Savaş Abi
Türkiye’de kadına yönelik şiddet içeren diziler giderek yaygınlaşırken, bunun olumsuz etkileri ise tüm toplumu sarıyor. Uzman Psikolojik Danışman Ferhat Men, aşiret dizilerindeki şiddet sahnelerinin toplumsal algıyı etkilediğini ve tekrar eden görüntülerin duyarsızlaşmaya yol açtığını belirtti.
Türkiye’de son dönemde özellikle aşiret temalı dizilerde kadına yönelik şiddet sahnelerinin artması kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor. Neredeyse her gün bir kadının şiddet sonucu hayatını kaybettiği bir gündemde ekranlarda şiddetin nasıl sunulduğu yeniden sorgulanıyor.
Uzman Psikolojik Men, kitle iletişim araçlarında şiddetin gösteriminin günümüzün en büyük iletişim sorunlarından biri olduğunu belirterek medyada şiddet içerikli sahnelere sık rastlanmasının sorunun sıradanlaşmasına yol açtığını ifade etti.

Ferhat Men
Men, geleneksel toplumlarda töre ve hiyerarşinin belirleyici olduğunu hatırlatarak, namus kavramının çoğu zaman kadının bedeni ve toplumsal rolü üzerinden tanımlandığını söyledi.
Men, ayrıca dizilerin bu kavramları sorgulamak yerine dramatik motif olarak kullanmasının şiddetin önlenmesi açısından sağlıklı sonuçlar doğurmadığını belirtti.
Televizyon ve dijital platformlarda şiddet sahnelerine sık maruz kalmanın psikolojik etkilerine değinen Men, tekrar eden şiddet görüntülerinin zamanla duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyledi. İlk izleyişte rahatsızlık ve empati uyandıran sahneler tekrarlandıkça olağan bir durum gibi algılanabiliyor. Men bu sürecin psikolojide “duyarsızlaşma” olarak tanımlandığını belirtti.
Men, şiddetin dramatik unsur olarak sıkça kullanılmasının özellikle çocuklar ve gençler üzerinde daha derin etkiler bıraktığını aktardı ve şöyle konuştu: “Kimlik ve değer sistemi gelişim sürecindeki bireyler gördüklerinden etkilenir. Eğer şiddet güçlü ve cezalandırılmayan karakterler üzerinden sunulursa genç izleyiciler güç ile şiddet arasında bağ kurabilir.”
Men, ayrıca sevgi ile şiddetin aynı hikâyede romantize edilmesinin sağlıksız ilişki algısı oluşturabileceğini, travmatik sahnelerin çocuklarda kaygı, korku ve güvensizlik duygularını artırabileceğini ve güvenlik algısını zedeleyebileceğini sözlerine ekledi.

Men, medyanın tek başına bir kişiyi şiddet uygulayan birey hâline getirmediğini vurgularken, bununla birlikte mevcut risk faktörleri olan bireylerde şiddeti meşrulaştırıcı bir zemin oluşturabileceğini belirtti ve algı düzeyindeki etkilerin davranışa yansıyabileceğini söyledi. Toplumsal tepkinin zayıflaması, empatinin azalması ve öfke anında şiddete başvurma ihtimali dolaylı sonuçlar arasında yer alıyor.
Aşiret dizilerinde kadın karakterlerin çoğu zaman şiddete maruz kaldığını ve çevresindeki karakterlerin müdahale etmediğini ifade eden Men, bunun gerçek hayattaki “kol kırılır, yen içinde kalır” anlayışıyla paralellik gösterdiğini söyledi. Men’e göre diğer karakterlerin sessiz kalması şiddetin onaylanabilir bir davranış gibi sunulmasına zemin hazırlıyor.
Men, sosyal öğrenme yoluyla izleyicilerin karakterleri rol model alabileceğini ve bunun şiddet davranışlarının benimsenmesine yol açabileceğini de belirtti.
Medya içeriklerinde kadına yönelik şiddetin dramatik araç olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Men, şiddetin estetikleştirilmemesi ve romantize edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Şiddetin sonuçlarının açıkça gösterilmesinin önemli olduğunu belirten Men, mağdur karakterlere çözüm sunulmadığını ve şiddet uygulayan karakterlerin yeterince cezalandırılmadığını da ifade etti.
İçerik uyarıları ve yaş sınırlamalarının ciddiyetle uygulanması gerektiğini dile getiren Men, medyanın güçlü bir modelleme alanı olduğunu ve özgürlük kadar sorumluluk da taşıdığını sözlerine ekledi.
Son olarak Men, şiddetin ekranda nasıl sunulduğunun yalnızca bir senaryo tercihi olmadığını, toplumsal ruh sağlığını ilgilendiren bir mesele olduğunu belirtti. Medyanın şiddetin anlamını ya yeniden ürettiğini ya da dönüştürdüğünü ifade eden Men, amaçların reyting değil toplumsal bilinç olması gerektiğini sözlerine ekledi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7827 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7214 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6747 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6358 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4997 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4893 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4723 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7827 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7214 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6747 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6358 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4997 kez okundu