DOLAR 44,3136 0.03%
EURO 51,3963 0.01%
ALTIN 6.626,720,07
Ankara

KAR YAĞIŞLI

Avrupa’da toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı milyarlar akıyor
  • 9.Köy
  • Genel
  • Avrupa’da toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı milyarlar akıyor

Avrupa’da toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı milyarlar akıyor

Toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı hareketlere yapılan ekonomik destek, milyarlarca dolarlık uluslararası fon ağlarıyla güç kazanıyor. Avrupa Parlamentosu raporları ve uzmanlar, şeffaf olmayan fon mekanizmalarının toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik politikaları doğrudan etkilediğine ve karşıtlığın uluslararası bir finansal altyapı üzerinden büyütüldüğüne dikkat çekiyor.

ABONE OL
17 Mart 2026 13:47
Avrupa’da toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı milyarlar akıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Oğulcan Özgenç

Son yıllarda toplumsal cinsiyet karşıtı hareketler küresel ölçekte giderek daha görünür hale geliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmaları, kadın haklarını kürtaj hakkına yönelik mücadeleleri, LGBTİ+’ları ve göçmenleri  hedef alan bu hareketler, birçok ülkede siyasal söylemin ve kamu politikalarının parçası haline geliyor. Karşıtlık sadece ideolojik ve kültürel söylemler üzerinden değil, onları ayakta tutan finansal altyapılar üzerinden de güç kazanıyor. Araştırmalar ve Avrupa Parlamentosu raporları farklı ülkelerden aktarılan milyonlarca dolarlık fonların lobi faaliyetlerinden medya çalışmalarına kadar geniş bir alanda kullanıldığını, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik karşıtlığın büyütüldüğünü gösteriyor.

Avrupa Parlamentosu Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Forumu’nun (EPF) 2021’de yayımladığı rapora göre, toplumsal cinsiyet karşıtı hareketler 2009–2018 yılları arasında 700 milyon doları aşan bir kaynağı seferber etti.

Forumun geçtiğimiz aylarda yayımladığı “Bir Sonraki Dalga” başlıklı son rapor ise 2019-2023 döneminde toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlere aktarılan fonların 1,18 milyar dolara ulaştığını ortaya koyuyor. 

Fon akışını anlamak neden önemli?

Peki, milyarlarca dolarlık bu fon akışı ne anlama geliyor? Toplumsal cinsiyet eşitliği uzmanı Berfu Şeker’e göre ortaya çıkan tablo, bu ağın kurumsallaşmış bir güç olduğunu ortaya koyuyor.

Şeker, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan yapıların; Katolik, Ortodoks ve Evanjelik kiliselerden özel sektöre ve otoriter devletlere uzanan geniş bir aktör ağı tarafından milyarlarca dolarlık bütçelerle desteklendiğini belirtiyor. Bu finansal ağın Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada etkili olduğunu ifade ediyor.

Şeker, bu yapıların arkasındaki finansal ağların anlaşılmasının önemini ise “Fon akışlarının küresel niteliğini ve hangi kaynaklardan beslendiğini gördüğümüzde, anti-seküler ve özcü bir zeminde ilerleyen; temelinde kadınları, LGBTİ+’ları ve göçmenleri tahakküm altına almayı amaçlayan bir siyasal proje ile karşı karşıya olduğumuzu daha net görebiliriz” ifadeleriyle anlatıyor.

Karşıtlığın finans haritası: Avrupa’nın beş ülkesi öne çıkıyor

Rapora göre; 2019–2023 döneminde Avrupa’daki toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlere AB kurumlarından 66,4 milyon dolar, Rusya’dan 211,9 milyon dolar, ABD merkezli kuruluşların Avrupa’daki harcamalarından ise 104,3 milyon dolar aktarıldı. Fon akışının en yoğun olduğu ülkeler arasında Macaristan, Fransa, Birleşik Krallık, Polonya ve İspanya öne çıkıyor.

Rusya ve ABD’den toplumsal cinsiyet karşıtlığına para akıyor

Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Forumu’nun verilerine göre Rusya’dan gelen fonlar 2019’da yaklaşık 40 milyon dolar seviyesindeyken, 2023’te 20 milyon dolar civarında gerçekleşti. Ukrayna savaşı sonrası uygulanan yaptırımlar, finansal kısıtlamalar ve bankacılık sistemine yönelik baskılar bu tabloyu etkilerken, savaş koşullarında kaynakların iç politik ihtiyaçlara yönlendirildiği de belirtiliyor. ABD kaynaklı harcamalar ise 2019’da 24 milyon dolar seviyesindeyken 2023’te 16–17 milyon dolar aralığında kaydedildi.

Rapor, AB kurumlarından aktarılan fonların da farklı yollarla toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan hareketlere ulaşabildiğini ortaya koydu. Bu gruplar, otoriter hükümetlerle uyumlu hareket ederek devlet fonlarına erişebiliyor; hükümetler kendilerine yakın platformlara kamu kaynakları aktararak bu alanda doğrudan bir ağ kurabiliyor. 

Toplumsal cinsiyet eşitliği uzmanı Berfu Şeker’e göre İstanbul Sözleşmesi’ni hedef alan politikalar da bu iklim içinde. Şeker, “Bulgaristan, Polonya, Hırvatistan ve Letonya’da Sözleşme’nin ‘aileyi yıktığı’ yönündeki söylemler bu ağlar üzerinden güç kazandı. Türkiye’nin çekilmesi de bu küresel siyasetin bir parçasıydı” dedi. 

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP