Didem Çam
Beşiktaş, Galatasaray gibi takımlarda şampiyonluk yaşayan, son olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) FOMGET Kadın Futbol Takımı’nda forma giyen Arzu Karabulut, kadın futbolunun Türkiye’de son 5 yılda yükselişe geçtiğini ifade etti.
Kadın futbolcu olmanın büyük bir özveri gerektirdiğini de anlatan Karabulut, “Tamamen profesyonel bir sporcu gibi yaşamak zorundasın” dedi.
“Kadın futbolu, Türkiye’de son 5 yıldır inanılmaz bir yükselişte” diyen Karabulut, “20 yıl önce Türkiye’de birkaç kadın futbol takımı vardı. Yıllar geçtikçe takım sayısı arttı. 4 büyüklerin kadın futbol takımı kurulmaya başladıktan sonra da artış daha da devam etti. Şu an artık neredeyse her ilde kadın futbol takımı var” diye konuştu.
Kaliteli kadın futbol takımlarının varlığının milli takıma da olumlu şekilde yansıdığını belirten Karabulut, şunları kaydetti:”Türkiye’de altyapıdan yetiştirilen oyuncuların olması, yurt dışından kaliteli oyuncuların gelmesi ligimizin kalitesini daha da artırıyor. Eskiden çok fazla oyuncu yoktu. Şimdi dönüp baktığımızda, inanılmaz çok oyuncu çıkıyor. Aileler bizleri görüp tanımaya başladıkça çocuklarını futbola yönlendiriyor. Bu çok güzel bir duygu. İnşallah, ülkemizde kadın futbolunda daha iyi yerlere geleceğiz.“

Arzu Karabulut
Çalışmalarını 20 yıldır disiplinli bir şekilde sürdürdüğünü dile getiren milli futbolcu, şöyle konuştu: “Yediklerine, içtiklerine sürekli dikkat etmek zorundasın. Uyku düzeni de çok önemli. Ayrıca özel bir hayatın da olmuyor. Tamamen profesyonel bir sporcu gibi yaşamak zorundasın. Senenin sadece 1 ayı rahat geçiyor. 11 ay boyunca çok disiplinli olmak zorundayız. Bunu yaklaşık 20 senedir yapıyorum.“
Almanya’nın Köln kentinde doğan ve futbola orada başlayan Karabulut, öğretmeni sayesinde futbolcu olduğunu söyledi. Futbola olan merakının küçük yaşlarda başladığını belirten Karabulut, şöyle devam etti:
“Toplara küçük yaşlardan itibaren hep ilgim vardı. Anaokuluna giderken bile top elimden düşmüyordu. Çocuklarla mahalle arasında futbol oynardık. Abilerim de oynuyordu. Hep onları örnek alıyordum. Öğretmenim beni çok yetenekli buluyordu. ‘Kızınız çok yetenekli. Futbola yönlendirin. Futbol oynasın’ diyerek de ailemi ikna etmişti. Futbola önce erkek takımında başladım, daha sonra kız takımına geçtim. 14 yaşında Almanya Milli Takımı’ndan teklif aldım. Aynı zamanda Türk Milli Takımı’ndan da teklif aldım ama ben Türkiye’yi seçtim. Yani, 14 yaşımda kariyer sıçraması başladı. Bir yandan okula gittim, bir yandan futbol oynadım. Aynı zamanda muhasebe bölümünü de bitirdim.”
Türkiye’ye 23 yaşında transfer olan Karabulut, burada ilk şampiyonluğunu İzmir temsilcisi Konak Belediyespor takımıyla yaşadı. Ardından transfer olduğu Trabzon İdmanocağı takımında ‘gol kraliçesi’ olan Karabulut, bir sonraki durağı olan Ataşehir Belediyespor’la da ikinci şampiyonluğunu elde etti.
Beşiktaş’la 2, Galatasaray’la da 1 şampiyonluk yaşayan 35 yaşındaki tecrübeli futbolcu, her iki kulübün erkek takımlarıyla aynı sezonda şampiyon olmaktan da ayrıca mutluluk duyduğunu söyledi.
“Büyük takımlarda şampiyonluk yaşamak çok ses getiriyor” diyen Karabulut, yaşadığı tüm şampiyonlukların kendisi için çok özel olduğunu şu şekilde ifade etti: “Bir sezon boyunca efor sarf ediyorsun, çabalıyorsun. Kupayı kaldırmak, o hedefe ulaşmak için her şeyini veriyorsun. O yüzden benim için tüm şampiyonluklarım çok özel. Ayrıca, milli takımla maça çıktığımda, İstiklal Marşı’nı her duyduğumda tüylerim hâlâ diken diken oluyor. 100 milli maçı geride bırakmama rağmen her zaman aynı heyecan, tutku oluyor.”
Futbolcu olmanın avantajlarına da değinen Arzu Karabulut, “Bir kere her yeri gezme şansı buluyorsun. Milli takım sayesinde birçok ülke gördüm. Ülkemizde Hakkâri, Diyarbakır gibi illere gitme fırsatım oldu. Her ili görme şansım oldu. Sürekli yeni insanlarla karşılaşıyoruz, farklı toplumlara giriyoruz. Oynadığın her kulüpte yeni bir şey keşfediyorsun. Yeni hocalarla çalışıyorsun. Sürekli bir aktivitenin içindesin. Bunlar çok güzel şeyler” şeklinde konuştu.
Dezavantaj olarak da “Ailenden uzak kalıyorsun. Ailem Almanya’da. Onları çok nadir görüyorum. Sadece izinlerde Almanya’ya gidip görebiliyorum” diyerek ailesine olan özlemini dile getirdi.
Kız çocuklarının hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini de vurgulayan Karabulut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Küçük yaşlarda futbol dışında, basketbol, voleybol, hentbol da oynadım. Hatta tenis topunu duvara atıp oynamışlığım da var. Kız kardeşlerimiz, ‘Ben futbolcu olmak istiyorum’ diye kendilerini şartlamasınlar. Hedef koysunlar. Hangi spor dalında yeteneklilerse erken yaşlarda ona yönelsinler. Bu illa futbol olmak zorunda değil. Eğer futbola yetenekleri varsa çalışkan ve azimlilerse de asla bırakmasınlar. Hayallerinden hiçbir zaman vazgeçmesinler.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10194 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8969 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8508 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7009 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6523 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5411 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5179 kez okundu
1
Olimpiyat madalyalı Milli Boksör Hatice Akbaş’tan 9. Köy’e açıklamalar…
4793 kez okundu
2
Sporcu tercih yapmak zorunda: Okul mu? Spor mu?
3451 kez okundu
3
Azerbaycan’dan Türk Milli Takımı’na büyük destek: Zafer de bizim hüzün de
3002 kez okundu
4
“Temiz Spor Mümkün”: Doping kullanımı yüzde 90 azaldı
2573 kez okundu
5
“İşçi Milli Takımı” küme düşme hattında
1954 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.