Halit Demir
6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen iller arasında yer alan Hatay, büyük yıkımın ardından başlatılan yeniden inşa sürecinde bu kez rezerv yapı alanı uygulamalarıyla gündemde. Binlerce bina yıkılırken on binlerce vatandaş evsiz kaldı. “Yerinde dönüşüm” ve “kimse mağdur edilmeyecek” vaatleriyle başlatılan süreçte açıklanan kura sonuçları, sahada büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Depremzedeler, rezerv alanlarda inşa edilen konutların eski evlerine göre çok daha küçük olduğunu, yıllardır yaşadıkları mahallelere dönemediklerini ve beklentilerinin karşılanmadığını söylüyor.
Hatay’ın Antakya ve Defne ilçelerinde vatandaşlara göre, depremle yıkılan evlerin yerine verilen konutlar yaşam alanlarını daralttı.
Antakya Odabaşı Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Parıldar, kura sonrası kendisine gösterilen evi gördüğünde yaşadığı hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi:
“Daha önce 140 metrekare olan evimin yerine şimdi bana 70 metrekare ev veriliyor. Deprem bizi yıktı ama bu sistem hayatımızı küçülttü. Daha önceki evimize bile sığamazken 75 metrekarelik bir eve nasıl sığacağız. Mağduriyetimiz çok büyük. Biz zaten manevi olarak çok yıprandık. Yapılan evlerle maddi olarak da bitmiş durumdayız. Binlerce insan mağdur edildi. Bunun hesabını kimse vermiyor. Muhatap olacağımız kimse yok“
Defne ilçesinde yaşayan Aliye Kara ise deprem sonrası verilen sözlere güvenerek beklediklerini dile getirdi. Daha önceki evlerinin büyük olduğun ve kalabalık nüfusa sahip olduklarını aktaran Kara, sözlerine şöyle devam etti:
“Daha önce yaşadığımız evlerle bize verdikleri evler arasından çok büyük metrekare farkı var. Hatay zaten yerle bir oldu. Biz de devletimiz bizi eski mahallemizde ayağa kaldırır sandık. Metrekare olarak en az eskisi kadar olur diye düşündük. Ama evler küçük, mahalle başka. Komşularımız dağıldı, düzenimiz bozuldu.”
Kara, çocuklarının okulunun, aile bağlarının ve sosyal hayatlarının eski mahallede kaldığını ifade etti.
İskenderun’da yaşayan Ali Demir, rezerv alan uygulamasının depremzedeyi ikinci kez mağdur ettiğini söyleyerek, “Kahramanmaraş depremi Hatay’ı haritadan sildi. Biz de toparlanmaya çalışıyoruz. Ama verilen evler küçük, beklentinin çok altında. Lüks istemedik, sadece eski yaşamımıza yakın bir ev istedik. 4 çocuğum var her odalar küçük olduğundan sığdıramıyoruz. Daha önceki evlerimizde daha geniş olmasıyla sığabiliyorduk. Şuan evlere sığamıyoruz. İtiraz ettik fakat bize bütün evlerin aynı metrekarede olduklarını söylediler” dedi.
Hak sahiplerinden Zeynep Arslan süreci şu sözlerle eleştirdi: “Kura deniyor ama kabul etmek zorundasın. İtiraz edecek muhatap yok. Kahramanmaraş depreminden sağ çıktık ama şimdi de bu belirsizlikle mücadele ediyoruz. Depremzedelerin ortak şikayeti, rezerv alanlarda yapılan konutların özellikle kalabalık aileler için yetersiz kalmasıdır. Vatandaşlar, eski evlerinin metrekareleri dikkate alınmadan yapılmış. Durum böyle olunca sosyal sorunları da beraberinde getiriyor.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6536 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6437 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6172 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4872 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4549 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4507 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4507 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6536 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6437 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6172 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4872 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4549 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.