Ankara
12°

PARÇALI AZ BULUTLU

Gece çalışan kadınların görünmeyen mesaisi
  • 9.Köy
  • Emek
  • Gece çalışan kadınların görünmeyen mesaisi

Gece çalışan kadınların görünmeyen mesaisi

Hastanede sabaha kadar ameliyathanede kalan sağlık çalışanından gece yarısına kadar sahnede dans eden oryantale kadar, farklı sektörlerde çalışan kadınların mesaisi iş yerindeki saatlerle sınırlı kalmıyor. Uykusuzluk, ekonomik zorunluluk, güvenlik kaygısı ve eve taşınan bakım sorumlulukları, kadınların gece çalışmasının görünmeyen yükünü oluşturuyor.

ABONE OL
20 Ekim 2026 11:38
Gece çalışan kadınların görünmeyen mesaisi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Delal Demir

Gece birçok insan için günün sona erdiği saatleri ifade ederken bazı kadınlar için mesai tam da bu saatlerde başlıyor. Gündüz başlayan çalışma ise gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürebiliyor.

Yaklaşık dokuz yıldır anestezi teknikeri olarak çalışan Yeşim Akbaba, gündüz mesaisinin ardından ayda üç-dört kez gece nöbeti tutuyor. Asıl mesleği tiyatro oyunculuğu olan ve ismini paylaşmak istemeyen bir başka kadın ise yaklaşık yedi yıldır oryantal olarak geceleri çalışıyor.

Biri ameliyathanede, diğeri eğlence sektöründe çalışan iki kadının deneyimleri farklı olsa da anlattıkları ortak bir noktada buluşuyor: Gece mesaisi, iş yerindeki vardiyanın bitmesiyle sona ermiyor.

“Gündüzün yorgunluğu geceye taşınıyor”

Akbaba’nın sabah mesaisi  08.00’de başlıyor ve normal mesaisi 16.30’da sona eriyor. Ancak nöbet günlerinde hastaneden çıkmak yerine çalışmaya devam ediyor. Nöbetlerin 16.00 civarında başladığını belirten Akbaba, gece çalışmasının en zor taraflarından birinin, uzun bir gündüz mesaisinin ardından yeni bir çalışma maratonuna başlamak olduğunu söylüyor.

“Henüz nöbete adım atarken arka planda tam bir iş gününün getirdiği belirgin bir fiziki ve zihinsel yorgunluk birikmiş oluyor” diyen Akbaba, nöbetin daha ilk saatlerinde bile yorgunluk ve motivasyon kaybının hissedildiğini anlatıyor. Ameliyathane personelinin iş yükünün ise geceden geceye değiştiğini belirten Akbaba, acil vakaların sayısı ve niteliğinin çalışma yoğunluğunu doğrudan etkilediğini söylüyor.

“Sabaha kadar kesintisiz ameliyatta olduğumuz geceler oluyor” diyen Akbaba, bazı nöbetlerin daha sakin geçmesine rağmen özellikle yoğun gecelerde fiziksel ve zihinsel yükün arttığını ifade ediyor.

“Düğünlere, doğum günlerine katılamıyoruz”

Eğlence sektöründe çalışan kadın içinse gece mesaisi doğrudan işinin çalışma saatleriyle başlıyor. Oryantal olarak çalışmaya başlayalı yaklaşık yedi yıl olduğunu belirten kadın, genellikle saat 22.30’da başlayan çalışma saatlerinin 02.00’ye kadar sürdüğünü, eve ulaşmasının ise 03.00’ü bulduğunu söylüyor. Haftada üç-dört gün bu şekilde çalıştığını belirten kadın, tiyatro oyunları olduğunda da eve dönüşünün yine gece yarısını geçtiğini anlatıyor.

Gece çalışmanın yalnızca çalışma saatlerini değil, sosyal hayatı da değiştirdiğini anlatan oryantal kadın, geceleri çalıştığı için birçok sosyal etkinliğe katılamadığını söylüyor: “Birisi evleniyor, düğününe katılamıyorsunuz. Birinin doğum günü oluyor, oraya gidemiyorsunuz. Aslında çok şeyden feragat ediyorsunuz gece çalışarak.“

“Yılbaşı başkalarını eğlendirmek için var”

Özellikle yılbaşı gibi herkesin sevdikleriyle bir araya geldiği günlerde bunun daha görünür hale geldiğini belirten kadın, “Hep başkalarını eğlendirmek üzerine kurulu bir hayatımız oluyor” ifadelerini kullanıyor.

Gece çalışmanın bedelini ise yalnızca sosyal hayatından vazgeçerek ödemiyor. Sabahın erken saatlerinde eve ulaşan kadın, çoğu zaman sabaha karşı 04.00-05.00’ten önce uyuyamadığını söylüyor.

“İnsanlar ‘Hem eğleniyorsun hem para kazanıyorsun’ diyor ama hiç öyle bir şey yok” diyen kadın, eğlence sektöründe çalışmanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını vurguluyor.

“Gece çalışmak ekonomik bir zorunluluk”

İki farklı sektörde çalışan kadınların anlatılarında ekonomik koşullar da önemli bir yer tutuyor. Gece çalışmanın kendisi için bir gelir zorunluluğu olduğunu söyleyen oryantal, Türkiye’deki ekonomik koşullar nedeniyle tek bir işle geçinmenin giderek zorlaştığını düşünüyor: “Kiralar belli, faturalar belli, kazanılan paralar belli. Dolayısıyla çok çalışmamız gerekiyor.“

Ona göre bugün birçok insanın gündüz ve gece olmak üzere birden fazla işte çalışması gerekiyor. Kendisinin de oyunculuk ve dansı birlikte sürdürmesinin nedenlerinden biri ekonomik koşullar.

Sağlık çalışanı Akbaba ise gece nöbetlerinin ekonomik karşılığının da tartışılması gerektiğini söylüyor. Nöbet ücretlerinin yapılan işin sorumluluğunu ve fiziksel yıpranmayı karşılamadığını belirten Akbaba, “Gece nöbetinde ödenen saatlik ücretler, harcanan yüksek emeğin ve üstlenilen hayati sorumluluğun çok gerisinde” diyor.

“Mesai hastaneden çıkınca da bitmiyor”

Gece çalışmanın görünmeyen yüklerinden biri de nöbet sonrasında başlıyor. Akbaba, özellikle kadın çalışanlar açısından iş yerindeki sorumluluklarla evdeki sorumlulukların birbirinden ayrılmadığını anlatıyor.

Yoğun bir nöbetin ardından eve gittiğinde dinlenme ihtiyacı devam ederken, evde kendisinden ilgi ve enerji bekleyen bir çocuğun bulunduğunu belirten Akbaba, bu durumu “Hem profesyonel rolünüzü hem de evdeki anne rolünü aynı tempoda sürdürmeye çalışmak, nöbet ertesi günleri ciddi bir denge mücadelesine dönüştürüyor” sözleriyle anlatıyor.

Oryantal olarak çalışan kadın da gece çalışmanın uyku düzenini ciddi biçimde etkilediğini söylüyor. Gece geç saatlerde eve ulaştığını ve uykuya dalmakta zorlandığını belirten kadın, gündüz saat 13.00’ten önce kalkamadığını anlatıyor.

“Gece işe giderken kendimi güvende hissetmiyorum”

Gece çalışmanın bir başka boyutu ise güvenlik.

Akbaba, hastanelerde güvenlik görevlileri ve Beyaz Kod gibi uygulamalar bulunmasına rağmen özellikle acil servis ve ameliyathane çevresinde hasta yakınlarının yaşadığı stresin zaman zaman gerilime dönüşebildiğini anlatıyor. Doğrudan fiziksel şiddete maruz kalmadığını belirten Akbaba, sözel tehditler ve yüksek sesli tartışmalar nedeniyle tedirginlik yaşadığını söylüyor.

Eğlence sektöründe çalışan kadın için ise güvenlik kaygısı yalnızca iş yerindeki kişilerle sınırlı değil. İşe giderken veya işten çıkarken kendisini güvende hissetmediğini belirten kadın, takip edilme veya iş çıkışında birinin kendisini beklemesi ihtimalinden endişe duyduğunu söylüyor.

“Oryantal olunca vasıfsız sanıyorlar, oysa konservatuvar mezunuyum”

Oryantal olarak çalışan kadın, işinin toplumdaki algısına da dikkat çekiyor. Geçmişte oryantallere “vasıfsız, okumamış” insanlar olarak bakıldığını belirten kadın, bunun gerçeği yansıtmadığını söylüyor.

Kendisinin konservatuvar mezunu olduğunu, birlikte çalıştığı kadınların arasında muhasebe, hukuk ve bale eğitimi alanların bulunduğunu anlatıyor. Bu işi profesyonel bir eğlence ve sahne işi olarak yaptıklarını belirterek toplumdan yaptıkları işe saygı beklediklerini söylüyor: “Türkiye’deki koşullardan dolayı ekstra olarak bu işi yapıyoruz ve bu işi şov business olarak değerlendirip profesyonel olarak yapıyoruz.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.