Berna Dilek
Türkiye’de artan plastik tüketimi çevre ve insan sağlığını tehdit eden görünmez bir sorun olan mikroplastiklere yol açıyor. Bilim insanları, 5 mm’den küçük bu parçacıkların artık sadece deniz ürünlerinde değil, içme suyunda ve hatta insan vücudunda da bulunduğunu söylüyor.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Altunışık, mikroplastiklerin oluşumunu 9. Köy’e şöyle açıkladı: “Mikroplastikler 5 mm’den küçük, çözünmeyen plastik parçacıklarıdır. Daha küçükleri nanoplastik olarak adlandırılır. Kozmetiklerdeki mikro boncuklar birincil mikroplastiklere örnektir. Daha büyük plastiklerin parçalanmasıyla oluşan ikincil mikroplastikler ise ambalajlardan, tekstil liflerinden, şişe kapaklarından ve üretim süreçlerinden doğaya karışır.”

Prof. Dr. Abdullah Altunışık
Altunışık, mikroplastiklerin insan vücuduna çeşitli yollarla girdiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Mikroplastikler gıda ve suyla, solunumla ya da deri temasıyla vücuda girebilir. Hayvan deneylerinde bağırsaklarda iltihap, oksidatif stres ve hücresel hasar gibi etkiler gözlendi. Plastikteki katkı maddeleri ve yüzeylerine yapışan ağır metaller de kimyasal maruziyeti artırıyor. İnsanlarda uzun vadeli etkiler hâlen belirsiz, bu yüzden önleyici yaklaşım şart.”
Günlük yaşamda alınabilecek önlemlere de değinen Altunışık, şunları kaydetti: “Tek kullanımlık plastikleri bırakmak, cam veya paslanmaz çelik gibi tekrar kullanılabilir ürünleri tercih etmek en etkili adım. Paketli gıdayı azaltmak, musluk suyunu filtreyle kullanmak, mikroboncuk içermeyen kozmetiklere yönelmek ve sentetik giysilerin yıkanmasında mikrofiber tutucu kullanmak da basit ama önemli çözümler.”

Altunışık, çözüm için yapısal adımların aciliyetini ise şöyle ifade etti: “Ulusal düzeyde standart izleme programları kurulmalı, şişelenmiş ve musluk sularında düzenli ölçümler yapılmalı. Ambalaj standartları ve üretici sorumluluğu yasalarla desteklenmeli. Atık yönetimi, ileri arıtma teknolojileri ve nano-plastik araştırmaları için bilimsel kapasite artırılmalı, halk bilinçlendirilmelidir.”
Gelecekte karşılaşılabilecek tehlikelere dikkat çeken Altunışık, sözlerini şöyle tamamladı: “Plastik üretimi devam ettikçe çevresel yük ve insan maruziyeti artacaktır. Özellikle tespit edilmesi zor olan nano-plastikler daha derin biyolojik etkilere yol açabilir. Mikroplastiklerin gıda zincirinde birikmesi ve kronik etkilerinin zamanla ortaya çıkması muhtemeldir. Bu nedenle izleme ve önlem odaklı politikalar öncelik olmalıdır.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6444 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6407 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6147 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4497 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13249 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8741 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8213 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6090 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4514 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.