Süreyya Sude Erdoğan
Antalya, fay haritasına göre batıya doğru deprem riskinin arttığı iller içerisinde bulunuyor. Bu bölgeler pek çok tarihi yapıya ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar deprem riskini, yalnızca fay hattına yakınlık üzerinden yorumlamanın doğru olmayacağını; yapının mevcut durumu, taşıyıcı sistemi, zemin özellikleri ve geçmiş restorasyonları da en az diri fay kadar önemli olduğunu vurguluyor.

9. Köy’ün sorularını yanıtlayan arkeolog Berrin Cesur bu bölgede; Patara Antik Kenti, Xanthos, Letoon, Myra Antik Kenti, Limyra, Arykanda, Olympos Antik Kenti ve Phaselis gibi önemli antik kentlerin bulunduğuna dikkat çekti. Cesur, kentlerde; tiyatrolar, tapınaklar, agora yapıları, Likya Mezar Anıtları, lahitler, ve erken dönem kiliselerinin yer aldığını belirterek, “Bu eserler, geçmişte yaşanan depremlerin izlerini taşıyan önemli arkeolojik belgelerdir” dedi.
Günümüzde bu yapıların ayakta olmalarının tamamen güvenli oldukları anlamına gelmeyeceğini belirten Cesur; özellikle sütunlu yapılar, Phaselis Su Kemerleri , tonozlar ve kısmen ayakta kalan duvarların güçlü depremlerde risk altında olduğuna işaret etti.
Cesur, Antalya’daki antik kentlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda kazı ekipleri, üniversiteler ve koruma uzmanları tarafından düzenli belgeleme, restorasyon ve yapısal izleme çalışmalarının yürütüldüğünü belirtti. Son yıllarda dijital belgeleme gibi teknolojiler sayesinde yapıların durumunun daha ayrıntılı takip edilebildiğini vurgulayan Cesur, şu görüşleri dile getirdi:
“Antalya çok geniş bir kültürel mirasa sahip olduğu için tüm eserlerin aynı düzeyde ve aynı sıklıkta izlenmesi her zaman mümkün olamamaktadır. Bu nedenle özellikle deprem riski yüksek alanlardaki anıtların periyodik olarak kontrol edilmesi ve koruma çalışmalarının sürekliliğinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.”

Kübra Yayla
Restoratör Kübra Yayla ise en yüksek riskin bakımsız kalmış taşıyıcı sisteminde bozulmalar bulunan, özgün malzemesi zarar görmüş veya bilinçsiz müdahaleler yapılmış tarihi yapılarda olduğunu belirtti: “Özellikle yığma sistemli yapılarda zamanla oluşan malzeme kayıpları deprem performansını olumsuz etkileyebilir.“
Uzmanlar tarihi yapıların güçlendirilmesinin bilimsel yöntemlerle, koruma ilkelerine uygun şekilde yapılması konusunda hemfikir.
Yayla, “Amaç yapının özgün kimliğini değiştirmek değil, taşıyıcı sistemini güvenli hale getirmektir. Doğru projelendirilmiş güçlendirme uygulamaları, deprem performansını önemli ölçüde artırabilir” görüşünü dile getirdi.
2023 Kahramanmaraş depremlerinin, tarihi yapıların afetlere karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösterdiğini söyleyen Cesur, örnek olarak Hatay Arkeoloji Müzesi’ni örnek gösterdi. Cesur, “Antalya’da benzer kayıpların yaşanmaması için öncelikle tüm tarihi yapıların deprem risk analizleri güncellenmeli ve bilimsel esaslara uygun koruma planları hazırlanmalı” diye konuştu. Antalya Kaleiçi Sur duvarlarına dikkat çeken Cesur, yapısal sağlık izleme sistemlerinin kurulması, çatlaklar ve deformasyonların düzenli olarak takip edilmesi önerisinde bulundu.
Arkeolog Cesur; yapıları koruma anlayışının yalnızca deprem sonrasında değil, deprem öncesi risk azaltma çalışmalarına odaklanılmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından en etkili yaklaşım olduğunu belirtti: “Antalya’nın sahip olduğu eşsiz tarihi miras, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de ortak değeridir. Bu nedenle bilimsel koruma, düzenli izleme ve afet odaklı planlama çalışmaları, tarihi yapıların gelecek kuşaklara güvenle aktarılabilmesi için vazgeçilmez bir gerekliliktir.“
Restoratör Yayla, gerektiğinde yapılacak restorasyon ve güçlendirme uygulamalarında yapının özgün kimliğini korumanın temel ilke olması gerektiğine dikkat çekerek, şu uyarılarda bulundu: “Müdahaleler mümkün olduğunca minimum seviyede tutulmalı, yapının karakterini değiştirecek uygulamalardan kaçınılmalıdır. Amaç tarihi yapıyı yeniden inşa etmek değil, mevcut değerlerini koruyarak gelecek nesillere güvenle aktarabilmektir.“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13448 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9071 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8566 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7042 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6551 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5483 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5216 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13786 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8930 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8381 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6285 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4783 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.