İhsan Birgül
Araştırmalara göre, dünya genelinde saniyede iki çocuk sosyal medyada paylaşılıyor. Fransa’da çocuklara ebeveynlerine kendi rızaları dışında yapılan paylaşımlar nedeniyle dava açma hakkını tanıyan bir yasa çıkartılırken, dünyada çocuklarının görsellerini sosyal medyada paylaşan ebeveynler sıralamasında Amerika Birleşik Devletleri yüzde 75’lik bir oranla ilk sırada. Türkiye’de ise bu oran yüzde 68 dolaylarında. Yani bu oranlara bakıldığında Türkiye sosyal medyada en çok çocuk paylaşan ebeveynlerin bulunduğu ülkelerin başında geliyor. Buna yapay zeka ile artık her şeyin mümkün olabilmesi de eklendiğinde uzmanlara göre ortaya çok ciddi sorunlar çıkıyor. Avusturya hükümetinin yaptığı bir araştırma sonucuna göre, pedofili sitelerindeki imajların yüzde 50’si sosyal medya hesaplarından alınıyor.
Tüm dünyaya ve Türkiye’ye ilişkin veriler ve araştırmalar bu sorunun boyutlarını gösterirken, meselenin çocuk hakları ve mahremiyeti ile birlikte ebeveynlere düşen sorumlulukları 9. Köy için İzmir Bakırçay Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ceza Hukukçusu Dr. Özgün Özyüksel ile konuştuk.
“Her çocuk anne ve babasından bağımsız bir bireydir” diyen Özyüksel, çocuk paylaşımlarının risklerine de şu sözlerle dikkat çekiyor:
“Pek çok ebeveyn doğdukları gün itibarıyla çocuklarının fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyor. Oysa kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi kişisel veri mahiyetindedir. Burada Çocuk benim değil mi, kime ne?” savunmasına itibar edilemez. Her çocuk anne ve babasından bağımsız bir bireydir.”
Özyüksel, çocukların kişisel verilerini ifşa eden sosyal medya paylaşımlarının bu verilerin kötüye kullanılması riskini beraberinde getirdiği uyarısı yaparak, şunları söylüyor:
“Örneğin bir çocuğun kreşteki doğum günü kutlamasında çekilmiş bir fotoğrafına rastlayan bir kimsenin bu fotoğrafı kullanarak çocuk adına sahte bir Facebook hesabı açması yahut sahte bir kimlik düzenlemesi, sahte bir pornografik görüntü üretmesi veya çocuğu okul çıkışı fiziken takip etmesi maalesef hiç de zor değildir”
Söz konusu paylaşımların çocukların ruhsal dünyası üzerindeki etkilerine Avustralyalı genç kız Amy Jayne Everet’i örnek gösteren Özyüksel, çocuk mahremiyeti için de ebeveynleri uyarıyor:
“Bu tür paylaşımlar çocuğu “beğeni (like) bağımlısı” bir çocuk hâline getirebilmekte; beğeni alamadığında kendini değersiz hisseden çocuk kişiliğini de diğerlerinin beğenilerine göre şekillendirebilmektedir. Yine bu yolla çocuğun zorbalığa maruz kalma riski artmakta, çocuklar intihara dahi sürüklenebilmektedir. 14 yaşında intihar eden Avustralyalı Amy Jayne Everett’in ölümü bunun acı örneklerinden biridir.”
Özyüksel, çocukların mahremiyeti önce ailede öğrendiğini belirterek, “Mahremiyetine başta anne ve babasının saygı duymadığını gören çocuk anne ve babaya güvenini yitirebileceği gibi, bu saygıyı üçüncü kişilerden de bekleyemez hâle gelebilir” diyor.
Çocuklarının güzel anlarını ileride hatırlamak isteyen ebeveynlere de tavsiyelerde bulunan Özyüksel, rıza alımına da şöyle vurgu yapıyor: “Çocuklarının güzel anlarını ileride hatırlamak isteyen anne ve babalar bu tür görselleri haricî belleklerde yahut güvenilir sosyal medya platformlarında başkaları tarafından görüntülenemeyecek şekilde depolayabilir. Herkese açık şekilde paylaşılan fotoğraflarda çocuğun yüzünün gizlenmesi bazen makul bir çözüm olabilirse de bu yoldan tüm risklerin bertaraf edilmesi her zaman mümkün olmayabilir.”
Çocuğunun herhangi bir kişisel verisini sosyal medyada üçüncü şahıslarla paylaşmak isteyen ebeveynin evvelâ bu paylaşımın muhtemel sonuçları hakkında çocuğunu aydınlatarak onun rızasını alması gerektiğini söyleyen Özyüksel, rıza veremeyecek yaştaki çocuğun verilerinin ise asla paylaşılması gerektiğini söylüyor ve rızanın çocuk tarafından her zaman geri alınabileceği hatırdan çıkarılmaması gerektiğini hatırlatıyor.
Özyüksel, çocuğun üstün yararının gözetilmesinin herkesin sorumluluğu olduğunu dile getirerek, çocuk haklarına riayete de şu şekilde işaret ediyor: “Özetle, anne ve babalar çocukların başta kendilerinden korumalı; çocuklarının haklarına riayet etmedikleri takdirde işledikleri haksız fiilden, kabahatten veya suçtan ötürü çeşitli yaptırımlara uğrayabileceklerini unutmamalıdır. “Çocuğun üstün yararı” herkesçe gözetilmelidir.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6592 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6446 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6181 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4873 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4647 kez okundu
6
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4509 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4509 kez okundu
1
Gençler ekran başında: Sosyal medya, duyguları ve iletişimi nasıl şekillendiriyor?
2352 kez okundu
2
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
2284 kez okundu
3
“Çeto” ile röportaj: ChatGPT insanların yeni dert ortağı mı?
1956 kez okundu
4
Yapay zeka belediye başkan adayı oldu
1908 kez okundu
5
İstanbulkart tartışması; kişiselleştirme, veri ihlalini getirir mi?
1744 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.