Yağmur Abay
Türkiye’de nafaka tartışmaları yeniden kamuoyunun gündeminde. Özellikle süresiz nafaka tartışmaları üzerinden yürüyen tartışmalarda nafakanın kaldırılması ya da süreyle sınırlandırılması yönünde talepler dile getirilirken, kadın hakları savunucuları ve uzmanlar nafakanın birçok kadın için boşanma sonrası temel geçim kaynaklarından biri olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre nafaka meselesi yalnızca hukuki bir konu değil, aynı zamanda kadınların yoksullaşması, ekonomik şiddet ve sosyal devlet politikalarıyla birlikte ele alınması gereken bir mesele.
Konuyu toplumsal boyutuyla değerlendiren sosyolog ve siyaset bilimci Dr. Ecehan Balta, “Nafaka tartışmasını kadınların iş gücüne katılımı ve bakım emeği bağlamından koparırsak meseleyi eksik görürüz. Çünkü nafaka çoğu durumda keyfi bir ödeme değil, evlilik içinde görünmeyen emek eşitsizliğinin boşanma sonrasına yansıyan ekonomik sonucudur” diyor.
Nafakanın sınırlandırılmasının yalnızca bireysel değil, toplumsal sonuçları olacağını belirten Balta, özellikle tek ebeveynli haneler açısından risklere dikkat çekerek şunları söylüyor:
“Nafakanın sınırlandırılması kadın ve çocuk yoksulluğunu derinleştirebilir. Boşanma sonrası gelir kaybı yaşayan kadınların bir bölümü düşük ücretli ve güvencesiz işlere, aileye bağımlılığa ya da şiddet içeren ilişkide kalmaya itilebilir. Bu durum yalnızca bireysel değil, kuşaklar arası eşitsizlik üretir.“
Balta’ya göre nafaka tartışmasının çözümü nafakayı ortadan kaldırmak değil, sosyal politikaları güçlendirmek.
Konunun hukuki boyutuna ilişkin konuşan Avukat Özlem Tekşen ise nafakanın kamuoyunda bilindiği gibi otomatik ve süresiz verilen bir hak olmadığını belirtiyor. Tekşen şöyle konuşuyor:
“Nafaka, Medeni Kanun’da düzenlenmiş ve boşanma sonrası yoksulluğa düşecek tarafa tanınmış bir haktır. Kamuoyunda yansıtıldığı gibi kadınlara ömür boyu ödenen bir para değildir. Yoksulluğun ortadan kalkması, yeniden evlenme ya da maddi durumun değişmesi gibi durumlarda nafaka kesilebilir ya da yeniden düzenlenebilir. Asıl tartışılması gereken, boşanma sonrasında yoksulluğa düşen tarafın neden çoğunlukla kadın olduğudur.“
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her 10 kadından 2’si ekonomik şiddete maruz kalıyor. Kadınlar ev içi bakım emeğine günde ortalama 4 saat 35 dakika ayırırken, erkeklerde bu süre 53 dakikada kalıyor.
Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımının düşük olması ve ekonomik eşitsizliklerin nafaka tartışmalarını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Tekşen, “Veriler kadınların ekonomik olarak daha kırılgan bir konumda olduğunu açıkça gösteriyor. Bu nedenle nafakayı kaldırarak bir koruma sağlanamaz; aksine eşitsizlik ve yoksulluk daha da derinleşir. Nafaka hukuki bir haktır ancak mevcut tartışmalar hukuki boyutundan çok uzak yürütülüyor” diyor.
Tekşen, Eşik Platformu’nun da bu konuda “yasalara dokunma, uygula” çağrısı yaptığını hatırlatıyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7950 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7593 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6766 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6378 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5009 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4935 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4757 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7950 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7593 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6766 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6378 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5009 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.