DOLAR 47,3990 0.04%
EURO 53,9658 -0.08%
ALTIN
Ankara
26°

AÇIK

Azınlık vakıflarından seçimler için yasal güvence çağrısı: “9 yıllık belirsizlik yeniden yaşanmasın”
  • 9.Köy
  • Genel
  • Azınlık vakıflarından seçimler için yasal güvence çağrısı: “9 yıllık belirsizlik yeniden yaşanmasın”

Azınlık vakıflarından seçimler için yasal güvence çağrısı: “9 yıllık belirsizlik yeniden yaşanmasın”

Çeşitli cemaat vakıflarının hukuk müşavirliğini yürüten Avukat Margos Karahan, vakıf yöneticilerinin seçim usullerinin idari bir yönetmeliğe bırakılmasının azınlık toplumlarında tedirginlik yarattığını belirterek bu sürecin kanunla güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Karahan, cemaat kurumlarının geleceğini tehdit eden önemli sorunun ise "ekonomik temelli nüfus kaybı" olduğuna dikkat çekti.

ABONE OL
28 Temmuz 2026 10:25
Azınlık vakıflarından seçimler için yasal güvence çağrısı: “9 yıllık belirsizlik yeniden yaşanmasın”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Antranik Bakırcıoğlu

Türkiye’deki azınlık vakıfları, yönetim kurulu seçimlerinin yeniden idari düzenlemelere bağlı olarak aksamasından endişe ediyor. Çeşitli cemaat vakıflarının hukuk müşavirliğini yürüten Avukat Margos Karahan, 2013-2022 yılları arasında yaşanan 9 yıllık seçim krizinin tekrarlanmaması için seçim usullerinin yönetmelikle değil, kanunla güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye’deki gayrimüslim cemaatlere ait vakıflar, mülkiyet ve temsil hakları konusunda geçmişten bugüne uzanan pek çok zorlukla mücadele ediyor. 2008 yılında kabul edilen 5737 sayılı Vakıflar Kanunu bu kurumlara bir nebze nefes  aldırsa da, yönetim kurullarının belirlenmesi gibi hayati süreçlerdeki belirsizlikler cemaat mensupları için endişe kaynağı olmayı sürdürüyor.

Rum, Ermeni ve diğer cemaat vakıflarının hukuk müşavirliğini yürüten ve Kartal Surp Nışan ile Beykoz Surp Nigoğayos Ermeni Vakıflarında yönetim kurulu üyeliği yapan Avukat Margos Karahan, azınlık vakıflarının mevcut hukuki durumunu, devlet kurumlarıyla ilişkilerini ve geleceğe yönelik riskleri değerlendirdi.

9 yıllık seçim krizi hafızalarda

Cemaat vakıflarının yönetim kurulu seçim usullerini belirleyen yönetmeliğin ilgili maddeleri 2013 yılında iptal edilmişti. Bu gelişmenin ardından Türkiye’deki 167 cemaat vakfı tam 9 yıl boyunca yönetim kurullarını yenileyememiş ve ciddi bir idari çıkmaza girmişti. Söz konusu hukuki boşluk, 18 Haziran 2022’de Resmi Gazete’de yayımlanan güncel “Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği” ile giderilebildi.

Avukat Margos Karahan, azınlık toplumlarında bugün hala “aynı sürecin yeniden yaşanması” tedirginliğinin temelinde cemaatleri alternatifsiz bırakan bu 9 yıllık belirsizlik döneminin yattığını belirtiyor.

“Seçimler kanunla güvence altına alınmalı”

2008 yılında kabul edilen Vakıflar Kanunu’nun cemaat vakıfları için bugüne kadarki en sağlıklı zemini sağladığını aktaran Karahan, kanunun vakıf yöneticilerinin kendi mensupları arasından seçilmesini kesin bir biçimde emrettiğini ancak seçimin usul ve esaslarını hiyerarşide daha alt bir norm olan yönetmeliğe bıraktığına dikkat çekti.

Seçmen çevresinin belirlenmesi ve aday nitelikleri gibi kurucu unsurların güncel yönetmelikle düzenlendiğini ifade eden Karahan, “Yönetmelik idari pratiklik sağlasa da, cemaat vakıflarımız için varoluşsal öneme sahip olan seçim meselesinin doğrudan üst norm olan kanun ile güvence altına alınması gerekir” dedi.

Seçimlerin yeniden aksama ihtimalinin, günden güne sayıları azalan azınlıklar için ihtiyaç duyulan dinamizmi yok ederek yönetimsel bir metal  yorgunluğuna neden olabileceği uyarısında bulunan Karahan, devlet ile azınlık cemaatleri arasındaki mevcut sıcak ilişkinin, seçim süreçlerine dair tam bir yasal güvence getirilmesini istedi.

Devletin idari kurumlarıyla ilişkilerinin mevcut durumuna da değinen Karahan, Vakıflar Genel Müdürlüğü, bölge müdürlükleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı silsilesi içinde son derece sağlıklı, yapıcı ve verimli bir diyalog yürüttüklerini sözlerine ekledi.

Asıl tehdit: Ekonomik nedenli nüfus kaybı

Vakıflar Meclisinde azınlıkların daha aktif temsilini sağlayan “Cemaat Vakıfları Temsilciliği”nin çok faydalı bir yenilik olduğunu hatırlatan Karahan, resmi verilere göre Türkiye’de 77 Rum, 54 Ermeni, 19 Musevi ve diğer gruplar olmak üzere toplam 167 cemaat vakfı bulunduğunu aktardı.

Azınlıklar içinde en kalabalık konumda olan Ermeni toplumunun sahip olduğu kilise, mezarlık, hastane ve eğitim vermeye devam eden 16 faal Ermeni okuluna dikkat çeken Karahan, kurumları bekleyen en büyük riskin demografik küçülme olduğunu belirtti.

Karahan durumu şu sözlerle özetledi: “Bu kurumlar için ileriye dönük en büyük endişe nüfus azalması olacaktır. Nüfus kaybı hukuki bir konu gibi görünmese de ileride hukuki sonuçlar doğurması kaçınılmaz. Vakıf yönetimi oluşturabilecek insanın kalmaması ve öğrenci sayılarının düşmesi, kurumların faaliyetsizleşmesi riskini barındırıyor.  İyimser yaklaşmak gerekirse henüz orada değiliz ancak bu sorunun ilk adımı maalesef ekonomiktir. Ekonomik altyapı tesis edilirse nüfus krizinin önüne geçilebilir, yöneticiler ile okullara öğrenciler bulunabilir. Uzun vadede bu adımların atılması, kurumlarımızın hukuki statüsünün sorgulanmasını engelleyerek varlıklarını sürdürmelerini garanti altına alacaktır.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.