DOLAR 47,2222 0.07%
EURO 53,9245 0.17%
ALTIN
Ankara
25°

AÇIK

İki sporun, iki ruhun birleşimi: Atlı okçuluk
  • 9.Köy
  • Spor
  • İki sporun, iki ruhun birleşimi: Atlı okçuluk

İki sporun, iki ruhun birleşimi: Atlı okçuluk

Binicilik antrenörü Sümeyye Kınacı, ata yadigarı atlı okçuluk sporunun hem fiziksel hem de zihinsel faydalarını anlattı. Pandemi döneminde tekvandodan bu spora yönelen Kınacı, iki farklı bedenin tek bir ruh haline geldiği atlı okçuluğu "çağımızın vazgeçilmezlerinden biri" olarak nitelendiriyor.

ABONE OL
21 Temmuz 2026 10:42
İki sporun, iki ruhun birleşimi: Atlı okçuluk
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Didem Çam

Atlı okçuluk günümüzün ilgi çekmeye başlayan spor dallarından biri.

İnsanın kendisine yapabileceği en büyük iyiliğin bir canlı ile doğada vakit geçirmek olduğunu belirten antrenör Sümeyye Kınacı, atlı okçuluk için “Çağımızın vazgeçilmez sporlarından biri diyebilirim” diyor.

Bir yandan binicilik, bir yandan okçuluk…

“Atlı okçuluk için iki sporun birleşimi diyebiliriz. Aynı zamanda iki ruhun birleşimi de diyebiliriz” diyen binicilik antrenörü Kınacı, bu sporun fiziksel ve zihinsel faydalarından bahsetti.

Atları da sporcu gibi değerlendirdiklerini ifade eden Kınacı, şunları kaydetti: “İki farklı beden, iki farklı psikoloji var işin içerisinde. Atları da bir sporcu olarak değerlendiriyoruz. Onların antrenmanına, ruh haline, beslenmesine dikkat ediyoruz. Aynı şekilde, nasıl biz sporcular destek takviyeler alıyorsak, atlar için de destek takviyeler sağlıyoruz. Onlar bizden bir parça çünkü.”

Sümeyye Kınacı

“Ruhumu orada bulduğumu hissettim”

Atlı okçuluk sporuna ilgisinin 2020 yılında pandemi sürecinde başladığını belirten Kınacı, yaşadığı süreci şöyle anlattı:

Öncesinde tekvandoyla ilgileniyordum. Pandemide salonların kapanmasıyla beraber doğada bir aktivite arayışına girdim ve atla tanıştım. Atın üzerinde ok atanları izledikçe onlarla ayrı bir gurur duydum. Ruhumu orada bulduğumu hissettim. Tarihimi, kökenimi hatırlayıp bu duygularda kendimi buldum. Şu anda da tarihimizden ve atalarımızdan miras olan bu sporu büyük bir tutkuyla sürdürmenin mutluluğunu yaşıyorum.”

Atlı okçuluğun fiziksel faydalarına değinen antrenör Kınacı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fiziksel olarak postür düzeltmede birebir. Ayrıca birçok kasımızı atın üzerinde çalıştırabiliyoruz. Günlük hayatta iç bacaklarımızı kullanabildiğimiz alan yok. Sadece spor salonlarında belirli aletlerde yapmamız gerekiyor ama yine de tek düze bir hareket oluyor. Atın üzerinde; onun aksiyonu, ritmi, anlık vereceği tepkilere yönelik, bacaklarınızı ona göre yönlendiriyorsunuz ve derin kaslarınız çalışıyor. Birçok kasınız güçleniyor.”

Psikolojik faydaları saymakla bitmiyor

Bu sporun psikolojik etkilerini anlatmakla bitiremem” diyen Kınacı, atlı okçuluğun kişilerde düşünme, karar verme ve reaksiyon hızını artırdığına dikkat çekti.

Beynin dinlenmeye, mola vermeye ihtiyacı olduğunu söyleyen Kınacı, “Beyninizi ne kadar susturmaya çalışırsanız çalışın, bu durum bazen imkansız hale geliyor ve birçok kez de başaramıyoruz. Çünkü beyin, arka planda sürekli çalışıyor. Ama ata bindiğiniz anda düşünme şansınız yok bir kere. Beynin istediği molayı, kesinlikle atın üzerinde verebiliyorsunuz” dedi.

Bu spor için çağımızın vazgeçilmezlerinden biri diyebilirim” diyen antrenör Kınacı, şöyle devam etti:

Öğrencilerimden, ‘Ata bindiğim an dünyayla bağlantım kesiliyor’ cümlesini sıklıkla duyuyorum. Çünkü o an rüzgarı hissediyorsun. O güçlü canlının seninle bir bütün olduğunu anlayabiliyorsun. O bütünlüğü hissettiğinde, ‘Bu dünyada değilim, bu dünyanın insanı değilim herhalde’ demeye başlıyorsun. At, sana onu hissettiriyor. İki bedenin bir ruh olması, seni dünyadan kopartan bir şekle bürünüyor. Çünkü başka bir şey düşünemiyorsun. Onun aksiyonu, ritmi, onun ruhuyla hareket ediyorsun. Ata bindiğiniz an, dünyanın stresi, yaşadığınız zorlukların hepsi geride kalıyor. Tamamen bir terapi şekline gelmiş oluyor. Bu spor için çağımızın vazgeçilmezlerinden biri diyebilirim.”

“Tarihimizle ilgili bilinçaltımız uyanmaya başladı”

At, özgürlüğün ve gücün sembolü” diyen Sümeyye Kınacı, “Ata yadigarı olan bir canlı ve bir spor. Zaten ruhumuz, özümüz bu. Biz bu şekilde büyümüşüz, bu şekilde yetişmişiz, zamanında bu şekilde vatanımızı savunmuşuz. Bir insanın hayatında kendisine yapabileceği en büyük iyilik, bir canlıyla vakit geçirmek, doğada vakit geçirmek. Doğaya dönmek demek, kendine, özüne dönmek demek. Bir canlıya dönmek, empati yeteneğinizi fazlasıyla geliştiriyor diyebilirim” şeklinde konuştu.

Atlı okçuluğa ilginin yoğun olduğunu da vurgulayan Kınacı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık tarihimizle ilgili bilinçaltımız uyanmaya başladı. Bu çok güzel bir duygu. Ankara’da ilgi gün geçtikçe artmaya başladı. Aslında sadece Ankara değil, birçok il ve ilçemizde bu spora yoğun talep var. Gelenekselliği ve moderni birleştirerek çalışmalar yapıyoruz. Eğitim almak isteyen kişiler, bizlere sosyal medya üzerinden ulaşabilir.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.