Ankara
13°

PARÇALI BULUTLU

Yapay zekâ demokrasiyi tehdit mi ediyor?

Yapay zekâ demokrasiyi tehdit mi ediyor?

Yapay zekânın seçim süreçlerinden kamusal tartışma zeminine kadar etkileri küresel ölçekte tartışılırken, Bahçeşehir Üniversitesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tirşe Erbaysal Filibeli, asıl sorunun teknolojiden ziyade egemen güç ilişkileri, büyük teknoloji şirketlerinin kâr odaklı yapısı ve medya ekosistemindeki yapısal sorunlar olduğunu belirtti.

ABONE OL
2 Ekim 2026 10:29
Yapay zekâ demokrasiyi tehdit mi ediyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Burak Avcı

Yapay zekânın seçim süreçlerinden kamusal tartışmaya kadar siyasetin farklı alanları üzerindeki etkisi bir süredir tartışılıyor.  Bahçeşehir Üniversitesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tirşe Erbaysal Filibeli, demokrasinin zayıflamasını yalnızca yapay zekâya bağlamanın doğru olmadığını söyledi. Filibeli’ye göre asıl sorun; yapay zekâyı besleyen verilerin niteliği, mevcut güç ilişkileri, medya çoğulculuğunun zayıflaması ve büyük teknoloji şirketlerinin kâr ve dikkat odaklı işleyişi.

Prof. Dr. Tirşe Erbaysal Filibeli, yapay zekanın demokratik sistemler üzerindeki etkilerine ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı.   Demokrasinin zayıflamasının yapay zekânın tek başına yarattığı bir sonuç olmadığını belirten Filibeli; popülist hareketlerin yükselişi, medya çoğulculuğunun daralması ve kutuplaşmayla birlikte platformların yüksek etkileşim üreten içerikleri ödüllendiren yapısının belirleyici olduğunu söyledi. Kutuplaştırıcı içeriklerin etkileşim aldığı için algoritmik olarak öne çıkarıldığını belirten Filibeli, temel sorunun platform kapitalizminin kâr ve dikkat odaklı mantığı olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Tirşe ERBAYSAL FİLİBELİ

“Seçimler psikolojik savaşa değil, şeffaflık krizine dönüşüyor”

Yapay zekânın seçmeni doğrudan manipüle ettiği veya seçimleri “psikolojik savaşa” dönüştürdüğü iddialarına mesafeli yaklaşan Filibeli, meselenin zihnin ele geçirilmesi olarak tarif edilemeyeceğini dile getirdi. Sürecin siyaset bilimi ve iletişim çalışmaları ekseninde incelenmesi gerektiğini belirten Filibeli, “Burada ‘yapay zekâ seçmeni ikna ediyor’ demek yerine, siyasal aktörlerin platformların sunduğu imkânları seçmeni ikna etmek için kullandığını söylemek daha doğru olur” değerlendirmesinde bulundu.

Cambridge Analytica skandalına işaret eden Filibeli, krizin özünde kişisel verilerin rıza, şeffaflık ve gizlilik ilkeleri çiğnenerek mikro hedefleme amacıyla kullanılmasının yattığını hatırlattı. Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) gibi yasal çerçevelerle dijital piyasa gücünü denetlemeye çalıştığını aktaran Filibeli, buna rağmen seçmenin hangi veriyle ve ne amaçla hedeflendiğini bilmediği bir düzende demokratik hesap verebilirliğin zedelendiğini söyledi.

“Bağımsız medya zayıfladıkça kutuplaşma algoritmalarla büyüyor”

Deepfake ve filtre balonlarının yarattığı tahribatın tek başına teknolojiden kaynaklanmadığını savunan Prof. Dr. Filibeli, kutuplaşmanın medya ortamının niteliğiyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Medyanın bağımsız olmadığı, sahiplik yapılarının şeffaf bilinmediği ve kamu yararı yerine ekonomik-siyasal çıkarların belirleyici olduğu ülkelerde dezenformasyonun zemin bulduğunu söyleyen Filibeli, “Geleneksel medyada hangi sesler görünmez kılınıyorsa, platformlarda da bu eşitsizlikler yeniden üretiliyor. Bu da ortak gerçeklik zeminini zayıflatıyor” dedi.

Egemenlik mücadelesinde en zayıf halka: Yurttaş

Küresel teknoloji tekellerinin gücünün yarattığı egemenlik krizine değinen Filibeli, platformlar açısından “en iyi algoritmanın” kamu yararına değil, şirket kârına ve kullanıcıyı ekranda tutmaya hizmet eden model olduğunu vurguladı. Devletler, teknoloji devleri ve düzenleyici kurumlar arasındaki mücadelede en savunmasız aktörün yurttaş kaldığını belirten Filibeli, yapay zekâ tabanlı gözetim araçlarının muhalif sesleri baskılamada kullanılmasına karşı uyardı.

“Google arama algoritmaları bağımsız haberciliği aşındırıyor”

Dezenformasyon dalgası karşısında bağımsız medyanın ekonomik koşullarına işaret eden Filibeli, Google’ın haber algoritmalarındaki değişimler ve arama motorlarındaki yapay zekâ yanıt sistemlerinin haber sitelerinin görünürlüğünü ve reklam gelirlerini kırdığını belirtti. Çözümün yalnızca teyit pratiklerine indirgenemeyeceğini vurgulayan Filibeli, kamu yararına haberciliğin kurumsal ve ekonomik olarak ayakta kalması gerektiğini söyledi.

Yasal denetimlerin tek başına çözüm olmadığını, sansür ve otosansürü artırabildiğini anlatan Prof. Dr. Tirşe Erbaysal Filibeli, şu görüşleri dile getirdi: “Düzenleme; şeffaflık, hesap verebilirlik, bağımsız yargı ve sivil toplum katılımıyla birlikte düşünülmeli. Platformların algoritmik karar mekanizmaları denetlenebilmeli, mikro hedefleme şeffaflaştırılmalı ve kişisel veriler korunmalı. En önemlisi de bu süreçlerde ifade özgürlüğü ve çoğulculuk temel ilke olarak korunmalıdır.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.