DOLAR 43,6068 0.15%
EURO 51,5811 0.35%
ALTIN 6.943,013,14
Ankara
10°

HAFİF YAĞMUR

“İklim krizi devam ederse Çukurova’da narenciye üretilemeyecek”
  • 9.Köy
  • Çevre
  • “İklim krizi devam ederse Çukurova’da narenciye üretilemeyecek”

“İklim krizi devam ederse Çukurova’da narenciye üretilemeyecek”

Türkiye’de iklim krizinin tarımdan gıdaya, suların ve doğal kaynakların tükenmesine kadar birçok soruna yol açacağı öngörülüyor. Çukurova Bölgesi de iklim krizinden etkilenebilecek yerlerin başında geliyor.

ABONE OL
20 Ağustos 2025 10:29
“İklim krizi devam ederse Çukurova’da narenciye üretilemeyecek”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olcay Aytürk / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Tüm dünyada etkili olan iklim krizinin Türkiye’de de olumsuz etkileri bugünlerde aşırı sıcaklar ve yangınlarla görülüyor.

İklim krizinin, Çukurova Bölgesi üzerindeki etkileri ve nasıl bir önlem alınabileceğine dair Adana Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Ahencan Tayakısı, 9. Köy’e konuştu. Çukurova Bölgesi’nde kuraklık ve çölleşme ile ilgili düşüncelerini sorduğumuz Tayakısı, şunları kaydetti:

Küresel ısınmayla ilgili yapabilecek bir şeyimiz yok. Küresel ısınmaya sebep yine insanlar. Çünkü ormanlarımızı, doğal ortamları yok ediyoruz. Madenlere sahalar açıyoruz. Biz yağışı yok etmek için ormanı yok ediyoruz. Ondan sonra da yağış için yağmur duasına çıkıyoruz. İnsanlar maalesef doğaya zarar veren en vahşi canlı grubu. Bundan dolayı da çölleşme kaçınılmaz bir sonumuz olacak gibi görünüyor.

“Araziye suyun getirilmesi devletin işi”

Tarımda sulama sisteminin değiştirilmesini vurgulayan Tayıkısı, vahşi sulama sisteminin, suların azalmasına neden olduğuna dikkat çekerek şu sözlere yer verdi:

Tarımda özellikle sulama suyunda büyük bir alanda vahşi sulama dediğimiz salma sulama sistemi kullanıldığı için suyu da hovardaca kullanıyoruz. Bu da ilerideki dönemde çölleşmeye neden olacak alanlardan bir tanesi. Bundan dolayı sulama sistemlerinin değişmesi konusunda biz üreticilerimize gerekli bilgilendirmeleri yapıyoruz. Kanun koyucularımıza da bu konuda değişim yapmaları konusunda baskı yapıyoruz. Çünkü tarladaki sulama sistemini çiftçiye iterek yapabiliriz. Ama baraj göllerinden sulanacak olan araziye suyun getirilmesi devletin işidir.

Devletin yapacağı işlerde mevcut açık taşıma sistemi; kanaletler ve sulama kanallarıyla taşıma sistemi yerine yer altından döşenecek borularla kapalı sistem yani basınçlı sistemle bu olayı rahatlıkla çözebilecek bir durumda olunduğunu söyleyen Tayıkısı, “Ama şimdiye kadar yapmış olduğumuz toplantılarda her seferinde bunun için çok büyük paralar gerekli deniyordu. Zamanında bakanımızın bir tanesi ‘Üretmesek de paramız çok biz dışarıdan satın alırız’ dedi. O satın almak için harcayacakları parayı sulama sistemini yenilemek için harcasalar daha iyi olur” dedi.

Çukurova’da egemen olan akdeniz ikliminin değiştiğini de belirten Tayakısı, “Akdeniz bölgesinde çok büyük alanlar, orman alanlarımız vardı. Birçok yerde orman yangınları oldu. Bu da iklimin değişmesine sebep oldu. İklim değişikliğinin sonucu olarak eğer bu şekilde devam edecek olursa Çukurova bölgesinde narenciye üretimi olmayacak demektir” diye konuştu.

“Tarımsal üretim olmadığı zaman güvenli gıdaya ulaşım olmayacak”

Tayakısı, Ziraat Mühendisleri Odası’nın Çukurova’da iklim krizinin yol açacağı tehlikelere karşı bir önlem paketinin mevcut olup olmadığını sorduğumuzda ise öncelikle durumu aktararak şunları söyledi:

Tarımsal üretim olmadığı zaman güvenli gıdaya ulaşım olmayacak. Yani gıdanın olabilmesi için tarımsal üretim olması gerekir. Hapla insanları besleyemezsiniz, takviye gıdalarla insanları besleyemezsiniz. Doğal olarak da insanların beslenmesi gerekir. Tarımsal üretim o yüzden önemli. Tarımsal üretim için de iklim çok önemli bir olay.”

Bunun için çiftçileri bilinçlendirmeye çalıştıklarını söyleyen Tayakısı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanında tabii ki kamu kurumlarına da bu konuda ne yapmaları gerektiği konusunda uyarıları yapıyoruz. Yanan ormanlarda fidan dikimini mutlaka en hızlı şekilde gerçekleştirmek için ağaçlandırma kampanyalarının açılması için gerekli bildirimlerde bulunuyoruz. Üreticiler konusunda da çeşitli toplantılarla, bayilerin yanında çalışan ziraat mühendisleri ya da zira ilaç bayilerinin yanına gelen üreticilerin ziraat mühendisleri tarafından bilinçlendirilmesini sağlıyoruz.”

İnsanların sularını daha dikkatli kullanacakları şekilde sistemler kullanılmasının da önemini vurgulayan Tayakısı, son olarak şunları dile getirdi:

Su sadece tarımda kullanılmıyor. Su her yerde kullanılıyor. Yani araba yıkamada da su kullanılıyor ve hovardaca kullanılıyor. Tarımda kullanılan suyun israfını önlemek için kapalı devre basınçlı sulama sistemine geçilmesi gerekir. Yeryüzündeki su oranı, yağmur ve kar olayı olmadığından dolayı birçok üretici yeraltı kaynak sularına yüklendi. Şu anda yeraltı kaynak sularımızda ciddi oranda azalmalar yaşanmakta. Küresel olarak çölleşmeye doğru gidiyoruz ki insanlığın en büyük yaşam kaynağı su ve bu suyu kaybediyoruz. Bu suyu kaybetmemek için hızlıca yeşil alanların arttırılması lazım. Bu kadar bina yapılıyor, bu kadar bina gerekli mi? Yabancı ülkelere maden sahası açacağız diye ormanlarımızı yok etmeyelim lütfen.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.