Fatma Öztürk
Yaklaşık 600 bin yıl önce Nemrut volkanik dağının patlaması sonucu oluşan Van Gölü, 3 bin 712 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise en büyük sodalı gölü olma özelliğini taşıyor.
Çok sayıda koyu, tarihi ve turistik adalarıyla bilinen göl, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, kendine özgü ekosistemiyle de öne çıkıyor. Van Gölü’nün Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adaları 1990 yılında Arkeolojik Sit Alanı ilan edilirken, göl aynı zamanda bünyesinde barındırdığı canlı türleriyle de bilim insanlarının ilgi odağı olmaya devam ediyor.
Göl sularında yaşayan iki balık türünden biri, dünyada yalnızca Van Gölü’nde bulunan endemik inci kefali. Diğeri ise 2018 yılında Van İl Jandarma Komutanlığı Su Altı Arama Kurtarma Timi tarafından mikrobiyalitler arasında yaşadığı tespit edilen siyah benekli küçük mercan balığı.
Van Gölü’nün yüzeyine bakıldığında sakin ve durağan bir görüntü olsa da suyun altında günün her saatinde devam eden biyolojik süreçler bulunuyor. Bu süreçler, göldeki yaşamın devamlılığında önemli bir rol üstleniyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün yüzeyden bakıldığında tekdüze bir su kütlesi gibi göründüğünü ancak gölün altında yoğun bir biyolojik üretimin sürdüğünü belirtti.
Van Gölü’nün yalnızca su ve minerallerden oluşan bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Akkuş, “Van Gölü’ne baktığımız zaman durgun, uçsuz bucaksız bir su kütlesi giriyoruz. Fakat işin aslı çok daha farklı. Göl sularının altında adeta devasa bir fabrika çalışıyor. Van Gölü aslında geceleri uyumuyor. Aksine gün boyu fotosentez yaparak, besin üreterek içerisinde mikroskopik binlerce canlıyı besliyor” ifadelerini kullandı.
Göldeki biyolojik üretimin temel göstergelerinden biri olan klorofil-a yoğunluğu ise uydu verileri aracılığıyla takip edilebiliyor. Avrupa Uzay Ajansı’nın Sentinel uydularından elde edilen görüntüler, Van Gölü’nün farklı bölgelerindeki klorofil yoğunluğunu da gösterirken, haritalarda yeşilden kırmızıya doğru değişen renkler klorofil konsantrasyonlarını gösteriyor. Kırmızı renkler yüksek yoğunluğu, sarı renkler orta seviyeleri, yeşil renkler ise daha düşük yoğunlukları işaret ediyor. Klorofil yoğunluğu aynı zamanda fotosentez faaliyetlerinin ve biyolojik üretimin göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Uydu görüntülerinde özellikle Erciş Körfezi’nin öne çıktığı görülüyor. Göl havzasındaki en önemli su girişlerinden birine sahip olan körfez, akarsular aracılığıyla taşınan besin tuzlarının Van Gölü’ne ulaştığı bölgeler arasında yer alıyor.
Akkuş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Erciş Körfezi, Van Gölü’ne en büyük su girdisinin olduğu alanlardan biridir. Buradan gelen besin tuzları güneş ışığıyla buluştuğunda gölde biyolojik döngü başlıyor. Bu döngü sonucunda da inci kefalinin temel besin kaynağı olan planktonlar üretiliyor” diye konuştu.
Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefali de bu ekolojik döngünün önemli halkalarından birini oluşturuyor. Sadece Van Gölü’nün sodalı ve tuzlu suyunda yaşayabilen tür, üreme dönemlerinde tatlı sulara göç ederek yumurtalarını bırakıyor. Her yıl 15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında uygulanan av yasağı kapsamında korunan inci kefali, bölge ekonomisine sağladığı katkıyla da biliniyor.
Gölde meydana gelen biyolojik üretimin mikroskobik canlılardan planktonlara, planktonlardan ise balıklara uzanan doğal bir süreç içerisinde devam ettiği görülüyor. Uydu görüntüleri de bu üretimin gölün farklı bölgelerinde farklı yoğunluklarda gerçekleştiğini gösteriyor.
Dünyanın en büyük sodalı gölü olma özelliğini taşıyan Van Gölü, tarihi adaları, endemik türleri ve mikrobiyalitlerinin yanı sıra, suyun altında devam eden biyolojik üretim süreçleriyle de ön planda yer almayı sürdürüyor.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8859 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8442 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6966 kez okundu
4
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
6565 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6494 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5353 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5132 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13663 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8864 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8323 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6235 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4714 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.