Ankara
22°

HAFİF YAĞMUR

Tekstilde polyester neden yükselişte?

Tekstilde polyester neden yükselişte?

Tekstil sektöründe polyester kullanımının artmasının arkasında yalnızca düşük maliyet değil; hızlı moda, ithal kumaş, yükselen işçilik giderleri ve tüketici alışkanlıklarındaki değişim de bulunuyor. Sektör temsilcileri, doğal kumaşlara ilginin yeniden yükseldiğini ancak mevcut tüketim anlayışı sürdükçe polyesterin ağırlığını koruyacağını söylüyor.

ABONE OL
28 Ağustos 2026 11:17
Tekstilde polyester neden yükselişte?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Beyza Nur Duvan

Tekstil sektöründe son yıllarda polyester içerikli ürünlerin sayısı giderek artıyor. Pek çok tüketici, polyesterin doğal kumaşlara göre neden daha fazla tercih edildiğini ve maliyeti düşük olmasına rağmen neden doğal kumaşlarla benzer satışa sunulduğunu sorguluyor.

Ankara ve Bursa’da kadın büyük beden mağazası sahibi Emin Şahin, polyesterin yaygınlaşmasının temel nedenlerini hem ekonomik etkenler hem de üretim sürecinin daha az zahmetli olmasıyla açıkladı. Pamuk ve keten gibi doğal kumaşların üretim ve dokuma süreçlerinin daha zahmetli olduğunu belirten Şahin, polyesterin büyük ölçüde geri dönüştürülebilen plastik hammaddelerden üretildiğini, seri üretime uygun yapısı sayesinde üretim maliyetlerinin önemli ölçüde düştüğünü ifade etti.

Polyesterin istenilen forma kolayca dönüştürülebildiğini, farklı baskı tekniklerine uygun olduğunu ve geniş renk seçenekleri sunduğunu vurgulayan Şahin, ayrıca, üretim ve işleme kolaylığı da sağladığına dikkat çekti. Şahin, Pamuk ve keten gibi doğal kumaşların üretimi ve dokunması daha zahmetlidir. Buna karşılık polyester istenilen her forma kolayca şekillendirilebilir ve üzerine her türlü baskı rahatlıkla uygulanabilir. Aynı zamanda polyester kumaşlarda renk seçeneği çok daha fazla” görüşünü dile getirdi.

Şahin’e göre bugün bir tekstil ürününün maliyetinde kumaşın payı yaklaşık yüzde 30-40 seviyesinde bulunurken işçilik maliyeti yüzde 50 bandına ulaşıyor. Geçmişte durumun tam tersi olduğunu söyleyen Şahin, özellikle son yıllarda Çin, Mısır, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin küresel üretimde ağırlık kazanmasıyla kumaşların ithal edildiğini ve kumaş maliyetlerinin düştüğünü, buna karşılık Türkiye’de tekstil sektöründe kalifiye eleman sayısının azalmasının da işçilik maliyetlerini yükselten önemli nedenlerden biri olduğunu söyledi. Şahin şu görüşleri dile getirdi:

Özellikle Çin, düşük iş gücü maliyetleri ve yüksek üretim kapasitesi sayesinde bu alanda öne çıkıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte firmalar yurt dışından kumaş tedarikini daha kolay gerçekleştirirken, kumaş üretim süreçleri de önemli ölçüde hızlandı. Kısacası, kendi ülkemizde üretim yapmak bazı durumlarda daha maliyetli olabiliyor.”

Tekstil sektöründe kalifiye eleman sayısının azalmasının işçilik giderlerini yükselttiğini anlatan Şahin, artık, ütücü, overlokçu bulmanın zorlaştığını vurguladı.

“Ürün fiyatını yalnızca kumaş maliyeti belirlemiyor”

Ürün fiyatının belirlenmesinde kumaş maliyetinin tek başına belirleyici olmadığını vurgulayan Şahin, pazarlama, marka algısı ve moda trendlerinin fiyat üzerinde çok daha etkili olduğunu dile getirdi.

Polyester kumaşın maliyetinin pamuk ve ketene göre daha düşük olmasına rağmen mağaza fiyatlarının benzer olmasının en önemli nedenlerinden birinin marka değeri olduğunu belirten Şahin, şu görüşleri dile getirdi:

Tüketiciler çoğu zaman ürünün içeriğinden ziyade markasına değer veriyor ve maliyeti daha düşük olsa bile markalı ürünlere daha yüksek ücretler ödeyebiliyor. Ayrıca hızlı değişen moda anlayışı nedeniyle tüketicilerin büyük bölümü satın aldıkları ürünlerin kumaş içeriğini incelemiyor.”

“Doğal kumaşlara ilgi yeniden artıyor”

Sosyal medyada tekstil ürünlerine ilişkin içeriklerin artmasıyla birlikte tüketici bilincinin de yükseldiğini belirten Şahin, buna bağlı olarak polyester içerikli ürünlere yönelik eleştirilerin çoğaldığını söyledi. Özellikle son yıllarda doğal liflerden üretilen kumaşlara olan talebin arttığını ifade eden Şahin, üreticilerin de değişen tüketici beklentilerine göre koleksiyon hazırladığını ve pamuk, keten, lyocell, tencel ve cupro gibi doğal lif bazlı kumaşların giderek daha fazla tercih edildiğini kaydetti.

Şahin, doğal liflerden üretilen kumaşlarla polyestere ilişkin şu kıyaslamayı yaptı: “Polyester kumaşlar pamuklu ürünlere kıyasla daha az çekme yapıyor, daha geç deforme oluyor ve tüylenmeye karşı daha dayanıklı bir yapı sunuyor. Ancak özellikle yaz aylarında hava geçirgenliğinin düşük olması nedeniyle vücudun nefes almasını zorlaştırabiliyor. Bu açıdan doğal liflerden üretilen kumaşlar daha sağlıklı bir kullanım sunuyor.

“Trendlerin değişim hızı arttıkça polyester üretimi de varlığını sürdürecek”

Tüketim alışkanlıkları değişmediği sürece polyesterin tekstil sektöründeki ağırlığını koruyacağını ifade eden Şahin, geri dönüştürülebilir ve üretimi daha kolay malzemelerin önümüzdeki dönemde de önemini sürdüreceğini dile getirdi. Şahin, “Dünya her geçen gün daha fazla tüketiyor ancak aynı hızda üretemiyor. Bu nedenle üretimi daha kolay ve geri dönüştürülebilir malzemelere yönelim artıyor. Polyester de bu dönüşümün önemli bir parçası” dedi.

Trendlerin hızla değişmesinin daha fazla tasarım, daha fazla ürün ve daha yüksek satış hedefini beraberinde getirdiğini ifade eden Şahin, “Bugün tüketicinin talebi sadece kumaş içeriğine göre şekillenmiyor. Tasarım, moda ve sürekli değişen trendler de satın alma kararlarında önemli rol oynuyor. Trendler değiştikçe polyester üretimi de varlığını sürdürecektir” diye konuştu.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.