Ateş Çatıkkaş
Yasalarla, yasaklarla ve hukukun işleyişiyle, sokağın gerçeği çoğu zaman uyuşmuyor. İstanbul Üsküdar’da geçen ay balık tutan bir kişinin yanına yaklaşan sokak kedisine tekme attığı anlar kameraya yansıdı. Tekmenin etkisiyle denize düşen kedinin çırpındığı görülürken, çevrede bulunan vatandaşların tepkisiyle şiddet sosyal medyada yayıldı. Olay, hayvanlara yönelik şiddetin hukuki karşılığını ve bu vakalarda verilen cezaların caydırıcılığını yeniden gündeme getirdi.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A maddesine göre ev hayvanı veya evcil hayvanı kasten öldüren kişiye 6 aydan 4 yıla kadar, hayvana işkence eden veya acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişiye ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Mevcut yaptırımların neden caydırıcı olmadığını anlatan Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Av. Tuğba Gürsoy, “Cezalar caydırıcı değil. Çünkü bu verilen cezalar; ertelenmesi, paraya çevrilmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün cezalar. Çok da dişe dokunur cezalar olmadığı için caydırıcı bir niteliği yok” ifadelerini kullandı.
Cezaların ağırlaştırılmasının tek başına çözüm olmayacağına da dikkat çeken Gürsoy, yüksek cezalara rağmen cinayet ve uyuşturucu gibi suçların işlenmeye devam ettiğini hatırlatarak, “Cezaları çok caydırıcı hale getirsek bile… Örneğin adam öldürme, cinayet diyelim veya uyuşturucu satmak, bunların cezaları yüksek. Buna rağmen gitgide artıyor, demek ki burada sadece cezaların caydırıcılığıyla ilgili değil, başka eksiklikler de var” diye konuştu.

Av. Tuğba Gürsoy
Sorunun toplumsal boyutuna dikkat çeken Gürsoy, özellikle sokak hayvanlarına yönelik düşmanlaştırıcı söylemlerin şiddeti normalleştirdiğini belirterek, “Sokak hayvanları için konuşacak olursak, hayvanlara yönelik bu kadar düşmanlığın yapılmasına müsaade edilmesi ve hayvanların nefret öznesi haline getirilmesi bütün bunların sebebi. Sadece cezaların caydırıcılığı diyemeyiz, dememeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.
Hayvanlara yönelik şiddetin yalnızca sokak hayvanlarıyla sınırlı kalmadığını da aktaran Gürsoy, “Eskiden bunları bu kadar çok görmüyorduk, bilmiyorduk, bu kadar da olmuyordu zaten. Ama şimdi gerçekten çok şiddetli bir şekilde arttı. Bırakın sokakta gördüğü kediyi köpeği tekmelemeyi, insanlar evinde yaşayan kediye bile artık musallat olmaya başladılar” sözleriyle yaşanan değişime dikkat çekti.
Kamera kayıtlarının hukuki süreçteki önemine ilişkin değerlendirmede bulunan Gürsoy, kamuya açık alanlarda hukuka uygun şekilde elde edilen görüntülerin delil niteliği taşıdığını söyleyerek, “Eyleme dair görüntü varsa, özellikle kamuya açık alanlardaki görüntüler hukuka uygun olarak elde edilmiş delil sayılacağı için başkaca bir delil aranmaksızın yargılanma ve cezalandırma için sebep oluyor” diye konuştu.
Üsküdar’daki olayda da görüntülerin bulunması, kedinin tekmelendiği ve denize düştüğü anların ortaya konulmasını sağladı.
Hayvanlara yönelik şiddet vakalarında soruşturmanın başlatılmasıyla ilgili soruna dikkat çeken Gürsoy, hayvanın sahibi olması, olayın suçüstü gerçekleşmesi ve olayın sonradan öğrenilmesi arasında farklılık bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Ya siz hayvanın sahibiyseniz şikâyetçi olabiliyorsunuz ya da suçüstü haliyse, yani orada bir kimse görüp şikâyetçi olabiliyor. Ama daha sonradan öğrendiğimiz konularla ilgili sadece il ve ilçe tarım müdürlükleri şikâyetçi olabiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı birimler her zaman şikâyetçi olmayabiliyor. Tarım müdürlükleri şikâyetçi olmazsa, bazı mahkemeler tarafından ‘dosya yetkilisince şikâyet edilmedi’ gerekçesiyle dosyalar kapatılabiliyor. Her mahkeme bunu uygulamıyor ama bu muhakeme şartına yasanın çıktığı dönemde de çok itiraz etmiştik. ‘Bunu yapamazsınız, bu çok engel olur şikâyet etmeye’ demiştik, maalesef bunu da yaptılar.“
Vatandaşların olayları yalnızca sosyal medyada paylaşmakla yetinmemesi gerektiği yönündeki görüşünü de paylaşan Gürsoy, “Mutlaka vatandaşların CİMER üzerinden bu şikâyetleri oluşturması veya adliyeye gidip savcılığa bildirimde bulunması önem arz ediyor. Çünkü birden fazla başvuru gittiğinde daha dikkatli inceleniyor” diye konuştu.
Son yıllarda hayvana yönelik şiddet vakalarında mahkemelerden farklı kararlar çıkabiliyor. İstanbul Sarıyer’de sahipsiz bir köpeğe işkence ettiği gerekçesiyle yargılanan Enes Çağrı K.’ye 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Dosyada köpeğe yönelik şiddet görüntüleri delil olarak yer aldı.
İstanbul Başakşehir’de ‘Cezve’ isimli kedinin işkence edilerek öldürülmesi davasında Burak Alan’a 3 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Mahkeme cezada indirim uygulamadı.
İzmir Seferihisar’da ‘Şila’ isimli köpeğin öldürülmesi davasında ise sanığa 4 yıl hapis cezası verildi ve mahkeme erteleme hükümlerini uygulamadı.
Farklı dosyalarda verilen kararlar, hayvana yönelik şiddet vakalarında ceza miktarının tek başına belirleyici olmadığını gösterirken, soruşturma sürecindeki uygulamalar ve toplumsal yaklaşım da tartışmanın bir parçası olarak öne çıkıyor. Gürsoy ise hayvanlara yönelik şiddetin önlenmesi için “Sadece cezaların caydırıcılığı diyemeyiz, dememeliyiz” diyerek, mücadelenin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
14230 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9101 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8584 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7047 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6559 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5490 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5224 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
14230 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9101 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8584 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7047 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6559 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.