
Av. Mehdi Özdemir
Kurulların aldıkları kararları ve hükümlülerin tahliyelerini ertelemesini 9. Köy’e değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehdi Özdemir, “İGK’nın, çalışma yapıları itibariyle şartlı salıverilme süreleri gelmiş hükümlülerin iyi hal değerlendirmesini objektif kriterleri gözeterek yapması beklenmektedir. Ancak uygulamada gördüğümüz hadise, kurulun kendini mahkeme yerine koymasıdır. Cezaevlerindeki bu kurulların, mahkemece yapılması gereken kimi suç isnatlarını kendisi tarafından yapılarak muğlak ifadeler ile herhangi bir somut olaya tekabül etmeyecek veya suçlama konusu olmayacak, kimi durumların aleyhe değerlendirip ve iyi halli olunmadığına dair kararlar alarak, mahpusların tahliyesini ertelediği görülmektedir” dedi.
İGK’nın idari bir kurum olduğunu da vurgulayan Özdemir, şöyle konuştu; “Bu kurul kendi içerisinde mahpusların özgürlük ve güvenlik hakkı kapsamında olağandan daha fazla cezaevinde kalmasını sağlayacak bir karar verme yeterliliğine sahip değildir. Bu kurul verdiği tahliye ertelemeleri kararları ile en temel haklardan olan hukuki güvenlik hakkını, kişi özgürlüğünü ve güvenlik hakkını ihlal etmektedir. İnfaz hakimliğine ve ağır ceza mahkemelerine yapılan itiraz ve şikayetler de genellikle dikkate alınmayarak, mahpusların cezaevinde fazladan kalması sağlanmaktadır. Mahpuslar 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanununda belirtilen süreler itibariyle şartlı salıverilme koşullarını sağlaması ile disiplin cezası almamış ise salıverilme hakkından faydalanmaktaydı. Ama İdare ve Gözlem Kurulları keyfi ve hukuk dışı kararlar ile bu mahkumların tahliyelerini erteleyebilmektedir. Adil yargılanma usulü uygulanmaksızın bir hukuk dışı süreci hep birlikte yaşmaktayız.” dedi.
İnsan Hakları Derneği verilerine göre, 2021 yılının başından bu yana en az 313 hükümlünün tahliyesi birden fazla kez, 6’şar ay ya da 3’er aylık periyotlarla İdare ve Gözlem Kurulları tarafından engellendi. Yine İHD verilerine göre, tahliyesi kurul kararlarıyla ertelenen hükümlüler arasında 42 kişi “ağır hasta mahkumlar” listesinde yer alıyor ve bu durumda olanların büyük bölümü siyasi ya da politik suçlardan yargılanmış hükümlülerden oluşuyor. Adli vakadan hükümlü bulunanların tahliyesi ertelenirken, kesinleşmiş disiplin cezalarının esas alındığını ifade eden Özdemir, “Politik hükümlülerde ise cezaevindeki yaşam bir bütün olarak değerlendirilerek, kişinin tarafsız veya taraflı koğuşta yer alması, dilekçe ve mektuplarında yer alan bazı ifadeler, ailesi ile telefon görüşmesinde kullanmış olduğu sözler, mahkemeye vermiş olduğu dilekçeler ve ortak alanlarda kullandığı ifadeler gibi yersiz herhangi bir suçlamaya yer vermeyecek meşru ve temel haklar kapsamındaki söz ve cümleleri gerekçe gösteriliyor. İdare ve Gözlem Kurulları soyut gerekçelerle ayrımcılık ilkesini de ihlal ederek kararlar veriyor” dedi.

Müslüm Doğan
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6451 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6412 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6150 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4865 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4500 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4494 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4424 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6451 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6412 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6150 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4865 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4500 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.