DOLAR 43,9809 -0.01%
EURO 51,1368 -0.04%
ALTIN 7.190,20-0,18
Ankara

PARÇALI BULUTLU

Mezarlık çalışanları anlatıyor: Ölümün yanında yaşamak
  • 9.Köy
  • Genel
  • Mezarlık çalışanları anlatıyor: Ölümün yanında yaşamak

Mezarlık çalışanları anlatıyor: Ölümün yanında yaşamak

Onların her gün her an cenazesi var; çünkü mezarlıklar onların iş yeri. Günde 3-4 mezar kazan, defin işlemi yapan işçiler, fiziksel yorgunluğun yanı sıra, cenaze yakınlarının acısına da doğrudan tanıklık ediyor. Çalışma temposunun artması, bu alandaki personelin hem iş yükünü hem de duygusal yükünü büyütüyor. 9. Köy Muhabiri Elif Solmazgül, cenaze defin işlemlerinin bütün aşamasındaki çalışanlarla konuştu; duygu dünyalarını sordu. Aldığı en çarpıcı yanıt, "Her gün ölümle yüzleşerek hayatın değerini öğreniyorum" oldu.

ABONE OL
3 Mart 2026 11:25
Mezarlık çalışanları anlatıyor: Ölümün yanında yaşamak
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Elif Solmazgül

Şehir Mezarlığı çalışanları için mesai saati, toplumun büyük bir korkuyla kaçtığı ölüm gerçeğiyle burun buruna gelmek ve her gün onlarca ailenin en ağır trajedisine profesyonel bir metanetle eşlik etmek demek. Gasilhaneden mezar başına kadar geçen bu süreçte personel, bir yandan teknik görevlerini eksiksiz yerine getirmeye çalışırken bir yandan da sürekli tekrarlanan bu yas ortamının bıraktığı psikolojik yükü taşıyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü çalışanları yaşadıklarını ve iş hayatlarını 9. Köy’e anlattı:

“Bu iş her insanın yapabileceği bir iş değil”

Gassal olarak 13 yıldır çalışan Aydın Polat, cenaze işlerinin zor ve özel bir iş olduğunu söylüyor. Bu mesleğe hocalıktan geldiğini ifade eden Polat, şunları söylüyor:

Bu iş her insanın yapabileceği bir iş değil. Allah’ın verdiği güçle bu işin üstesinden geliyoruz. Zaten geçmişten hocalık deneyimim olduğu için bu işlere yabancı değiliz. Hiç korkmadan kendi işim gibi başladım. Zamanla da insan alışıyor. Çünkü o anı orada bırakmazsa  insan ilerleyemez ve zorlanır.

Tecrübesine rağmen bazı cenaze işlerinin hala zor olduğunu değinen Polat özellikle deprem zamanı gelen cenazelerin hem kendileri için hem de aile yakınları için ağır olduğunu anlatıyor.

“Elime dokunamayanlar oldu”

Bayan gassal olarak 4 yıldır çalışan 43 yaşındaki Elif Soğancı, bu mesleği işten öte bir “Emaneti sahibine uğurlamak” sorumluluğu olarak gördüğünü belirtiyor. Soğancı, ilk zamanlarda cenazenin yanı sıra yanında bulunan sevdiklerin acısına şahit olmanın çok zor olduğunu, ancak zamanla bunu görev bilinciyle üstlenerek aşmayı başardığını ifade ediyor.

Soğancı, meslek seçiminin, ilk zamanlar kendi çevresinde şaşkınlık ve mesafe oluşturduğundan bahsederek şunları söyledi: “Elime dokunamayanlar, elimden bir şey almaktan çekinenler ve bir süre benden uzak duran arkadaşlarım oldu.Düşünüyorum ki, bu işi herkes kaldıramıyor; herkesin ruhu buna uygun değil. Bazıları, korku ve üzüntüyle geri çekildiklerini açıkça dile getirdi. Bu tepkiler incitici ya da kırıcı değildi, sadece durumun ağırlığından kaynaklanıyordu. Zamanla bu durum düzeldi.

“Ölüm soğutmadı, hayatın kıymetini öğretti”

Soğancı zorlandığı anlarda içine çekildiğini, sessiz kaldığını ve bu süreci dua ederek geçirdiğini, tefekkürle atlattığını anlatıyor. En çok intihar vakaları, çocuk ve genç yaşta ölenlerin kendini çok üzdüğünü bahsediyor.

Mesleğinin ona en büyük katkısının hayatı sorgulamak olduğunu ifade eden Soğancı, “Ölümle yüzleşmenin insanı dünyadan koparmadığını, aksine hayatın değerini öğrettiğini düşünüyorum.” dedi.

“Her cenaze ayrı bir sınav”

Mezarlıkta defin görevlisi olarak 24 yıldır çalışan Mustafa Akgül, ilk zamanlar etkilendiklerini ve özellikle genç cenazelerle karşılaştıklarında zorlandıklarını ifade ederek, “Her cenaze ayrı bir sınav” diyor.

Toplumun defin görevlerine bakış açısının da etkili olduğunu söyleyen Akgül, duygularını şöyle anlatıyor: “İnsanlar başlangıçta alışmakta zorlanıyor; ama mesleğe devam ettikçe hem kendimizi geliştiriyoruz hem de işin önemini daha iyi anlıyoruz. Ailelerle iletişim kurarken bazı zorluklar yaşanabiliyor, ama işin gereği bu.”

“Cenazelerle ilk teması biz kuruyoruz”

Volkan Kılıç, on üç buçuk yıldır cenaze nakil aracında görev yapıyor ve her cenazeyi kendi yakınları gibi gördüklerini söylüyor. İlk görevinde 5 yaşında bir çocuğun cenazesini taşıdığını ve o günü hâlâ unutamadığını belirten Kılıç, işini “Cenazelerle ilk teması biz kuruyoruz ve son ana kadar yanlarında oluyoruz. Getirdiğimiz her cenazeye sahip çıkıyoruz; taşırken, yıkama sürecinde ve definde hep yanındayız” sözleriyle tarif ediyor.

Sorumluluk bilinci ve meslektaş dayanışması sayesinde psikolojik olarak ayakta kaldıklarını ifade eden Kılıç, genç meslektaşlara “Duygusal olarak hazır olun; her cenaze ayrı bir sınav” tavsiyesinde bulunuyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.