Melekşah Güzel
Türkiye’de hayat pahalılığı karşısında geçinmekte zorlanan milyonlarca emeklinin gözü, temmuz ayında yapılan aylık artışına çevrilirken, az oranda yapılan artış emeklinin derdine derman olmuyor.
TBMM Genel Kurulu, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni 24 Temmuz’da kabul etti.
Mevcut durumda 20 bin lira olan en düşük emekli aylığının, TBMM’ye sunulan kanun teklifiyle 2026 yılı temmuz ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltilmesi öngörülüyor.
Buna göre en düşük emekli aylığında 3 bin 552 liralık, yaklaşık yüzde 17,76 oranında bir artış yapılacak. Ancak açıklanan rakam, kamuoyunda sıkça dile getirilen 23 bin 600 liraya dahi ulaşmıyor. Teklifte belirtilen tutar, 23 bin 600 liranın 48 lira altında kalıyor.
Düzenlemenin yaklaşık 5,1 milyon emekliyi ve hak sahibini ilgilendirdiği belirtiliyor. Kök aylığı 23 bin 552 liranın altında kalanların ödemesi, Hazine desteğiyle bu tutara tamamlanacak. Ancak bu uygulama emeklinin kök aylığını yükseltmeyecek, yalnızca hesabına yatırılan toplam ödemenin belirlenen alt sınıra ulaşmasını sağlayacak.
Emeklilerin tepkisinin en önemli nedenlerinden biri, belirlenen aylık ile temel yaşam giderleri arasındaki farkın giderek büyümesi oldu. TÜRK-İŞ’in Haziran 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 35 bin 758 lira 88 kuruşa yükseldi.
En düşük emekli aylığı için öngörülen 23 bin 552 liralık tutar, açlık sınırının yaklaşık 12 bin 207 lira altında kalıyor. Bu rakam, dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masrafının yaklaşık yüzde 66’sını karşılayabiliyor. Kira, elektrik, su, doğal gaz, ulaşım, giyim ve sağlık giderleri ise bu hesabın içinde bulunmuyor.
Aynı araştırmada dört kişilik bir ailenin bütün zorunlu ihtiyaçlarını kapsayan yoksulluk sınırı 116 bin 478 liraya, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 46 bin 248 liraya ulaştı. Buna göre en düşük emekli aylığı, tek başına yaşayan bir kişinin hesaplanan yaşam maliyetinin dahi yaklaşık yarısında kalıyor.
Emekliler, maaş artışının gıda, kira, ulaşım ve enerji fiyatlarındaki yükseliş karşısında daha hesaplara yatırılmadan değerini kaybettiğini ifade ediyor. Özellikle kirada yaşayan emekliler için aylığın önemli bir bölümü barınma giderlerine ayrılıyor. Büyükşehirlerde tek bir ev kirasının en düşük emekli aylığına yaklaşması ya da bu tutarı aşması, emeklileri ailelerinin yanına taşınmaya, daha küçük evlerde yaşamaya veya ek iş aramaya zorluyor.
Maaşları temel ihtiyaçlarına yetmeyen emekliler, pazara akşam saatlerinde gitmek, daha az et ve süt ürünü tüketmek, sağlık kontrollerini ertelemek ve kredi kartı borcuyla yaşamını sürdürmek zorunda kaldıklarını dile getiriyor. Sosyal yaşamdan uzaklaşan birçok emekli için dışarıda yemek yemek, tatile gitmek veya torunlarına harçlık vermek ulaşılması güç bir ihtiyaç hâline geliyor.
Emekliler, yıllarca çalıştıktan sonra insanca yaşayabilecekleri bir gelir beklediklerini ancak açıklanan artışın bu beklentiyi karşılamadığını belirtiyor. Emekli temsilcileri de aylıkların yalnızca resmi enflasyon oranına göre artırılmasının yeterli olmadığını, emeklilere refah payı verilmesi ve en düşük aylığın en az açlık sınırı seviyesine çıkarılması gerektiğini savunuyor.
Emeklilerin en önemli taleplerinden biri de kök aylıkların kalıcı olarak yükseltilmesi. Hazine desteğiyle yapılan tamamlamanın gelecekteki maaş artışlarına yeterince yansımadığını belirten emekliler, aylık bağlama sisteminin yeniden düzenlenmesini istiyor.
Uzmanlara göre yılın ikinci yarısında kira, gıda, enerji ve sağlık giderlerinde yaşanabilecek yeni artışlar, 23 bin 552 liralık aylığın alım gücünü daha da düşürebilir. Maaş artışının yalnızca geçmiş altı aylık enflasyona göre belirlenmesi, emeklileri gelecek aylardaki fiyat artışlarına karşı korumasız bırakıyor.
Bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan emekliler, önümüzdeki aylarda daha fazla borçlanmaktan, beslenme ve sağlık harcamalarını kısmaktan endişe ediyor. Emekliler, geçici ve sınırlı artışlar yerine, insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak kalıcı bir gelir politikası talep ediyor.
En düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya yükseltmeyi öngören teklifteki yeni tutar, temmuz ödeme döneminden itibaren geçerli olacak. Ancak açıklanan rakam, geçim sıkıntısı yaşayan emekliler açısından bir rahatlama sağlamaktan çok, maaşlarla gerçek yaşam maliyeti arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne seriyor.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10194 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8969 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8508 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7009 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6523 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5411 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5179 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.