Fatma Polatcan
1948 yılında kurulan ve onlarca köy çocuğunu modern eğitimle buluşturan Ernis Köy Enstitüsü, yıllar içinde sahipsiz kalırken bakımsızlık nedeniyle harabeye döndü.
Köy Enstitüleri, Cumhuriyet’in kırsal kalkınma ve eğitim seferberliğinin en önemli projelerinden biriydi. Bu projelerden biri de 1948 yılında Van’da, Erciş’e 20 kilometre uzaklıkta bulunan Ernis bölgesinde kuruldu.
Van Gölü kıyısındaki bu yapı, çevre illerden gelen onlarca köy çocuğunu öğretmen ve üretici olarak yetiştirdi. Ancak tıpkı diğer enstitüler gibi o da siyasi tartışmaların ortasında kapatıldı ve bugün kaderine terk edilmiş durumda.

Ernis Köy Enstitüsü üzerine akademik çalışma yapan Batuhan Demir, enstitünün açılmasıyla birlikte o yıllarda bölge eğitiminde yepyeni bir dönemin başladığını söyledi. Kurumun yalnızca bir okul olmadığını vurgulayan Demir, “Burası o dönem yükseköğretimkurumunun bulunmadığı Van ve çevresinde, köy çocuklarının geleceğini şekillendiren çok yönlü bir eğitim yuvasıydı. Uygulamalı tarım, hayvancılık ve modern eğitim teknikleriyle öğrenciler yetiştiriliyordu” dedi.

Batuhan Demir
Demir’e göre, Ernis’in çöküşü sadece fiziksel değil; bu kurumun temsil ettiği eğitim anlayışı da zamanla ortadan kaldırıldı. Enstitünün kapatılmasını bir dönemin politik atmosferiyle açıklayan Demir, şunları kaydetti:
“Bu sadece Ernis’e değil, tüm Köy Enstitülerine yapılan bir haksızlıktı. ‘Köylü milletin efendisidir’ diyen bir anlayıştan, eğitimi siyasete kurban eden bir döneme geçildi. Enstitüler, çeşitli itham ve iftiralarla hedef gösterildi. Demokrat Parti’nin iktidarıyla birlikte bu kurumlar hızla tasfiye edildi. Finlandiya ve Japonya’da bugün örnek gösterilen pek çok eğitim modeli aslında yıllar önce bizde bu okullarda uygulanıyordu.”
Kapatıldıktan sonra yerleşkenin bazı kurumlara devredildiğini belirten Demir, ancak hiçbirinin gereken ilgiyi göstermediğini ifade etti. Bugün ayakta kalan birkaç kerpiç binanın içler acısı durumda olduğunu vurgulayan Demir, şöyle konuştu:
“Fiziki çöküş bir noktada kaçınılmaz olabilir ama asıl yıkım semboliktir. Bu yapı bir zamanlar eğitimle dönüşen bir toplumsal belleğin taşıyıcısıydı. Bugün harabe hâlinde olması, sadece bir binanın değil, bir anlayışın yok oluşudur. Bu durum vicdanları yaralıyor.”
Demir, bu tür yapıların yalnızca fiziksel restorasyonla korunamayacağını da söyledi. Enstitünün ruhunu yaşatmanın, toplumsal hafızaya yeniden kazandırmanın gerekliliğine işaret eden Demir, somut önerilerini de şöyle paylaştı: “Ernis’in kuruluş yıl dönümünde anma programları düzenlenebilir. Mezunlar davet edilerek o dönemin hikâyeleri aktarılabilir. Yerleşke içinde bir bölüm diorama müzesine dönüştürülebilir. Sanal müze uygulamalarıyla ziyaretçilere bu kurumun ruhu yeniden hissettirilebilir. Bu adımlar atılmazsa Ernis sadece taş ve kerpiç yığınına dönüşür.“
1
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6355 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6324 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6101 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4844 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4479 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4452 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4402 kez okundu
1
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6355 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6324 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6101 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4844 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4479 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.