DOLAR 44,3577 0.05%
EURO 51,3624 -0.33%
ALTIN 6.437,470,97
Ankara
10°

AZ BULUTLU

Deprem gerçeği: Asıl risk faylarda değil, yapı ve denetim sisteminde
  • 9.Köy
  • Genel
  • Deprem gerçeği: Asıl risk faylarda değil, yapı ve denetim sisteminde

Deprem gerçeği: Asıl risk faylarda değil, yapı ve denetim sisteminde

Uzmanlara göre Türkiye’de deprem riskini belirleyen asıl unsur fay hatları değil; yapı stokunun niteliği ve denetim sisteminin işleyişi. Prof. Dr. Mustafa Özder Erdik, can kayıplarını azaltmanın en etkili yolunun mevcut yapıların güçlendirilmesi olduğunu vurguluyor.

ABONE OL
23 Mart 2026 11:18
Deprem gerçeği: Asıl risk faylarda değil, yapı ve denetim sisteminde
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Berna Dilek

Türkiye Deprem Vakfı ve T-Rupt Teknoloji A.Ş. yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdüren Prof. Dr. Mustafa Özder Erdik’e göre Türkiye’de deprem riski yalnızca fay hatlarından kaynaklanmıyor; asıl belirleyici unsur yapı stokunun niteliği ve mühendislik-denetim sisteminin işleyişi.

Erdik, yapı stokunun niteliğinden denetim sistemine, kamuoyundaki yanlış inanışlardan risk azaltma politikalarına kadar sürecin bütüncül ele alınması gerektiğini 9. Köy’e anlattı.

2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların dayanıklıklarının yetersiz oduğu 1999’daki ve 6 Şubat 2023’deki depremlerde ortaya çıkan hasarlarla görülmüştü.

Erdik’e göre 2000 sonrası dönemde yönetmeliklerin güncellenmesi ve malzeme kalitesindeki artış performansı iyileştirmiş olsa da sorun tamamen çözülmüş değil. Erdik bunu, “Yapı denetim sistemindeki problemler, özellikle proje denetimi açısından yetersizlik, kalifiye mühendis eksikliği ve diğer idari nedenlerle 2000 yılı sonrası binaların genel yapım kalitesi ve deprem performansı arzu edilen seviyelere yükseltilememiştir” sözleriyle açıklıyor.

Prof. Dr. Mustafa Özder

Temel risk faktörleri ve en kritik sorunlar

Erdik, olası büyük bir depremde kayıpları artırabilecek temel risk faktörlerini ise şöyle sıralıyor: “Yetkin mühendislik ve mesleki sorumluluk sigortası uygulamalarının eksikliği, yönetmeliklerle uyumsuz tasarım ve imalat, yapı denetim sistemi uygulamalarında karşılaşılan problemler.

Erdik’e göre yapı stokunun deprem dayanıklılığı açısından en kritik sorunları ise şöyle: “Tasarım ve inşasında yeterli mühendislik hizmeti alınmamış olması, endüstriyel/hazır beton ve donatı çeliğinde kalite denetiminin eksikliği, uygulamada özellikle donatı işçiliği ve yerleştirilmesinde yapılan hatalar, sonradan yapılan hesapsız müdahaleler, zemin ve temellerle ilgili problemler, zamana ve çevresel şartlara bağlı bozulmalar.

Risk azaltmada öncelik: İnsan hayatı

Deprem riskini azaltmaya yönelik mevcut uygulamaları değerlendiren Erdik, önceliğin insan hayatı olması gerektiğini vurgulayarak, “Deprem riski azaltılmasının öncelikli hedefi, insan hayatı ile kültürel ve tarihi miras gibi yerine koyamayacağımız varlıkların korunması olmalıdır” diyor.

Erdik’e göre, Türkiye’de deprem tehlikesi ve risk belirleme çalışmalarında önemli ilerleme sağlandı. Ancak asıl eksiklik uygulama ve denetim süreçlerinde görülüyor. Erdik, şöyle konuşuyor:

Yeni deprem yönetmeliği binaların can emniyetini sağlamayı hedeflemektedir. Ancak bu hedefin gerçekleşmesi için projelerin yetkin mühendisler tarafından hazırlanması ve bağımsız şekilde denetlenmesi gerekir. Ülkemizde meydana gelecek depremlerde oluşacak can kayıplarını azaltmanın en önemli ögesi mevcut binaların, özellikle mesken olarak kullanılan apartmanların, deprem performanslarının yükseltilmesidir.

Kamuoyundaki yanlış inanışlara da değinen Erdik, depremlerin önceden kesin olarak bilinmesinin mümkün olmadığını söyleyerek, depremlerin birbirini doğrudan tetiklediği yönündeki yaygın inanışın da bilimsel kesinlik taşımadığını belirtiyor ve bu tür iddiaların kapsamlı analizlerle değerlendirilebileceğini ifade ediyor.

Erdik ayrıca, “gelişmiş ülkelerde deprem hasarsız atlatılır” algısının doğru olmadığını belirterek, daha az can kaybının esas nedeninin yapı performansı farkı olduğunu söyledi.

En etkili adım: Güçlendirme

Toplumun ve yerel yönetimlerin kısa vadede alabileceği en etkili önlemin mevcut yapı stokunun güçlendirilmesi olduğunu belirten Erdik şunları söylüyor: “Kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamına güçlendirme yöntemleri de dahil edilmelidir. Harici deprem güçlendirme teknikleriyle düşük maliyetli ve kısa sürede can kaybını azaltmak mümkündür. Hazırlanmakta olan Deprem Güçlendirme Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi önemli bir gelişme sağlayacaktır.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.