Rahmi Taş
Van’da ne devasa fabrikalar ne de ağır sanayi tesisleri var. Ancak kent; coğrafi yapısı, kilitlenen trafiği ve kalitesiz yakıt kullanımı nedeniyle özellikle kış aylarında ciddi bir hava kirliliğiyle boğuşuyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdinç Aladağ ile Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Vangölü Aktivistleri Genel Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan Özel, yıllara yayılan çalışmalarının sonuçlarını paylaşarak kentteki kirliliğin nedenlerini ve çözüm yollarını ayrı pencerelerden değerlendirdi.
Van’ın 2025 yılı itibarıyla 1 milyon 118 bin nüfusa sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Aladağ, nüfusun yüzde 54’ünden fazlasının Tuşba, İpekyolu ve Edremit ilçelerinde yaşadığını söyledi. Kentte ciddi bir sanayi faaliyetinin bulunmadığına dikkati çeken Aladağ, buna rağmen hava kirliliğinin temel kaynaklarının evsel ısınma ve ulaşım olduğunu ifade etti. Aladağ, doğal gazın 2007 yılında kente ulaşmasına rağmen düşük gelirli bölgelerde kalitesiz kömür kullanımının sürdüğünü de kaydetti.
2015 ile 2020 yılları arasında gerçekleştirilen 5 yıllık kesintisiz atmosferik ölçümler ve dairesel saat kadranı grafiklerini inceleyen Dr. Aladağ, tehlikenin boyutunu bilimsel saptamalarla ortaya koydu.
10 mikrondan küçük partikül maddelerin ilkbahar ve yaz aylarında gün boyunca Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) güvenli eşik değeri olan seviyenin altında seyrettiğini belirten Aladağ, sonbahar ve kış mevsiminde ise grafiklerde devasa bir sapma yaşandığını vurguladı.
Partikül madde yoğunluğunun akşam saat 19.00’da ani ve dikey bir tırmanışa geçerek gece yarısı 00.00’a kadar zirvede kaldığını söyleyen Aladağ, kirliliğin insan aktivitesinin sıfıra yaklaştığı gece geç saatlerden şafak vaktine kadar yüksek kalmasını şu sözlerle açıkladı: “Ocak, Şubat ve Mart dönemindeki bu gece kirliliği, arkadaki temel faktörün ısınma amaçlı yakıt kullanımı olduğunu ispatlıyor. Sabah saat 08.00 ile 10.00 arasında grafiklerde göze çarpan ikinci küçük tepe noktası ise işe ve okula gidiş saatlerinde kent merkezinde kilitlenen trafik akışı ve araçların egzoz emisyonlarıyla doğrudan korelasyon gösteriyor.”
Aladağ, gece boyunca devam eden bu kirliliğin temel nedeninin evsel ısınma amaçlı yakıt kullanımı olduğunu belirterek, sabah saatlerinde görülen ikinci yükselişin ise işe ve okula gidiş saatlerinde yoğunlaşan araç trafiğinden kaynaklandığını söyledi.
Araştırmada, kalitesiz kömür kullanımının en önemli göstergelerinden biri olan kükürt dioksit gazının kış aylarında kritik seviyelere ulaştığı ortaya konuldu. Kasım ve Şubat ayları arasında kükürt dioksit yoğunluğunun akşam saatlerinden gece yarısına kadar Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği sınırların yaklaşık üç katına çıktığını belirten Aladağ, özellikle Ocak ayında günün tamamında yüksek seviyelerin görüldüğünü ifade etti.
Kış aylarında artan ısınma ihtiyacının kömür tüketimini yükselttiğini söyleyen Aladağ, ilkbaharla birlikte evsel ısınmanın azalması sonucu kükürt dioksit seviyelerinde belirgin düşüş yaşandığını kaydetti.
Hava kirliliğinin yüksek olmasında Van’ın coğrafi yapısı da önemli rol oynuyor. Yaklaşık bin 730 metre rakımda bulunan kent merkezi; kuzey, doğu ve kuzeydoğusunda yüksek dağlarla çevrili.
Bu doğal yapı, kirleticilerin dağılmasını zorlaştırırken özellikle kış aylarında hava kütlesinin şehir üzerinde uzun süre kalmasına neden oluyor. Yüksek basınç sistemleri ve düşük sıcaklıklar da kirli havanın kent merkezinde hapsolmasını kolaylaştırıyor.
Aladağ, hava kirliliğinin yalnızca ısınmadan kaynaklanmadığını, ulaşımın da önemli bir etken olduğunu söyledi. Çevre yolunun tamamlanmamış olması nedeniyle ağır tonajlı araçların şehir merkezinden geçmek zorunda kaldığını belirten Aladağ, bunun özellikle Tuşba-Edremit hattındaki trafik yoğunluğunu artırdığını ifade etti.
Aladağ, kent merkezinde bulunan şehirlerarası otobüs terminalinin de ağır araç trafiğini artırarak hava kirliliğine katkı sunduğunu kaydetti.
Araştırmaya göre son yıllarda hava kirliliğinde önemli bir düşüş yaşandı. 2011 yılında yıllık ortalama partikül madde miktarı yaklaşık 120 mikrogram seviyesindeyken, bu değer 2024 yılında 44 mikrograma kadar geriledi. Aynı dönemde kükürt dioksit ortalaması da 46 mikrogramdan 23 mikrogram seviyesine düştü.
Buna rağmen Aladağ, uluslararası sağlık standartlarının hâlâ oldukça üzerinde seyredildiğini belirten özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan vatandaşların risk altında olduğunu söyledi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Vangölü Aktivistleri Genel Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan Özel ise Van’ın 365 gün süren bu kirlilik sarmalına dair hayati uyarılarda bulunarak, kentteki hava kalitesinin artık kronik bir krize dönüştüğünü ifade etti.
Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük nüfus ve ticaret merkezi olan Van’da, hava kirliliğinin artık sadece kış aylarına sıkıştırılamayacak kadar büyük bir sorun haline geldiğini belirten Dr. Erdoğan Özel, şu noktalara dikkat çekti:
“Kentte doğal gaz altyapısı geniş bir alana yayılmış olsa da çözülemeyen imar sorunları, eski yapı stoku, kentsel dönüşümün bir türlü hayata geçirilememesi ve vatandaşın ekonomik şartları, dönüşümün önündeki en büyük engel olarak duruyor. Bu durum, kış aylarında bazı bölgelerde hâlâ kalitesiz kömürlerin ve eski ısınma sistemlerinin yoğun şekilde kullanılmasına neden oluyor. Ancak sorun havaların ısınmasıyla da bitmiyor. Yaz aylarında ısınma kaynaklı dumanlar kesilse bile kent merkezinde dar bir alana sıkışan yoğun nüfus, bitmek bilmeyen trafik çilesi ve araçların egzoz emisyonları bu kez yaz kirliliğini tetikliyor. Yani Van; kışın bacalardan, yazın ise caddelerden yükselen kirle yıl boyu adeta kirlilik üretmeye devam ediyor.”
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8881 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8470 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7607 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6976 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6504 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5375 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5145 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13678 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8874 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8332 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6244 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4726 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.