İlayda User
Son yıllarda obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerine yönelik ilgi arttı. Kullanıcıların iştah ve porsiyonlarında değişiklik yaşadığı bu süreçte, deneyimler de farklılık gösteriyor. Uzman Diyetisyen Büşra Çalık, zayıflama iğnelerini kullananların yeterli protein, vitamin ve mineral alımına dikkat etmesi gerektiğini belirterek, kalıcı sonuç için beslenme ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti.
Zayıflama iğnesine uzun zamandır kilo vermekte zorlandığı için kızının önerisi üzerine başladığını belirten Murat Kaya iğneyi kullandıktan sonra iştahının azaldığını ve daha çabuk doymaya başladığını söyledi.
Kaya, iğnenin yeme alışkanlıklarının yanı sıra alkol tüketme isteğini de etkilediğini ifade ederek, “Alkol kullanan birisi olarak iğneyi kullandıktan sonra alkol içemedim, canım istemedi” dedi. İlk ayda 7 kilo verdiğini de ifade eden Kaya, bu durumun moral ve motivasyonunu artırdığını söyledi. Kaya, duygularını “Kendime güvenim geldi, aynalar daha sevimli gelmeye başladı” sözleriyle anlattı.
Herhangi bir yan etki yaşamadığını belirten Murat Kaya, süreç boyunca günlük yaklaşık 6 bin adım yürümeye çalıştığını söyledi. Bununla birlikte Kaya, doktor veya diyetisyen takibindeolmadığını, doktorun yalnızca iğneyi yazdığını ve günlük yürüyüş yapmasını önerdiğini aktardı.
Zayıflama iğnesine arkadaşının deneyimine şahit olmasının ardından başlamaya karar veren Ömer Küçükyılmaz ise iğneyi kullanmaya başladıktan sonra iştahının kapandığını belirterek, “Yemek porsiyonlarım küçüldü, acıkma hissim azaldı. Her istediğinizi yiyemiyorsunuz. Bazı yemekler rahatsız ediyor” görüşünü dile getirdi. Acıkma hissinin azalmasıyla gece atıştırmalarının da sona erdiğini söyleyen Küçükyılmaz, süreçte enerji düşüklüğü yaşadığını belirtti. Bunun yanında mide bulantısı ve karın ağrısı yaşadığını, ilacı bıraktıktan sonra ise bu şikayetlerin geçtiğini aktardı.
Uzman Diyetisyen Büşra Çalık ise bu süreçte yeterli protein, vitamin ve mineral alımının önemine dikkat çekti. Çalık, obezitenin biyolojik, hormonal ve çevresel faktörlerin etkili olduğu kronik bir hastalık olarak kabul edilmesiyle birlikte bu tedavilere ilginin arttığını söyledi.
Çalık, klinik pratiğinde danışanlarından bu ilaçlarla ilgili sıkça soru aldığını da belirterek, “Her bireyin bu tedavilere uygun olmadığını, ilaçların mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini ve tek başına kalıcı çözüm sunmadığını özellikle vurguluyorum” dedi.
Obezitenin yalnızca iştah artışıyla ilişkili olmadığını belirten Çalık; genetik yatkınlık, yaşam tarzı, uyku düzeni, psikolojik faktörler, çevresel etkenler ve fiziksel aktivite düzeyinin de kilo yönetiminde rol oynadığını vurguladı.
Çalık, bu ilaçların önemli bir tedavi seçeneği olduğunu ancak obezitenin tek çözümü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Uzun vadeli başarı için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, düzenli fiziksel aktivite ve davranış değişikliği çalışmalarının da gerekli olduğunu belirtti.
Uzman Diyetisyen iğne kullanımında en sık karşılaşılan değişikliğin iştah azalması ve porsiyon küçülmesi olduğunu belirterek, beslenme planının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi:
“Bunun yanında bazı kişilerde öğün atlama eğilimi, sıvı tüketiminin azalması veya gün içerisinde yeterli besin tüketememe gibi durumlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle ilk dönemlerde mide doluluğu hissi, erken doyma ve bazı bireylerde bulantı nedeniyle besin çeşitliliği azalabiliyor. Bu nedenle beslenme planının yeniden düzenlenmesi büyük önem taşıyor.”
İştah azalmasının daha az yemek anlamına geldiğini ancak bunun her zaman yeterli beslenme anlamına gelmediğini belirten Çalık, “Az yemek ile yetersiz beslenme arasındaki çizgiye dikkat etmek gerekir” dedi. Kişinin kilo verirken enerji, protein, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamasının önemine dikkat çeken Çalık, protein kaynakları, süt ürünleri, sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağların dengeli tüketilmesi gerektiğini de vurguladı.
Kilo kaybında yağ kütlesi azalırken kas kütlesinin korunmasının da hedeflenmesi gerektiğini belirten Çalık, “Yeterli protein alımı temel şarttır” dedi. Haftada en az 2-3 gün direnç egzersizi yapılmasını öneren Çalık, yalnızca çok düşük kalorili beslenmenin veya sadece kardiyo egzersizlerine yönelmenin kas kaybı riskini artırabileceğini ifade etti.
İlaçların iştahı azaltabileceğini ancak tek başına sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmayacağını belirten Çalık, diyetisyen desteğinin sürdürülebilir davranış değişiklikleri açısından önem taşıdığını söyledi. Çalık, porsiyon kontrolü, öğün planlama, duygusal yeme yönetimi ve fiziksel aktivite alışkanlıklarının uzun vadeli kilo yönetiminde önemli olduğunu belirterek, “Aksi halde ilaç bırakıldıktan sonra kilo geri kazanımı görülebilir” dedi.
Sosyal medyadaki kullanıcı deneyimlerinin kişilerin kararlarını etkileyebildiğini belirten Çalık, hızlı kilo kaybı hikayelerinin öne çıkarken yan etkiler ve uzun dönem takip gerekliliğinin yeterince konuşulmayabildiğini söyledi.
“Bireysel deneyimler bilimsel veri yerine geçmez” diyen Çalık, kararların sosyal medya paylaşımlarına göre değil, hekim ve diyetisyen değerlendirmesine göre verilmesi gerektiğini vurguladı: “Her bireyin sağlık durumu, kullandığı ilaçlar ve metabolik özellikleri farklıdır. Bu nedenle kararlar sosyal medya içeriklerine göre değil, hekim ve diyetisyen değerlendirmesine göre verilmelidir.“
Çalık, zayıflama iğnesi kullanmayı düşünen kişilerin sürece başlamadan önce mevcut sağlık durumlarını, kullandıkları ilaçları, kronik hastalıklarını, beslenme alışkanlıklarını ve kiloverme geçmişlerini biruzmanla değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
Vücut kompozisyonu analiziyle kas ve yağ oranınınincelenmesinin yanı sıra olası vitamin vemineral eksikliklerinin dearaştırılması gerektiğini belirten Çalık, kişinin gerçekçi hedefler belirlemesinin ve ilacın sağlayabileceği faydalar ile sınırlılıkları konusunda bilgilendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13884 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9095 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8574 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7044 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6555 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5485 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5220 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6217 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4707 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4245 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
4018 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3693 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.