Burak Avcı
Yapay zekânın seçim süreçlerinden kamusal tartışmaya kadar siyasetin farklı alanları üzerindeki etkisi bir süredir tartışılıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tirşe Erbaysal Filibeli, demokrasinin zayıflamasını yalnızca yapay zekâya bağlamanın doğru olmadığını söyledi. Filibeli’ye göre asıl sorun; yapay zekâyı besleyen verilerin niteliği, mevcut güç ilişkileri, medya çoğulculuğunun zayıflaması ve büyük teknoloji şirketlerinin kâr ve dikkat odaklı işleyişi.
Prof. Dr. Tirşe Erbaysal Filibeli, yapay zekanın demokratik sistemler üzerindeki etkilerine ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı. Demokrasinin zayıflamasının yapay zekânın tek başına yarattığı bir sonuç olmadığını belirten Filibeli; popülist hareketlerin yükselişi, medya çoğulculuğunun daralması ve kutuplaşmayla birlikte platformların yüksek etkileşim üreten içerikleri ödüllendiren yapısının belirleyici olduğunu söyledi. Kutuplaştırıcı içeriklerin etkileşim aldığı için algoritmik olarak öne çıkarıldığını belirten Filibeli, temel sorunun platform kapitalizminin kâr ve dikkat odaklı mantığı olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Tirşe ERBAYSAL FİLİBELİ
Yapay zekânın seçmeni doğrudan manipüle ettiği veya seçimleri “psikolojik savaşa” dönüştürdüğü iddialarına mesafeli yaklaşan Filibeli, meselenin zihnin ele geçirilmesi olarak tarif edilemeyeceğini dile getirdi. Sürecin siyaset bilimi ve iletişim çalışmaları ekseninde incelenmesi gerektiğini belirten Filibeli, “Burada ‘yapay zekâ seçmeni ikna ediyor’ demek yerine, siyasal aktörlerin platformların sunduğu imkânları seçmeni ikna etmek için kullandığını söylemek daha doğru olur” değerlendirmesinde bulundu.
Cambridge Analytica skandalına işaret eden Filibeli, krizin özünde kişisel verilerin rıza, şeffaflık ve gizlilik ilkeleri çiğnenerek mikro hedefleme amacıyla kullanılmasının yattığını hatırlattı. Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) gibi yasal çerçevelerle dijital piyasa gücünü denetlemeye çalıştığını aktaran Filibeli, buna rağmen seçmenin hangi veriyle ve ne amaçla hedeflendiğini bilmediği bir düzende demokratik hesap verebilirliğin zedelendiğini söyledi.
Deepfake ve filtre balonlarının yarattığı tahribatın tek başına teknolojiden kaynaklanmadığını savunan Prof. Dr. Filibeli, kutuplaşmanın medya ortamının niteliğiyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Medyanın bağımsız olmadığı, sahiplik yapılarının şeffaf bilinmediği ve kamu yararı yerine ekonomik-siyasal çıkarların belirleyici olduğu ülkelerde dezenformasyonun zemin bulduğunu söyleyen Filibeli, “Geleneksel medyada hangi sesler görünmez kılınıyorsa, platformlarda da bu eşitsizlikler yeniden üretiliyor. Bu da ortak gerçeklik zeminini zayıflatıyor” dedi.
Küresel teknoloji tekellerinin gücünün yarattığı egemenlik krizine değinen Filibeli, platformlar açısından “en iyi algoritmanın” kamu yararına değil, şirket kârına ve kullanıcıyı ekranda tutmaya hizmet eden model olduğunu vurguladı. Devletler, teknoloji devleri ve düzenleyici kurumlar arasındaki mücadelede en savunmasız aktörün yurttaş kaldığını belirten Filibeli, yapay zekâ tabanlı gözetim araçlarının muhalif sesleri baskılamada kullanılmasına karşı uyardı.
Dezenformasyon dalgası karşısında bağımsız medyanın ekonomik koşullarına işaret eden Filibeli, Google’ın haber algoritmalarındaki değişimler ve arama motorlarındaki yapay zekâ yanıt sistemlerinin haber sitelerinin görünürlüğünü ve reklam gelirlerini kırdığını belirtti. Çözümün yalnızca teyit pratiklerine indirgenemeyeceğini vurgulayan Filibeli, kamu yararına haberciliğin kurumsal ve ekonomik olarak ayakta kalması gerektiğini söyledi.
Yasal denetimlerin tek başına çözüm olmadığını, sansür ve otosansürü artırabildiğini anlatan Prof. Dr. Tirşe Erbaysal Filibeli, şu görüşleri dile getirdi: “Düzenleme; şeffaflık, hesap verebilirlik, bağımsız yargı ve sivil toplum katılımıyla birlikte düşünülmeli. Platformların algoritmik karar mekanizmaları denetlenebilmeli, mikro hedefleme şeffaflaştırılmalı ve kişisel veriler korunmalı. En önemlisi de bu süreçlerde ifade özgürlüğü ve çoğulculuk temel ilke olarak korunmalıdır.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
12572 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9039 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8549 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7029 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6542 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5448 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5208 kez okundu
1
“Çeto” ile röportaj: ChatGPT insanların yeni dert ortağı mı?
5607 kez okundu
2
Dijital aktivizm kalıcı değişim yaratabiliyor mu?
3654 kez okundu
3
Gençler ekran başında: Sosyal medya, duyguları ve iletişimi nasıl şekillendiriyor?
2565 kez okundu
4
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
2381 kez okundu
5
İstanbulkart tartışması; kişiselleştirme, veri ihlalini getirir mi?
2128 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.