DOLAR 43,6549 0.03%
EURO 51,9936 0.3%
ALTIN 7.112,53-0,33
Ankara

HAFİF YAĞMUR

Fenomen öğretmenler okulları film setine dönüştürdü: Eğitim mi, şov mu?
  • 9.Köy
  • Genel
  • Fenomen öğretmenler okulları film setine dönüştürdü: Eğitim mi, şov mu?

Fenomen öğretmenler okulları film setine dönüştürdü: Eğitim mi, şov mu?

Son yıllarda sosyal medyada öğrencileriyle video çeken ve bunları paylaşan fenomen öğretmenlerin sayısı hızla artıyor Okulları adeta film setine çeviren fenomen öğretmenler, milyonlarca izlenen içeriklerle işi ticarete dönüştürüyor. Öğrencilerin popülarite ve gelir elde etme amacıyla tüketim nesnesi haline geldiği bu paylaşımlar, uzmanlara göre çocukların kişisel haklarını ihlal ediyor ve ciddi psikolojik riskler taşıyor.

ABONE OL
27 Ekim 2025 11:19
Fenomen öğretmenler okulları film setine dönüştürdü: Eğitim mi, şov mu?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fatma Polatcan

Son yıllarda sosyal medyada öğrencileriyle çekilen videolarla popülerlik kazanan fenomen öğretmenlerin sayısı hızla artıyor. Okulların açılmasıyla birlikte bu durum yeniden gündeme gelirken, yasal olmadığı halde bazı öğretmenler okulları film setine dönüştürmüş durumda. Yapılan paylaşımlarda öğrencilerin yüzü açık şekilde görünürken, bu öğretmenler milyonlarca izlenen içeriklerle işi bazen ticarete de dönüştürüyor.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kırsal bölgelerinde fenomen öğretmenlerin sayısı diğer bölgelere göre daha fazla olup, Van’da da fenomen öğretmen sayısı oldukça yüksek. Uzmanlar ise bu paylaşımların çocukların kişisel haklarını ihlal ettiğini ve psikolojik gelişimlerini olumsuz etkilediğini vurguluyor.

Fenomen öğretmenlik nedir?

Türkiye’de ilk defa ‘fenomen öğretmenlik’ olgusunu bilimsel bir makalede ele alan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, fenomen öğretmenlik kavramını ‘dersler devam ederken sosyal medyaya yönelik dijital içerikler üreten, video kaydı alan ve fotoğraf çeken öğretmenler’ olarak tanımlıyor.

Kızıltaş, öğrencilerinin yüzlerini aleni şekilde göstererek içerik üreten ve bu paylaşımlar üzerinden gelir elde eden kişilerin fenomen öğretmen olarak nitelendirildiğini belirtiyor. Yurt dışında da fenomen öğretmen kavramının olduğunu belirten Kızıltaş, “Ancak orada
öğretmenler kendi ürettikleri eğitim materyallerini satışa çıkarır. Bizde ise çocuklar üzerinden para kazanılmaktadır; bu durum çocukların istismarı anlamına gelir” diyor.

Fenomen öğretmen furyası: Öğrenciler içerik nesnesi oldu!

Kızıltaş, fenomen öğretmenlerin gelir elde etmek amacıyla sosyal medya üzerinden marka tanıtımı yaptığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Son yıllarda öğretmenler arasında görünürlüğü artırmaya yönelik eğilimler arttı. Bunun en temel nedeni, bu işten gelir elde etmek. Literatürde ‘mikro ünlü’ kavramı da bunu açıklar; yani kısa yoldan ünlü olmaya çalışmak. Fenomen öğretmenler, takipçi sayılarını artırarak çeşitli markaların reklamını yapmakta ve sponsorluklar üzerinden gelir elde etmekte. Bu durum ise öğretmenliği mesleki sınırların dışına taşıyor.

Fenomen öğretmenlerin çocuklar üzerindeki etkilerini bilimsel olarak inceleyen Kızıltaş, bu etkileri şöyle açıkladı: “Bulgular, fenomen öğretmenlerin içeriklerinin öğrenciler üzerinde olumlu etkilerinin neredeyse hiç olmadığını gösteriyor. Yüzlerce öğretmenden aldığımız görüşler de bunu destekliyor.”

Kızıltaş, olumsuz etkilerin belli başlı olanlarını çocuk hakları ihlali, eğitim hakkının kısıtlanması, derslerin sabote edilmesi, çocuklara olumsuz rol model olunması, akademik başarının düşmesi, zorbalık davranışlarının artması ve öğrencilerin bir podyum gibi kullanılması olarak sıralıyor.

Okullar film setine mi döndü?

Kızıltaş, fenomen öğretmenlerin toplumdaki öğretmen algısını da olumsuz etkilediğini belirterek, “Toplumda hâlihazırda ‘öğretmenler çok tatil yapar, günün yarısı okulda yarısı evde geçirir’ gibi olumsuz bir algı mevcut. Fenomen öğretmenler, bu algıyı pekiştiriyor; dersleri sabote eden, şaklabanlık yapan ve popülerlik peşinde koşan kişiler olarak görülüyorlar” diyor.

Van ve Doğu Anadolu Bölgesi özelinde fenomen öğretmenlerin farklı formatlarının ortaya çıktığını anlatan Kızıltaş, şöyle konuşuyor: “Bazıları çocuklar üzerinden içerik üreterek mikro ünlü olmaya çalışıyor, bazıları ise okullarını ve bölgelerini tanıtarak adeta turizm elçisi rolü üstleniyor. Bu durumda öğretmenler, velilerin iyi niyetini istismar ederek hem çocukları hem aileleri manipüle ediyor.”

“Her 5 öğretmenden 1’i fenomen”

Peki fenomen öğretmenlerin sayısı ne kadar?

Fenomen öğretmenlerin yaygınlığının arttığını da vurgulayan Kızıltaş, son durumu şöyle aktarıyor: “Sosyal medyada fenomen öğretmen sayısının artması artık şaşırtıcı değil; neredeyse her dört-beş öğretmenden biri bu eğilim içerisinde. Bakanlık da bazı önlemler aldı; örneğin İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne, çocukların fotoğraflarını paylaşmadan önce izin alınması gerektiğini belirten bir madde ekledi. Ancak bu madde çok açık değil. Veliden izin alındığında, öğretmen bazen velilere baskı kuruyor; izin vermezse çocuğu etkinlikten dışlıyor. Ayrıca aydınlatma metinlerinde riskler tam olarak belirtilmediği için veliler, çocuklarının sosyal medyada paylaşılmasına mecburen izin veriyor.”

Sertaç Çelikkaleli

Öğrenci ve velilerin izni olmadan paylaşım yapmak yasal mı?

Bu konuyla ilgili yasal mevzuat da önemli bir ayrıtı olarak öne çıkıyor. Avukat Sertaç Çelikkaleli, öğretmenlerin veli izni olmadan öğrencilerin fotoğraf ve videolarını çekip paylaşmasının ciddi hukuki sorunlar doğurduğunu belirtiyor ve şunları ekliyor:

Bu tür paylaşımlar, çocukların kişilik haklarını, özel hayatın gizliliğini, unutulma hakkını ve kişisel verilerinin korunmasını ihlal ediyor. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) göre kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmadan işlenemez. Velilerin izni olmadan yapılan paylaşımlar hukuka aykırıdır ve ciddi yaptırımlara tabi olabilir.”

Çelikkaleli, Türk Ceza Kanunu’ndaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna da dikkat çekerek, “TCK’nın 134. maddesi özel hayatın gizliliğini, 136. maddesi ise kişisel verilerin çalınmasını düzenliyor. İzinsiz paylaşımlar bu maddeler kapsamında suç teşkil edebilir. Ayrıca Anayasa’nın 20. maddesi özel hayatın ve kişisel verilerin korunmasını güvence altına alıyor. Velilerin bilgilendirilmesi, çocukların izni olmadan hiçbir içerik paylaşılmaması gerekiyor” şeklinde konuşuyor.

Çelikkaleli, uluslararası çerçeveyi de hatırlatarak, şunları ekliyor: “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre çocuğun yararı temel ilke olarak gözetilmeli. Özel yaşamına keyfi müdahaleye izin verilemez. Ayrıca Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesi çocuğu istismar ve ihmalden korumak için devletlerin gerekli önlemleri almasını öngörüyor. Dolayısıyla sosyal medyada çocukları içerik üretiminde kullanmak hem anayasa hem uluslararası sözleşmelere aykırıdır.”

Velilere suç duyurusu ve tazminat uyarısı

Çelikkaleli, velilere ve öğretmenlere uyarılarda bulunarak, “Veliler, çocuklarının izinsiz paylaşımlarına karşı öğretmenler hakkında suç duyurusunda bulunabilir. Bunun yanı sıra, paylaşımların çocukların maddi ve manevi zararlarına yol açması durumunda tazminat davaları açılabilir. Çocuklar, korunmadığında siber zorbalık, taciz ve reklamların olumsuz etkileri gibi risklere açık hâle geliyor” ifadelerini kullanıyor.

Paylaşımların öğrencilerin psikolojisi üzerinde etkisi ne?

Psikolog Selva Kaya ise fenomen öğretmenlerin sosyal medyada çocukları öne çıkarma eğiliminin, çocukların psikolojisi üzerinde ciddi olumsuz etkiler doğurduğunu vurguluyor. Kaya, “Fenomen öğretmenler, çocukları sürekli kamera önünde hazır ve nazır bekletiyor. Bu durum, çocuğun mahremiyetini ihlal ediyor ve özel anlarının değersizleşmesine yol açıyor. Paylaşımlarda hassasiyet göz ardı edildiğinde, çocuklar duygusal, fiziksel ve cinsel istismara daha açık hâle gelebiliyor” diye konuşuyor.

Kaya, öğrencilerin sosyal medyada alay konusu edilmesi veya “komik” olarak öne çıkarılmasının öz değer algısını ciddi şekilde zedelediğini de söyleyerek, şunları ekliyor: “Topluma örnek olması gereken bir öğretmenin bu yaklaşımı benimsemesi büyük sorun.
Çocuklar, yardımla veya başarıyla ilgili öne çıkarıldıklarında, diğer çocuklar dışlanmış, değersiz veya yetersiz hissetme eğilimi gösterebilir. Bu da özgüven ve akademik motivasyonu olumsuz etkileyebilir.

Uzun vadeli psikolojik riskler

Fenomen öğretmenlerin yarattığı kıyaslama ortamının uzun vadeli etkilerine dikkat çeken Kaya, “Öne çıkarılan çocuklar ileride varoluşsal krizler, özgüven sorunları ve çeşitli kişilik bozukluklarına daha açık hâle gelebilir. Görmezden gelinen çocuklar ise değersizlik ve sosyal izolasyon hissedebilir. Bu, çocukların ruhsal gelişimini ciddi şekilde etkiler” diyor.

Öğretmenlerin sınırlarını net çizmesi gerektiğini belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Paylaşımlar yapılmadan önce mutlaka çocuğun ve ailenin rızası alınmalı. Çocuk küçük düşürücü veya benliğine zarar verici içeriklerde yer almamalı. Çocuğun görüntüleri paylaşılsa bile emoji veya filtre ile gizlenmelidir. Öğretmenler, toplumda rol model olduklarını unutmamalı ve içerik üretirken bu sorumluluğu dikkate almalıdır.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.