Melek Çelik
24 yaşında bir genç Reşat Karabacak. Doğuştan engelli ve onun yüzde 90’ı geçen engeli, hem kendisinin hem ailesinin çaresizliğine dönüştü. Baba Mehmet Karabacak, “Artık onu sırtlayacak gücüm kalmadı” diyerek tek isteklerinin elektrik motorlu bir sandalye olduğunu söyledi.
Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde yaşayan Karabacak ailesi, ekonomik güçlük ve işsizliğin yanı sıra, engelli ve yetişkin çocuklarıyla büyük bir yaşam mücadelesi veriyor. Ailenin 24 yaşındaki oğlu Reşat Karabacak, yüzde 90’ın üzerinde engelli ve tamamen yatağa bağımlı. Daha önce dışarı çıkabildiği akülü sandalyesi bozulduğundan beri günlerini sadece tavana bakarak geçiriyor. Temiz hava alması, gökyüzünü görmesi bile artık mümkün değil. Aile, yeniden bir sandalye alabilmek için yardım eli bekliyor.
24 yaşındaki Reşat Karabacak’ın yaşamı bir sandalye bozulunca durdu. Öncesinde, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen günde birkaç saat olsa da dışarı çıkabiliyor, güneşi görebiliyor, rüzgârı hissedebiliyordu. Ancak şu an yataktan bile kaldırılamıyor. Hareket edemeyen Reşat, sosyal hayattan da kopmuş durumda.

Reşat’ın içine kapandığını ve konuşmak bile istemediğini söyleyen annesi Adile Karabacak, “Oğlumun yüzü güneşe hasret kaldı. Günlerce pencereden bile dışarıya bakamıyor. Bir sandalye bulabilirsek belki yeniden gülümser” dedi.
Yıllarca halde pazarlarda hamallık yaparak evin geçimini sağlayan baba Mehmet Karabacak,”Geçirdiğim kalp krizi ve sağlık sorunlarım çalışmama el vermiyor. Şu anda tek gelir kaynağımız oğlumun engelli maaşı. Oğlum için çok üzülüyorum. Bir şey yapamaz oldum. Evladımı sırtlayacak gücüm yok artık’’ dedi.
Reşat’ın annesi Adile Karabacak da sandalyeyi talep ederken, sandalyenin büyük bir moral ve hayat bağı olacağını anlattı. Anne Karabacak şöyle konuştu:
’’Sadece bir sandalye istiyoruz. Oğlum biraz hava alsın, dışarıyı görsün. Her gün pencereden dışarı bakıp iç geçiriyor. O üzülünce ben de parçalanıyorum. Ben de hastayım ama oğlumun yüzü gülsün diye dayanıyorum. Destek almak istiyoruz ama okuma yazmam yok bu yüzden dışarı dahi çıkmıyorum yanlış yönlendirilirim diye korkuyorum.”
Dört duvar arasında sıkışıp kaldığını ifade eden Reşat Karabacak da duygularını şu sözlerle aktardı:
“Benim hayatım yatağın içinde geçiyor. Bir yere çıkamıyorum. Önceden en azından sandalyemle evin önüne çıkarıyorlardı, şimdi o da yok. Akülü sandalye bozulduğundan beri dışarıyı unuttum. Annem zaten hasta, babam çalışamıyor. Bir tek annemin aldığı parayla geçinmeye çalışıyoruz. Ben sadece biraz nefes almak istiyorum, dışarı çıkmak istiyorum. Bu çok mu zor?”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6446 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6408 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6446 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6408 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.