Ankara
21°

AÇIK

Mahalle esnafının yerini “gölge marketler” alıyor
  • 9.Köy
  • Genel
  • Mahalle esnafının yerini “gölge marketler” alıyor

Mahalle esnafının yerini “gölge marketler” alıyor

Hızlı teslimat uygulamalarının mahalle aralarına stratejik olarak yerleştirdiği dışa kapalı "gölge marketler" kentin sokak dokusunu değiştirdi. Kaldırımları dahi işgal eden yoğun motor trafiği ve 7/24 süren teslimat ağı, astronomik kiralar nedeniyle kepenk indiren yerel esnafın bıraktığı boşlukları da doldurarak sokak aralarını adım adım birer lojistik istasyonuna dönüştürüyor.

ABONE OL
31 Ağustos 2026 11:07
Mahalle esnafının yerini “gölge marketler” alıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Antranik Bakırcıoğlu

İstanbul’da sıradan bir mahalle sokağının anatomisi son birkaç yıl içinde tamamen değişti. Eskiden bakkalın, manavın veya küçük bir tuhafiyecinin bulunduğu giriş katı dükkanlarının camları artık opak folyolarla kaplı. İçeriye müşteri alınmayan, sadece sipariş toplayıcıların ve kuryelerin girip çıktığı bu mekanlar, yeni dönemin perakende modeli olan “gölge marketler” oldu.

Tüketiciye “dakikalar içinde teslimat” vaadi sunan şirketler, bu operasyonu yürütebilmek için sanayi sitelerindeki lojistik merkezlerini doğrudan yaşam alanlarının, apartman altlarının ve dar sokakların tam ortasına taşıdı. Ancak bu sistemin sokağa yansıyan bedeli; kaldırımların yürünmez hale gelmesi, gece gündüz bitmeyen gürültü kirliliği ve mahalle ekonomisinin çökertilmesi olarak karşımıza çıkıyor. Kent planlamasında bugüne değin yeri olmayan bu depo-marketler, hiçbir kentsel regülasyona tabi tutulmadan sokağın kullanım hakkını fiilen teslimat işleriyle işgal ediyor.

Kaldırımlar kimin: Yayaların mı, lojistiğin mi?

Gölge marketlerin yer seçimi genellikle ana arterlere yakın, yoğun nüfuslu ara sokaklar oluyor. Ancak bu sokaklar, günde yüzlerce siparişin girip çıktığı bir operasyon hacmini kaldıracak altyapıya sahip değil. Şirketler, dükkan kiralarken operasyonun otopark ihtiyacını göz ardı ettiği için, mahalle aralarındaki dar sokaklar ve yaya kaldırımları bir anda düzinelerce teslimat motorunun park alanına dönüşüyor.

Bu fiili işgal, bebek arabasıyla sokağa çıkan bir ebeveynin, tekerlekli sandalye kullanan bir engellinin veya sadece işine gitmeye çalışan bir yayanın doğrudan araç trafiğine inmesine neden oluyor. Kamusal bir hak olan kaldırım, özel bir şirketin ücretsiz lojistik sahası olarak kullanılırken, yerel yönetimlerin bu işgallere yönelik cezai yaptırımları, şirketlerin devasa ciroları karşısında caydırıcılığını tamamen yitiriyor.

7/24 Kesintisiz şantiye hissi ve gürültü kirliliği

Kriz sadece kaldırımlarla sınırlı kalmıyor. Gölge marketler, doğası gereği sürekli bir mal sevkiyatı döngüsü içinde çalışıyor. Gece yarıları veya sabaha karşı mahalleye giren ağır tonajlı tırlar, transpalet sesleri, sokakta bekleyen kuryelerin yarattığı insan yoğunluğu ve motor egzozları, apartman sakinleri için evlerindeki huzuru tamamen ortadan kaldırıyor.

Özellikle yaz aylarında pencerelerin açılmasıyla birlikte şikayetler zirveye ulaşsa da, ticari ruhsatlandırma süreçlerindeki boşluklar nedeniyle mahalleli muhatap bulamıyor. Birçok ilçede apartman altı dükkanların lojistik depo olarak kullanılması yasal olarak sınırlandırılmışken, bu mekanların kağıt üzerinde “perakende satış noktası” olarak gösterilmesi yasal bir kalkan işlevi görüyor.

Yerel esnafın sistemli tasfiyesi

İşin ekonomik boyutu ise çok daha sarsıcı. Gölge marketlerin mahalle aralarına girmesi, bulundukları bölgedeki ticari gayrimenkul fiyatlarını suni bir şekilde patlatıyor. Yüksek metrekareli alanlara ihtiyaç duyan ve şirket sermayesiyle hareket eden bu platformlar, mülk  sahiplerine piyasanın çok üzerinde kira bedelleri teklif ediyor.

Bu agresif genişleme stratejisi, yıllardır o sokakta hizmet veren kasabın, fırının veya tuhafiyecinin kira kontratı yenilenirken astronomik rakamlarla karşılaşmasına ve mecburen kepenk kapatmasına yol açıyor. Mahalle kültürü dediğimiz sosyal dokunun temel taşı olan küçük esnaf tasfiye edilirken, yerini kapısına kilit vurulmuş, sokağa kapalı, camları karartılmış “hayalet dükkanlar” alıyor.

Günün sonunda İstanbul’un mahalleleri, “bir an önce gelsin” diye verilen siparişlerin hızı uğruna, sessiz sedasız tedarik zinciri istasyonuna dönüşüyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.