Gazi İsmailoğulları
Mahallelinin gönüllü emeğiyle Asi nehri kenarındaki boş arazinin spor alanına dönüştürüldüğü geleneksel yaz oyunlarında yarım asırdır 5-70 yaş arası yüzlerce kişi yarıştı, izledi, alkışladı.
Yaz Oyunları; voleybol, futbol, koşu, halat çekme, kule yıkma, çuval yarışı, gülle ve cirit atma, masa tenisi, bilek güreşi, bisiklet ile satranç, tavla, mangala ve pinaki (kağıt oyunu) dallarında toplam 12 kategoride düzenleniyor. Deprem sonrası etkinlik, çocukların ve gençlerin “yeniden dışarı çıkabildiği”, ailelerin yan yana gelebildiği bir buluşma zemini olarak öne çıktı.
Mahalle sakinlerinden Kaptan lakabıyla bilinen Bedi Bihan, Yaz Oyunları’nın tarihçesini şu sözlerle anlattı:
“1970’lerin sonlarına doğru ben ve köyden diğer gençler Futbol oynamak için bir tarlayı futbol sahasına dönüştürmek istedik. Ancak köylü tarlalarda tarım yaptığı için önceleri yer bulmakta zorlandık. Daha sonra Milli Eğitim Müdürlüğünün ileride okul yapılmak üzere bir tarlayı kamulaştırdığını öğrendik ve dilekçe vererek bu sahanın spora kazandırılması için talepte bulunduk. Spor yapan gençlerin uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan uzak durması için önemli olduğunu belirtince dilekçede kaymakam inisiyatif alarak sahayı bize verdi. İmece usulü ile hayata geçirdiğimiz bu alanda önceleri köyler arası futbol turnuvaları yaparak başladık bugün Aknehir Yaz Oyunları olarak bilinen bu etkinliklere. Zamanla dünya olimpiyatlarını izlerken etkilendik ve daha farklı sportif etkinlikler ekleyerek her yıl imece usulü yapmaya devem ettik. Biz yaşlandıkça gençler bu geleneği devralarak bugüne kadar gelmesini sağladı. Ben hala bu yaşımda çocuklarım ve torunlarımla bu etkinliklere katılmaya ve yarışmaya devam ediyorum.“

Mahalle sakinlerinden ve aynı zamanda tertip komitesi gönüllülerinden biri olan Sevgi Sayar 9. Köye yaptığı açıklamada oyunların kendileri için terapi olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Öncelikle bu etkinlikler biz büyüklere de iyi bir motivasyon kaynağı oldu. Depremin yaralarını unutmak için doğan bu fırsat yaz akşamlarının en güzel zamanları bizim için. Bizimle birlikte çocuklarımızda oyunlarla, etkinliklerle bu sürece dahil oldular ve çok eğlendiler. Bizim aldığımız sorumluluk bilinciyle de sorumluluk almaya başladılar. Benim kızım maçlarda hakemlik yaptı ve bu çok hoşuna gitti. Yaz oyunlarında oynanan oyunlar deprem öncesi sadece bir etkinlikti belki ama depremden sonra terapi gibi oldu.”
Organizasyonun tertip komitesinde yer alan Gediz Sayar, 9. Köye yaptığı açıklamada, etkinliğin deprem sonrası önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“1970’lerde köydeki abilerimizin başlattığı bu etkinlikleri biz ikinci kuşak sürdürücüler olarak devraldık. Her yıl Temmuz-Ağustos aylarında yapılan bu etkinlik Mahallenin hafızasının kuşaklar arası sürdürülebilirliği açısından ve eski değerlerin yaşatılması bakımından bizim için çok anlamlı bir yerde durmaktadır. Aknehir yaz oyunları geleneği geleceğe taşıyarak bir rehabilitasyon çalışması ve sosyal sorumluluk projesi olarak önümüzde durmaktadır.”
Ayrıca depremde yitirilen mahalle sakinlerinin de isimlerini turnuvalara vererek isimlerini andıklarını belirten Sayar, “Kayıplarımızı da unutmuyoruz” dedi.

Tertip komitesi gönüllülerinden Elçin Deli ise oyunların deprem sonrası anlamını şu sözlerle anlattı:
“Depremden önce eskiden oyun eğlenceydi, çocukların sokaktaki gürültüsü bazen sıradan bir sesti bizim için. Ama o büyük sessizlikten sonra, mahallede yükselen ilk çocuk gülüşü hayatımızın en kıymetli melodisi oldu. Oyun, sadece çocukların vakit geçirmesi değil, bizim -buradayız, yaşıyoruz ve hâlâ bir aradayız- deme şeklimizdi. Çocukların elindeki oyuncağı tamir ederken, aslında kendi kırılan yanlarımızı onardığımızı fark ettik. O tozlu sokaklarda çocukların neşesine tutunarak yeniden nefes aldık aslında. Biz çocukların oyun alanlarını inşa ederken, onlar da saf neşeleriyle bizim yıkılan manevi dünyamızı yeniden inşa ettiler. Mahallemizin temellerini betonla değil, bu yaz oyunlarıyla kurduğumuz o bir aradalık ruhuyla, çocuk kahkahalarıyla yeniden attık. İyileşmek için birbirimizin sesine, çocukların ise oyunun sihrine ihtiyacı vardı.“
Aknehir’de “kule yıkma” diye anılan bu geleneksel oyunda 3 yassı taş karşılıklı dikilerek iki takım halinde oynanır. Amaç, belirlenen mesafeden taş/top atışıyla rakibin kulesini devirmek ve ardından kule yeniden kurulmadan önce oyunu kendi lehine çevirmektir. Kuşaklar boyunca aktarılan oyun; çeviklik, isabet, takım ruhu ve imece kültürü ile birlikte, mahalle hafızasının canlı kalan parçalarından biri olarak görülür.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8034 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7825 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6797 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6391 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5019 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4965 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4796 kez okundu
1
Olimpiyat madalyalı Milli Boksör Hatice Akbaş’tan 9. Köy’e açıklamalar…
4713 kez okundu
2
Sporcu tercih yapmak zorunda: Okul mu? Spor mu?
3411 kez okundu
3
Azerbaycan’dan Türk Milli Takımı’na büyük destek: Zafer de bizim hüzün de
2938 kez okundu
4
“Temiz Spor Mümkün”: Doping kullanımı yüzde 90 azaldı
2523 kez okundu
5
“İşçi Milli Takımı” küme düşme hattında
1888 kez okundu