Ankara
14°

AZ BULUTLU

  • 9.Köy
  • Gündem
  • 2021’in büyük orman yangınlarından sonra ne değişti?

2021’in büyük orman yangınlarından sonra ne değişti?

ABONE OL
25 Eylül 2026 10:54
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Alara Türkeli

Orman yangınlarının ardından akla ilk gelen çözüm genellikle yanan alanların hızla ağaçlandırılması oluyor. Ancak Orman Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ali Kavgacı, kamuoyunda yaygına olan bu yaklaşımın her zaman doğru olmadığını belirtiyor.

Doğanın kendi yenilenme kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Kavgacı, her yangın sonrası doğrudan ağaçlandırma yapılmasının gerekli olmadığını söyledi.

2021 yılından örnek veren Kavgacı, yangınlara en fazla maruz kalan ekosistemler arasında kızılçam ormanları, makilik alanlar ve sert yapraklı ormanlardan oluşan Akdeniz tipi ekosistemler olduğunu aktardı.

Kolay tutuştukları gibi kolay yenileniyorlar

Bu ekosistemlerin yangına eğilimli yapıda olduğunu belirten Kavgacı, kolay tutuşabilme özellikleri nedeniyle yangınlar geniş alanlara hızlı bir şekilde yayılabilmekte ancak bu ekosistemlerin aynı zamanda yangına uyum özelliklerine sahip olduklarını ifade etti. Bu nedenle söz konusu alanlar, yangın sonrası doğal süreçlerle kendini yenileyebiliyor.

Değişen yangın rejimi orman ekosistemini gençleştiriyor

İnsan eliyle değişmiş olan yangın rejimi, ekosistemlerin yapısında bozulmaya neden oluyor. Yangın rejimindeki değişimin en büyük göstergelerinden biri iki yangın arasında geçen sürenin kısalması. Bu da kızılçam ormanlarının daha uyum yeteneğine ulaşamadan yanmasına neden oluyor ve bu durum ekosistemlerin yangın sonrası kendini yenileyebilme kapasitesini zayıflatıyor.

Endüstriyel üretim nedenli uygulama hataları

2021 yılındaki en temel sorunlardan birinin, endüstriyel amaçlarla ağaçların kesilmesi sürecinde yaşandığını ifade eden Orman Yüksek Mühendisi Prof. Ali Kavgacı, tohumların ve toprağın makinelerle taşınmasının ekosistemi olumsuz etkilediğini vurguladı. Yaşlı kızılçam ormanlarının kendi kendine tohumlanma kapasitesinin bulunduğunu belirtirken; dikkatli olunmadığı takdirde doğal gençleşme sürecinin zarar görebileceğine dikkat çekti.

Kavgacı, böylece büyük ölçekli yangınlarda söndürme sürecinin olduğu gibi yangın sonrası restorasyonun da ciddi zorluklar içerdiğini vurgulamış oldu.

“Kızılçam tam bir Akdenizlidir”

“Şansımız, Akdenizin en değerli çocuklarından biri Kızılçam” diyen Kavgacı, binlerce yıllık evrim sonucu bu coğrafyada var olan Kızılçamın, yangına uyumlu yapısı sayesinde yeniden kızılçam ormanlarının oluşabildiğini belirtti.

Toprak kaybı göz ardı ediliyor; üretim önceliklendiriliyor

Yangına maruz kalan genç kızılçam ormanlarının bulunduğu alanlarda dikimler gerçekleştirildiğini söyleyen Kavgacı, yangın sonrası en önemli doğal kaynağın toprak olduğunu belirtti. Toprağın yerinde korunmadığı durumda ekosistemin ciddi şekilde zarar gördüğünü ifade etti. Bu nedenle ağaçlandırma yapılmasına ihtiyaç olan yerlerde de Kavgacı’ya göre özellikle toprak işleme çalışmalarında çok dikkatli olunması gerekiyor, aksi takdirde yoğun toprak kayıpları yaşanabiliyor.

Biyolojik çeşitlilik daralıyor

Ağaçlandırma çalışmalarının teknolojik imkanlarla birlikte bir kolaylık getirdiğini belirten Kavgacı, bunun doğal gençleşme ve yenilenmenin her zaman öncelik olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığını belirtiyor. Doğal gençleşmenin mümkün olduğu alanlarda ağaçlandırmayı önceliklendirmek ya da doğal gençleşme kurallarını ihmal etme rahatlığında olup ağaçlandırmayı bir çözüm gibi görmek uygun değildir diyen Kavgacı, gereksiz ağaçlandırma uygulamaları nedeniyle toprağın işlenmesinin biyolojik çeşitlilikte gerilemeye yol açtığını dile getirdi. Bu süreçlerin toprak kaybı ve erozyonun yanı sıra dere taşkınlarını da beraberinde getirebildiğini söyledi.

“Uydudan bakıldığında her şey yeşil görünebilir”

Yangın sonrası güncel görüntülerde yeşil alan olarak görülen bölgelerin her zaman doğal ekosistemi yansıtmayabileceğine vurgu yapan Kavgacı, “Uydudan bakıldığında her şey yeşil görünebilir” ifadelerini kullandı ve şöyle konuştu: “Görülen bu yeşilin, doğal yenilenmenin bir sonucu mu yoksa ekosistemin bozulumu sonucu oluşan bir gerilemenin görüntüsü müdür? Şüphelidir.”

Yanan alanlar ranta açılıyor mu?

Yanan orman alanlarının ranta açıldığı yönündeki iddiaların açık bir karşılığı olmadığını ve doğru bilinen yanlışlardan biri olduğunu söyleyen Kavgacı, orman yangın sahalarının turizm amaçlı devrine ilişkin genel bir uygulamanın bulunmadığını söyledi.

Buna karşılık farklı bir pratiğe dikkat çeken Kavgacı, tarım alanlarının ve zeytinliklerin orman alanlarına doğru genişlemesinin ise ölçüsüz ve denetim olmadan ilerlediğini ifade etti.

Orman kadastro çalışmalarına da değinen Kavgacı, “3 milyon vatandaşın tapu sorunu çözüldü” şeklindeki açıklamalara atıfta bulunarak, bu alanların büyük bölümünün orman kadastro ekipleri tarafından orman olarak tespit edildiğini söyledi.

Kavgacı, devletin yıllar içinde yaptığı orman tespit çalışmalarının bazı düzenlemelerle fiilen tartışmalı hale geldiğini ifade etti.

“Koordinasyon yok”

2021 yılı ve devamında yaşananların gösterdiği üzere bütünleşik bir yangın yönetim sisteminin gerekliliğini vurgulayan Kavgacı, yerel yönetimler ile merkezi kurumlar arasında orman yangınları konusunda etkin bir koordinasyon bulunmadığını kaydetti.

Kavgacı, sorunun çözümü olarak OGM’nin çatı kurum olarak yer aldığı, AFAD, belediyeler, diğer kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının görev ve sorumluluklarının net biçimde tanımlandığı, kapasite gelişimlerinin tamamlandığı bir yapının kurulmasını önerdi.

Yangın yönetiminin yalnızca söndürme aşamasından ibaret olmadığını vurgulayan Kavgacı, önleme, müdahale ve yangın sonrası restorasyon dahil bütün bir sürece yönelik bütünleşik yangın yönetim sisteminin hâlâ oluşturulamadığını ve bu alandaki çalışmaların yeterince ilerlemediğini kaydetti.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.