İsmail Sarp Aykurt
Kahramanmaraş’ın amatör spor kulübü AS Vefa’nın öyküsü, deprem ve ekonomik çıkmazların tam ortasında hayat bulmuş olsa da kulüp, bölgede yaşayan çocuklara ve gençlere umut olmayı sürdürüyor.
Gerçekten de futbol, spor yazarı Simon Kuper’in klişeleşmiş sözünde de altını çizdiği gibi asla ve sadece futboldan ibaret olmadı. Kahramanmaraş’ta kurulan ve kendisini “yoklukların içinde bir varlık mücadelesi” olarak tarif eden AS Vefa futbol kulübü, Kuper’in bu sözünü yeniden hatırlatıyor ve doğruluyor.
Katalanların ünlü futbol kulübü Barcelona’nın meşhur “Més que un club” (bir kulüpten daha fazlası) sloganına atıfta bulunarak kendilerini “bir futbol kulübünden daha fazlası” olarak gördüklerini vurgulayan AS Vefa futbol takımının yönetici ve antrenörü, 6 Şubat depremlerinde büyük yara alan Kahramanmaraş bölgesinde futbolun bir “sosyal iyileşme aracı” olarak gösterdiği misyonu hatırlatıyor ve takımlarının bu sorumlulukla hareket ettiğini vurguluyor.
9. Köy’e hem takımları AS Vefa’yı hem de futbolun bölgeye ve çocuklara yaptığı olumlu etkiyi değerlendiren kulüp yöneticisi Ali Mert ile antrenör Osman Köse, depremden sonra birçok sorun yaşadıklarını ancak kulübün yöneticisinden oyuncusuna kadar büyük bir dayanışma içinde kalarak çıkış yolu bulduğunu anlattı.

“AS Vefa, bir futbol kulübünden çok daha fazlası. O bir direnişin, bir umudun, bir dayanışmanın adıdır. Kurulduğu günden bu yana sadece sahada değil, mahallesinde, şehrinde ve en çok da gönüllerde yer etmiş bir kulüptür” diyerek sözlerine başlayan kulüp yöneticisi Ali Mert takımın öyküsünü, “betonun içerisinden filizlenen bir çiçek” benzetmesiyle anlatıyor.
“Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durması, futbola, yeşil sahaya ve takıma bağlanması için kuruldu. Bir çocuğu kazanmak, bir maçı kazanmaktan önemlidir” diyen Mert, “Sahalar yıkıldı, evler yıkıldı, ama inanç yıkılmadı” diye konuştu. AS Vefa’nın bu süreçte sadece bir spor kulübü değil, bir yaşam alanı, bir umut meşalesi haline geldiğini vurguladı.
Kulüp yöneticisi Ali Mert, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çadırda antrenman yapan çocuklar, çadırdan topladığı çocuklarla Türkiye şampiyonasında final oynayan bir takım, ayakkabısı olmayan ama hayali olan gençler… AS Vefa, o yoklukta bile var olmayı bildi. Malzeme eksiği, ekonomik zorluklar, idman sahasının olmayışı… Bunlar, başka takımlar için engel olabilirdi ama AS Vefa için sadece birer detay olarak kaldı. Çünkü bu kulüp, yıkıntıların arasında ayağa kalkmayı bilen bir karaktere sahipti. Bugün AS Vefa, K.Maraş’ta ve bölgede örnek gösterilen bir kulüp. Sporun sadece skor olmadığını, aynı zamanda bir sosyal iyileşme aracı olduğunu hatırlatan bir yapı”
“Deprem sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmadı belki. Ama AS Vefa, o yokluğun içinde yeni bir ‘varlık’ inşa etmeyi başardı” diye konuşan yönetici Ali Mert, amaçlarının iyi insanlar yetiştirmek olduğunu, “AS Vefa, sadece bir futbol kulübü değil, bir sığınak, bir umut fabrikasıdır. Sahada iyi futbol oynamayı hedefler elbette, ama asıl hedefi iyi insan yetiştirmekti” sözleriyle aktarıyor.
Kulübün deprem sonrasında travma yaşayan gençlere yardımcı olduğunu ve onların hayata tutunmasını kolaştırdığını söyleyen
Mert, burada yalnızca futbol öğretmediklerini, sorumluluk, dayanışma, saygı ve mücadele ruhunu aşılamaya çalıştıklarını
ifade ediyor.
Antrenman sahası yokken bile pes etmediklerini, boş arsalar, okul bahçelerinin birer “akademi”ye dönüştüğünü vurgulayan Mert, “Sahamız yok ama yüreğimiz var” diyerek çocuklara bir inanç kazandırmayı hedeflediklerini anlatıyor. AS VEFA kulüp yöneticisi, malzeme desteği olmayanlara forma ve krampon buluyor ve ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına ücretsiz spor imkânı sağlıadıklarını, antrenmanlardan sonra ise eğitim desteği, psikolojik motivasyon sohbetleri organize ettiklerini söylüyor.
Mert, sözlerini şu şekilde noktalıyor: “Yani futbolu bir araç olarak kullanıp hayata dair çok daha büyük bir rol üstleniyor kulübümüz. En önemlisi de örnek oluyoruz. Hem kentimizdeki diğer amatör kulüplere hem de tüm Türkiye’de, benzer şartlarda mücadele eden spor gönüllülerine. ‘Yokluğun bahanesi olmaz, azmin yolu olur’ demeyi öğretiyor.AS Vefa’nın ilham verdiği herkes, aslında şunu anlıyor. Bir çocuğun hayatına dokunmak, şampiyonluktan daha değerli bir zaferdir”

Takımın antrenörü Osman Köse ise 9. Köy’e yaptığı açıklamada, AS Vefa olarak futbol alanındaki temel hedeflerinin disiplinli, saygılı, sorumluluk sahibi ve teknik kapasitesi yüksek sporcular yetiştirmek olduğunu söylüyor.
Anadolu’da tutunmak, burada kök salmak için öncelikle yerel gençliğe sahip çıkmak gerektiğini bilidiklerini ve kendileri için başarılı olmanın sadece skor tabelası ile ölçülemeyeceğini anlatan Köse, bir gencin kötü alışkanlıklardan uzak durması ve sporu yaşam biçimi haline getirmesinin de önemli bir başarı olduğunu vurguluyor.
Köse, teknik ve sportif hedeflerin ise şöyle anlatıyor: “Teknik hedefimiz ise altyapıyı güçlendirerek sürekli oyuncu yetiştiren bir sistem kurmak, gelişim liglerinde kalıcı olmak ve il/ilçe düzeyinde örnek bir kulüp modeli ortaya koymak. Kısa vadede iyi antrenman kültürünü yerleştirip taktiksel olarak daha organize bir ekip olmak istiyoruz. Orta ve uzun vadede ise daha üst liglere oyuncu verme, kulüp markasını geliştirme ve yerelde bir spor ekolü oluşturma hedefimiz var.”
Köse felsefelerini, “Çocuklara ‘iyi futbolcu’ kadar ‘iyi takım arkadaşı’ olmayı da öğretmek istiyoruz. Antrenmanda her çalışmanın amacını anlatırız, ezber değil bilinçli oyuncu yetiştirmek isteriz” sözleriyle dile getiriyor.
Ekonomik imkânsızlıkların kendilerini frenlediğini de hatırlatan AS Vefa antrenörü Osman Köse, zorluklara karşın, mücadeleden vazgeçmemesinin nedenini şöyle anlatıyor:
“En büyük zorluk ekonomik imkanların kısıtlı olması. İyi saha, iyi ekipman, ulaşım, lisans giderleri vb. her biri başlı başına bir masraf. Diğer yandan ailelerin bazen spora yeterince önem vermemesi, çocukların düzensiz katılımı veya başka işlerde çalışmak zorunda kalmaları da büyük bir problem. Ama Anadolu’da spor kulüplerinin bir avantajı var. Samimiyet ve aidiyet duygusu. Biz de bu bağı güçlendirmeye çalışıyoruz.“
1
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6355 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6324 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6101 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4844 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4479 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4452 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4402 kez okundu
1
Olimpiyat madalyalı Milli Boksör Hatice Akbaş’tan 9. Köy’e açıklamalar…
4566 kez okundu
2
Sporcu tercih yapmak zorunda: Okul mu? Spor mu?
3331 kez okundu
3
Azerbaycan’dan Türk Milli Takımı’na büyük destek: Zafer de bizim hüzün de
2464 kez okundu
4
“Temiz Spor Mümkün”: Doping kullanımı yüzde 90 azaldı
2447 kez okundu
5
“İşçi Milli Takımı” küme düşme hattında
1769 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.