakanlığının verilen KYK burs ve kredilere ilişkin şeffaf verileri açıklamadığı için Meclis’te milletvekillerinin verdiği kanun teklifleri, soru önergeleri ile CİMER başvuruları sayesinde bazı bilgiler biliniyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, KYK Genel Müdürlüğü Kredi Dairesi Başkanlığı tarafından CİMER başvurusuna gelen yanıtı kamuoyuyla paylaşarak başvuranların sadece 50,6’sı devletten burs/kredi alabildiği bilgisini açıkladı. Verilere göre 2020-2021 öğretim yılında Mart 2021 itibariyle KYK kredisi alan öğrencilerin sayısının ise ilk defa burs/kredi alan ile aktif geçmiş yıl öğrencileriyle birlikte 969 bin, burs alanların sayısı ise 447 bin olarak kaydetti. CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün hazırladığı “Türkiye’nin Borç Karnesi” raporuna göre ise öğrenim kredisi borçlu öğrenci sayısı 5 milyonu, borçlar toplamı 6 milyar TL’yi geride bıraktı. 

 

*Dr. Murat Kubilay’ın İvme Hareketi internet sitesinde yayınlanan 31 Mayıs 2021 tarihli “KYK Borçları Neden ve Nasıl Affedilmeli” yazısından ve Kasım 2021’de 9. Köy’e genç işsizliği hakkında verdiği röportajdan yararlanılmıştır.