Fatma Polatcan
Tarihi ve kültürel zenginliğiyle dikkat çeken Van; Akdamar Kilisesi’nden Hoşap Kalesi’ne, Eski Van Şehri’ndeki cami ve
türbelere kadar hem Hristiyan hem de Müslüman inançlarına ait birçok önemli yapıyı barındırıyor. Ancak bu güçlü mirasa rağmen kent, inanç turizmi konusunda geri planda kalıyor.
9. Köy’e konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neşe Coşkun Özturan, Van’ın farklı inançlara ait yapıları aynı coğrafyada barındıran nadir şehirlerden biri olduğuna dikkat çekti. Özturan, “Müslümanlara ait türbelerin yanı sıra,
Hristiyanlara ve hatta pagan kültürlere ait izler Van’da iç içe geçmiş durumda. Ancak birçok türbenin yerini dahi bilmiyoruz. Bu da kültürel belleğin giderek silindiğini gösteriyor” dedi.

Van Kalesi’nin sadece Urartu dönemine değil, aynı zamanda İslami dönemlere de ait türbeleri barındırdığını hatırlatan Özturan, 1900’lü yıllarda kalede bulunan bir Melami şeyhine ait türbenin bugün artık yerinde olmadığını vurguladı. Kentin bu tür değerlerini kaybettiğini belirten Özturan, “Van çok güzel şeyler hak ediyor. İnsanlarımızın da kendini daha iyi hissedebileceği, nefes alabileceği alanlar oluşturmak adına inanç turizmi canlandırılmalı” diye konuştu.

Turizmci Murat Beyaz da, Van’ın üç semavi dine ev sahipliği yapmış önemli bir coğrafya olduğunu ancak bu potansiyelin görünür kılınamadığını ifade etti. Kentte hem Yahudi hem Hristiyan hem de Müslüman mirasın bulunduğunu hatırlatan Beyaz, “Van’da geçmişte Yahudiler, Ermeniler ve Müslümanlar bir arada yaşadı. Ancak bu miras konuşulmuyor, tanıtılmıyor. Özellikle inanç turizmi alanında neredeyse hiçbir çalışma yapılmıyor” görüşünü dile getirdi.
Beyaz, inanç turizminin yalnızca geçmiş yapılarla değil, ibadetle de ilişkilendirilmesi gerektiğini vurguladı: “Akdamar Kilisesi bir ibadet merkeziydi ama bugün sadece müze olarak sunuluyor. İnsanlar inançla bağ kurabilecekleri mekanlar görmek istiyor. Van’da ise fiziki yapılar ya yok olmuş ya da işlevsiz hale gelmiş.”
Van’a her yıl Ermenistan’dan gelen Viktorya Hakobyan, bu topraklarla güçlü bir duygusal bağ kurduğunu vurguladı. “Benim için
Van sadece tarihi değil, manevi anlamı da büyük bir yer” diyen Hakobyan, Akdamar Kilisesi’nin inanışları için önemine dikkat çekti
ve ekledi: “Buraya sadece gezmek için değil, hissetmek için geliyorum. Ancak kilisenin sadece müze gibi sunulması bizi üzüyor. İnanç turizmi sadece yapı göstermek değil, o ruhu da yaşatmaktır.”
Van’a İstanbul’dan gelen Ali Gök, gezmek için bazı yerleri zar zor bulduklarını ifade etti. İlk kez geldiği Van’ı “etkileyici bir şehir” diye tanımlayan Gök, tarihi eserlere yeterince önem verilmemesinden. şikayet etti: “Ama türbeler hakkında çok az bilgi var. Yerini bile zor bulduk. Yöre halkı bu yerleri çok anlatmıyor ya da tanıtmıyor gibi geldi. Oysa doğru rehberlikle bu yerler daha anlamlı hale gelebilir.”

1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10255 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8977 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8510 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7010 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6524 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5412 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5182 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10255 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8977 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8510 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7010 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6524 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.