Zuhal Çiloğlan
Rize’nin Pazar ilçesi Kocaköprü Mahallesinde ve yaklaşık 20 yıldır bölgede faaliyet gösteren çay fabrikasının yarattığı çay ve kömür tozu, mahalleyi yaşanmaz hale getirdi. İşlenmiş çay ve kömür tozu yüzünden pencerelerini dahi açamayan mahalle sakinleri ayrıca, fabrika şoförlerinin dikkatsiz araç sürmesinden de şikayetçi.
Zafer Mahallesi Muhtarı Ersel Canca 9. Köy’e yaptığı açıklamada, “Fabrika, Kocaköprü Mahallesi’nde bulunuyor ancak rüzgar nedeniyle bizim mahallemiz daha çok etkileniyor” dedi.
“Her evde kanser hastası var”
Fabrikanın çay üretimini arttırdığı zaman maliyeti fazla olduğu ve üretimi yavaşlattığı için filtrelerden birini kullanıma sokmadığını belirten Canca, şunları söyledi:
“Buranın tozu, dumanı, meyvelerimize ve sebzelerimize geçiyor. Portakal zamanı bir bakıyoruz, sarı portakallar simsiyah olmuş. Lahanaların, incirlerin üstünde parmağını biz gezdiriyorsun simsiyah toz içinde. Bence bu yüzden her evde kanser hastası var.”
Her yıl mayıs ayından eylül ayına kadar fabrika yüzünden ciddi sıkıntılar yaşadıklarını aktaran Canca, “Buradaki çoğu kişi ‘Çocuğum fabrikada çalışıyor’ diyerek, ses çıkarmıyor. Biz fabrika kapansın demiyoruz. Sonuçta bir sürü insan ekmek yiyor. Tedbir alsınlar, o bize yeter. Maliyeti yüksek diye doğalgaza geçmiyorlar. Kömür kullandıkları için biz bu çileyi çekiyoruz. Hem de dökme kömür kullanıyorlar. En kötüsünü yani. Akşam temiz bıraktığımız masa, sabah simsiyah toz içinde kalıyor. Tozdan, dumandan pencere açamıyoruz” diye konuştu.
“Fabrikaya bakan pencerelerimizi açamıyoruz”
Aynı mahallede bulunan TOKİ İlköğretim Okulu’nun idaresinden adının açıklanmasını istemeyen bir yönetici ise durumdan şikayetlerini, “Bacaları yenilediler ama yine de okulun fabrikaya bakan pencereleri açamıyoruz. Açtığımız gibi her yer toz içinde kalıyor” sözleriyle anlattı.
TOKİ İlköğretim okulu açısından asıl problemin öğrencilerin okula taşındığı yolun fabrika ile paylaşılması olduğunu aktaran yönetici, “Öğrenciler buraya servisle geliyor. Yolumuzun ortak kullanım olması dolayısıyla çok sıkıntı yaşıyoruz. Araçlarını bizim alanımıza park ediyorlar. Çay kamyonları dikkatsizce gelip geçiyor” dedi.
Konuya ilişkin yetkili makamlara resmi yazı ile başvurduklarını da anlatan okul yöneticisi, yetkililerden çözüm yerine sadece “İdareciler teyakkuzda olsun. Nöbetçi öğretmenler, öğrencilere dikkat etsin” yanıtını aldıklarını ifade etti.
“Çocukları ezilmeden taşıyabilmemiz mucize”
Yaşadıkları sıkıntıları 9. Köy’e anlatan servis şoförü Şeref Akdemirci ise şunları söyledi:
“Okul ve çay fabrikası yan yana. Fabrikanın işçileri, araçlarını servis aldığımız yere bırakıyorlar. Onlar 07.30’da iş başı yaptığı için bizden önce gelip çocukları bıraktığımız yere park ediyorlar. Bu yüzden çocukları almakta ve indirmekte zorlanıyoruz. En kötüsü de fabrikaya bağlı çay kamyonları tam servis yaptığımız yerin önünden geçiyor. Biraz da dikkatsiz geçiyorlar. Anlayacağınız, bizim o çocukları ezilmeden taşıyabilmemiz bir mucize. Her gün ayrı bir ezilme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyoruz. En sonunda o çocuklara bir şey olacak diye çok korkuyorum.”
Servis şoförleri olarak endişelerini polise bildirdiklerini belirten Akdemirci, polisin kendilerine yanıtının “Burası kırsal alan, ‘Park yapılmaz’ tabelası koyamayız. Trafik Komisyonu’ndan buraya park yasağı getirilmeli ki biz de kanunen iş yapalım” şeklinde olduğunu söyledi.