Elif Şevval Usta
Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında kalan öğrenciler, kalabalık odalardan hijyen sorunlarına, güvenlik endişelerinden yemekhanedeki yetersiz seçeneklere kadar birçok sorunla karşı karşıya.
Öğrencilerin anlattıkları, üniversite yıllarında barınmanın yalnızca bir yatak ve dört duvardan ibaret olmadığını gösteriyor. Aynı odada altı kişiyle yaşamak, kapısını kilitleyemeden uyumak, çamaşır yıkamak için saatlerce sıra beklemek ya da sağlık durumuna uygun yemek bulamamak… KYK yurtlarında kalan öğrencilerin ortaklaştığı sorunlar, barınma ihtiyacının yalnızca bir yatak ve tek göz dolaba sahip olmakla karşılanmadığını ortaya koyuyor.
Üniversite öğrencileri için KYK yurtları, eğitim hayatı boyunca temel barınma ihtiyacını karşılayan önemli bir seçenek. Ancak yurtta geçirilen zaman yalnızca derslere gidip gelmekten ibaret değil. Aynı odada birden fazla kişiyle yaşamak, ortak alanları kullanmak ve günlük ihtiyaçları yurt koşullarında karşılamak öğrencilerin yaşamını doğrudan etkiliyor.
Öğrencilerin dikkat çektiği sorunların başında beslenme geliyor. J.K., yemekhanedeki menülerin kendi beslenme ihtiyacına uygun olmadığını söylüyor. Patates, pirinç ve beyaz ekmek gibi karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklerin sık sık menülerde yer aldığını belirten J.K., menülerdeki sandviçlerde de bile beyaz ekmek dışında alternatif bulunmadığını aktarıyor.
J.K.’ye göre sorun yalnızca yemeklerin içeriğiyle de sınırlı değil. Yurtta odalarda yemek hazırlamanın yasak olması, kendi ihtiyacına uygun yemek yapmak isteyen öğrencilerin de önüne başka bir engel çıkarıyor. Kendi yemeklerini hazırlamak için kullandıkları gereçlerin toplandığını ve bu nedenle disiplin cezası aldıklarını anlatan J.K., yaşadığı problemi tek cümleyle özetliyor: “Şeker hastasıyım, yemekhanede kendime göre yemek bulmam imkânsız. Kendim için hazırlamama da müsaade yok, alternatif bir çözüm bulamıyorum.“
Yurtlarda öğrencilerin karşılaştığı bir diğer sorun ise kişisel alan. Bazı odalarda altı öğrencinin birlikte yaşaması, öğrencilerin hem dinlenmesini hem de kendi rutinlerini sürdürmesini zorlaştırıyor.
E.A., aynı odada farklı yaşam düzenlerine sahip altı kişinin bulunmasının günlük hayatı doğrudan etkilediğini anlatıyor. Bir öğrencinin uyku saatinin diğerinin çalışma ya da eğlenme saatine denk gelebildiğini belirten E.A., oda arkadaşlarıyla iyi anlaşmanın da sorunu tamamen çözmediğini düşünüyor.
E.A.’nın deneyiminde asıl mesele, yalnızca odanın kalabalık olması değil, öğrencinin kendisine ait bir alanının kalmaması:
Kalabalık odaların yanı sıra ortak çalışma alanlarında yer bulamamak da öğrencilerin ders çalışmasını ve kendilerine ait zaman geçirmesini güçleştiriyor.
Öğrencilerin dile getirdiği sorunlardan biri de güvenlik. Y.Ö.’nün aktardığına göre kadın yurdu çevresinde zaman zaman rahatsız edici durumlarla karşılaşılması öğrencilerde zaten güvenlik endişesi yaratıyor. Ancak öğrencilerin asıl dikkat çektiği konu, oda kapılarının kilitlenmesine izin verilmemesi.
Yurt yönetiminin yangın veya yaralanma gibi durumları gerekçe gösterdiğini belirten Y.Ö., kapıların kilitlenmesi yerine yedek anahtarların görevli personelde tutulması gibi alternatiflerin uygulanabileceğini düşünüyor. Y.Ö.’ye göre sonuçta ortaya çıkan durum öğrencilerin kendilerini güvende hissetmemesine neden oluyor: “Siz evinizin kapısı açıkken uyuyabilir misiniz?“
Yurt yaşamındaki sorunlar yalnızca odalarla sınırlı değil. Tuvalet ve banyoların ortak kullanılması, çamaşırhanelerdeki koşullar ve kıyafetlerin ortak alanlarda kurutulması da öğrencilerin şikâyet ettiği konular arasında.
A.B., yurdun binden fazla öğrenciye sahip olmasına rağmen çamaşır makinesi sayısının sınırlı olduğunu, makinelerin bir kısmının da bozuk olduğunu söylüyor. Bu nedenle öğrencilerin çamaşır yıkayabilmek için erken saatlerde çamaşırhaneye gitmesi ve yer bulmak için uzun süre beklemesi gerekiyor.
Çamaşır yıkama sürecinin ardından bir başka sorun başlıyor: kurutma. Öğrenciler kıyafetlerini koridorlardaki askılıklarda kurutmak zorunda kalıyor. A.B., koridorların gün boyunca çok sayıda insan tarafından kullanılması ve kedilerin kıyafetlerle oynaması nedeniyle hijyen konusunda endişe yaşadığını belirtiyor.
Ortak banyo ve tuvaletlerin temizliği konusunda da benzer bir sorun olduğunu söyleyen A.B., yurt koşullarını şöyle özetliyor: “Evdeki gibi değil; hakikaten bir kurumun koridoru.“
Öğrencilerin anlattıkları farklı sorunlara işaret etse de hepsinin kesiştiği nokta aynı: KYK yurtlarında barınmak yalnızca bir odaya ve yatağa sahip olmak anlamına gelmiyor.
Kalabalık odalar öğrencilerin kişisel alanını daraltırken, güvenlik endişeleri kendilerini evlerinde hissetmelerini zorlaştırıyor. Ortak alanlardaki hijyen sorunları günlük yaşamı etkilerken, yemek seçeneklerinin yetersizliği bazı öğrencilerin temel ihtiyaçlarını bile karşılamasını güçleştiriyor.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
11331 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9029 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8534 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7023 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6536 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5428 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5197 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
6958 kez okundu
2
Depremzede öğrenciler YÖK’ten 1 yıl daha istiyor
3329 kez okundu
3
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3248 kez okundu
4
Milli Eğitim’de “öğretmen önlüğü” tartışması
3067 kez okundu
5
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2928 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.