“Basın yayın sektörü felaketi yaşıyor” başlıklı haberle, artan baskı maliyeti sorununu sayfalarına taşıyan 9.Köy, bu kez yerel gazeteler ve yayıncıların yanı sıra kâğıt toptancılarına da krizi sordu. Kâğıtçılar bir saat içinde değişen fiyatlara yetişemediklerini söylüyor, önlerini göremedikleri gerekçesiyle anlık döviz kuruyla işlem yapmaya çalışıyor. Kâğıt toptancıları, “fiyat güncellemekten işimizi yapamıyoruz” derken, Anadolu basınından “fişi çekilecek hasta gibiyiz, tarih oluyoruz” tespiti geldi. Önümüzdeki dönemde yaranın derinleşeceğini söyleyen yayıncı Cumhur Özdemir’e göre ise sektöre “tsunami dalgaları” geliyor.


Ekonomi
Berfin Bayır         17/12/2021     355 GÜN ÖNCE

ANKARA - “Fiyat güncellemekten işimizi yapamıyoruz”, “Sektöre tsunami dalgaları geliyor”, “Yerel basın fişi çekilecek hasta gibi, tarih oluyoruz”... Bu çarpıcı sözler, basın yayın sektöründen farklı temsilcilerin ortak tespiti olarak geçti kayıtlara.

9. Köy kâğıt toptancılarına, yerel gazetelere ve kitap yayıncılarına ekonomik sorunu ve beklentilerini sordu. Başta kâğıt olmak üzere ana malzemelerinin tamamı ithal olan matbaalar, Türk lirasının döviz karşısındaki değer kaybı nedeniyle iş alamadıklarını, siparişlerin iptal olduğunu, işçi çıkardıklarını anlattı. Başta yerel basın olmak üzere gazeteler ise Basın İlan Kurumu yeni resmi ilan fiyat tarifesini belirlemediği için önlerini göremediklerini belirtti. Sektörde önümüzdeki aylarda bu krizin daha da ağırlaşacağı endişesi var. 

Toptan kâğıt fiyatına saatlik güncelleme

Pelin Ofset Matbaa yetkilisi Gül Karadibi, Ankara piyasasında kâğıt bulmakta zorlandıklarını anlattı. 115 gramlık kâğıda basmak üzere anlaştığı işi kâğıt bulamadıkları için 90 grama basmak zorunda kaldıklarını söyleyen Karadibi, toptan fiyatlarının bir saat arayla bile değiştiğini belirtti. Karadibi “Mesela saat 10.00’da alıyorum sonra 11.00’de tekrar alıyorum ve arada müthiş bir fark var. Bundan dolayı iş alamıyoruz, işleri kaçırıyoruz” dedi.

Toptancıların dövizle alım satım yaptığını belirten Karadibi, faturayı da dövizle kestiklerini söyledi, “Ben onlara havale yapıyorum, hesapta görüyorlar, gördükten sonra kâğıdı gönderiyorlar. Şu anda sektör buna döndü” dedi. Aynı matbaada müşteri temsilcisi olarak görev yapan Ahmet Akdoğan da toptancıların da zor durumda olduğunu ifade etti. Akdoğan şöyle konuştu: “Onlar bizden çok daha iyi durumda değil zaten. Döviz bazında alıyorlar kâğıdı. Euro olarak alıyorlar, euro olarak ödüyorlar. Türkiye’de Türk lirası olarak sattığında, dolar ve euro sürekli arttığında ne oluyor? Kâğıdı sattığında aldığı parayla yeni gelen aynı miktarda kâğıdı alamıyor, yerine koyamıyor. Elinde tutmaya çalışıyor kâğıdı. İstenen kâğıt çeşitliliği de azaldı zaten. Dolayısıyla matbaaların durumu hiç iç açıcı değil.” 

“Sürekli fiyat artışından dolayı korkumuzdan fiyat veremiyoruz”

 Fedo Kâğıt Satış Temsilcisi Nebahat Çınar Hatay, kâğıtları döviz kuru üzerinden aldıklarını hatırlatarak “Kağıdın yüzde 99’u yurt dışından geldiği için euro ve dolardan direkt etkilendi. Ekstra olarak da sürekli zam görüyoruz fabrikalardan. Bu durumu hiç hoş karşılamıyoruz” dedi. Müşterilerine fiyat verirken zorlandıklarını, fiyatlar nedeniyle kendilerinin de şok yaşadığını anlatan Hatay, “Bu kâğıdın fiyatı bu kadar mı oldu diye günlerdir işimizi gücümüzü bıraktık, fiyat güncellemekten işimizi yapamıyoruz” diye konuştu. 

Aralık ayının ikinci haftasında Fedo Kâğıt’ta, gazete kâğıdının tonu KDV hariç bin 300 dolara, kitap kağıdının tonu ise bin 340 euroya satılıyordu. Satış Temsilcisi Hatay, fiyatlar nedeniyle alımdan vazgeçen müşterileri olduğunu da şu sözlerle anlattı: “Bizim ürün yelpazemizde geniş olduğu için kâğıt grubunda her gün bir şeylerin fiyatı değişiyor. Ebat kâğıt grubuna giren bütün kağıtları 1. Hamur, kuşe baskı, Amerikan Bristol bunun dışında fantezi kartonlar, etiketli ürünler, mukavvalar, gazete kağıtları satıyoruz. İllaki almaktan vazgeçen, alım gücü düşen ve alamayan müşterilerimiz var ve doğal olarak iş de alamıyorlar, bunun özeti işsizlik.” 

Fiyatlarda beklenmedik artış olabileceği için kurumların açtığı ihalelere katılamadıklarını söyleyen Hatay, “Sürekli fiyat artışından dolayı korkumuzdan fiyat veremiyoruz. Bu da iş kaybı demektir” ifedelerini kullandı. 

Devletin tasarruf tedbirleri matbaaları etkiledi 

Pelin Ofset’ten müşteri temsilcisi Ahmet Akdoğan da kamu kurumlarında tasarruf tedbirleri uygulanmasına yönelik kararı anımsattı. “Tasarruf tedbirleri nedeniyle kurumlar olabildiğince baskılı iş yaptırmamaya çalışıyorlar” diyen Akdoğan iş kayıplarının küçülmeye neden olduğunu söyledi. Akdoğan, “Eylül ayında küçülme kararı aldık. Aşağı yukarı 30 personelken şu an 20’lere düşürdük” dedi ve şunları ekledi:  “Makinanın parçası bile yurt dışı. Tutkalınız, kimyasalınız ve diğer her şey dışarıdan alınıyor. Dolayısıyla kur arttıkça siz maliyete yansıtamıyorsunuz. Böyle olunca iş kayıpları oluyor. Nereye gidiyoruz belli değil. Böyle giderse çok çabuk toparlanmaz.” 

“Girdi maliyetleri kitap fiyatlarına henüz yansımadı”

Arkadaş Kitabevi ve Arkadaş Yayın Grubu sahibi Cumhur Özdemir, dolar kuru 13,70’i gösterdiği günlerde 9.Köy’ün sorularını yanıtladı. O günkü kur üzerinden örnek veren Özdemir, “Örneğin dikkat çekici şekilde pahalılaşan Bristol kapak kartonu ton fiyatı aylar önce 900 dolar iken son günlerde bin 600 dolar talep edilebiliyor” dedi. Cumhur Özdemir şunları söyledi: “Yayın dünyası kuşkusuz ki kitap basımını durdurmak istemez. Ama kâğıt bulamazsa basım çaresizlikten yavaşlar. Diğer yönden bu girdi maliyetleri kitap fiyatlarına henüz kanımca yansımadı. Bu girdi bedellerinin fiyatlara yansıması sonucu okurlarda da şu an yayıncının yaşamakta olduğu maliyet artış şoku satın alma talebini de düşürecektir. Bu da kitap basımını çeşit ve hacim yönünden yavaşlatır kuşkusuz ki.” 

Cumhur Özdemir’e göre bugün yaşanan zorluğun yanı sıra tüm maliyetlerinde yılbaşından sonra daha büyük artışlar yaşanacağı öngörüsünde bulundu. Yayıncıların varlıklarını sürdürebilme sorunu ile yüzleşeceklerini söyleyen Özdemir,  “Özetle kitap sektörü işletmeleri ekonomik dirençleri yönünden çok zorlu tsunami dalgaları gelmekte olduğunu bilerek planlama yapmak zorundadırlar” diye konuştu.

“Radikal tedbirler alınmazsa yerel basın tarih olmaya gidiyor”

Gazeteciler Cemiyeti tarafından Demokrasi için Medya/Medya için Demokrasi Projesi kapsamında yerel medya sorunlarının tartışıldığı toplantıya katılan Gaziantep Basın Cemiyeti Başkanı Arif Kurt, yerel basında ana malzeme maliyetinin yanı sıra elektrik ve dağıtım maliyetlerindeki artışa da dikkat çekti. “Diğer taraftan, gazetelere kamunun aktarmış olduğu bir takım reklam girdileri aynı dönemde tasarruf tedbirlerine tabi tutuldu, gelir azaltıldı” diyen Kurt gazetecilerin ekonomik olarak ayakta kalabilmek farklı işlere yöneldiğini, medyadan ayrılmaya başladıklarını söyledi. Kurt şöyle konuştu: “Çok iyi bildiğim bir şey var ki o da şudur: Çok radikal tedbirler alınmaz ise Türkiye’de komada olan yerel basın, fişi çekilecek hasta pozisyonunda olan yerel basın, bu sayede yeni dijital medya mecrasının da devreye girmesiyle tarih olmaya doğru gidiyor.” 

Yeni resmi ilan tarifesi için BİK Genel Kurulu bekleniyor

Toplantıya katılan yerel basın temsilcileri Basın İlan Kurumu’nun (BİK) 2022 yılı için geçerli olacak resmi ilan fiyat tarifesini belirlemediğini, bunun için gerekli genel kurul toplantısını 10 aydır gerçekleştirmediğini söyledi. Anadolu basınının BİK üzerinden gelen resmi ilan geliriyle ayakta durduğunu söyleyen gazeteci-yazar Abdullah Akif Solak, “İcra ilanlarının dahi artık gazetelere verilmemesine dönük düşünceler Anadolu basınına büyük bir darbe vuracaktır” dedi. Hatay’da 40 yıldır gazetecilik yapan Mehmet Ali Solak da ilan gelirlerinin sekiz aya varan süreler sonrası alınabildiğini söyledi. “Siz bana paramı hemen şimdi vermelisiniz ki ben kâğıt alayım, baskı ücretini peşin vereyim” diyen Solak, “Şayet siz yerel basını kalkındırmaya çalışıyorsanız BİK olarak ilan parasını hemen vermeniz lazım ki ben o parayı beş para etmeden elde edeyim” diye konuştu.