DOLAR 43,6197 0.18%
EURO 51,5756 0.35%
ALTIN 6.924,052,86
Ankara

KAPALI

Mikroplastikler: Görünmeyen tehdit; su ve gıdalarla vücuda giriyor
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Mikroplastikler: Görünmeyen tehdit; su ve gıdalarla vücuda giriyor

Mikroplastikler: Görünmeyen tehdit; su ve gıdalarla vücuda giriyor

Günümüzde insan vücuduna da giren görünmez bir tehdit var; mikroplastikler. 5 mm’den küçük bu mikro parçacıklar kozmetikten suya pek çok ürünün içinde.

ABONE OL
24 Ekim 2025 11:18
Mikroplastikler: Görünmeyen tehdit; su ve gıdalarla vücuda giriyor
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Berna Dilek

Türkiye’de artan plastik tüketimi çevre ve insan sağlığını tehdit eden görünmez bir sorun olan mikroplastiklere yol açıyor. Bilim insanları, 5 mm’den küçük bu parçacıkların artık sadece deniz ürünlerinde değil, içme suyunda ve hatta insan vücudunda da bulunduğunu söylüyor.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Altunışık, mikroplastiklerin oluşumunu 9. Köy’e şöyle açıkladı: “Mikroplastikler 5 mm’den küçük, çözünmeyen plastik parçacıklarıdır. Daha küçükleri nanoplastik olarak adlandırılır. Kozmetiklerdeki mikro boncuklar birincil mikroplastiklere örnektir. Daha büyük plastiklerin parçalanmasıyla oluşan ikincil mikroplastikler ise ambalajlardan, tekstil liflerinden, şişe kapaklarından ve üretim süreçlerinden doğaya karışır.”

Prof. Dr. Abdullah Altunışık

“İnsan sağlığı üzerinde ciddi riskler taşıyor”

Altunışık, mikroplastiklerin insan vücuduna çeşitli yollarla girdiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Mikroplastikler gıda ve suyla, solunumla ya da deri temasıyla vücuda girebilir. Hayvan deneylerinde bağırsaklarda iltihap, oksidatif stres ve hücresel hasar gibi etkiler gözlendi. Plastikteki katkı maddeleri ve yüzeylerine yapışan ağır metaller de kimyasal maruziyeti artırıyor. İnsanlarda uzun vadeli etkiler hâlen belirsiz, bu yüzden önleyici yaklaşım şart.”

“Bireyler tek kullanımlık plastiklerden vazgeçmeli”

Günlük yaşamda alınabilecek önlemlere de değinen Altunışık, şunları kaydetti: “Tek kullanımlık plastikleri bırakmak, cam veya paslanmaz çelik gibi tekrar kullanılabilir ürünleri tercih etmek en etkili adım. Paketli gıdayı azaltmak, musluk suyunu filtreyle kullanmak, mikroboncuk içermeyen kozmetiklere yönelmek ve sentetik giysilerin yıkanmasında mikrofiber tutucu kullanmak da basit ama önemli çözümler.”

“Ulusal izleme programı kurulmalı”

Altunışık, çözüm için yapısal adımların aciliyetini ise şöyle ifade etti: “Ulusal düzeyde standart izleme programları kurulmalı, şişelenmiş ve musluk sularında düzenli ölçümler yapılmalı. Ambalaj standartları ve üretici sorumluluğu yasalarla desteklenmeli. Atık yönetimi, ileri arıtma teknolojileri ve nano-plastik araştırmaları için bilimsel kapasite artırılmalı, halk bilinçlendirilmelidir.”

“Nano-plastikler daha büyük risk oluşturuyor”

Gelecekte karşılaşılabilecek tehlikelere dikkat çeken Altunışık, sözlerini şöyle tamamladı: “Plastik üretimi devam ettikçe çevresel yük ve insan maruziyeti artacaktır. Özellikle tespit edilmesi zor olan nano-plastikler daha derin biyolojik etkilere yol açabilir. Mikroplastiklerin gıda zincirinde birikmesi ve kronik etkilerinin zamanla ortaya çıkması muhtemeldir. Bu nedenle izleme ve önlem odaklı politikalar öncelik olmalıdır.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.