Adilcan Özdemir
Muğla’nın Kavaklıdere ilçesine bağlı Çatak Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 300 yıllık Huytu Su Değirmeni, teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde hâlâ suyun gücüyle çarklarını döndürmeye devam ediyor. Dededen toruna aktarılan bu kadim üretim geleneği, hem bölge kültürünün yaşamasına katkı sağlıyor hem de doğal üretimin simgesi olmayı sürdürüyor.
Değirmenin taş ve ahşap yapısı, yıllara rağmen ayakta kalmış; çatısındaki kırmızı kiremitler ve çarkların çevresindeki doğal bitki örtüsü, köyün tarihi dokusuyla bütünleşiyor. Ziyaretçiler, değirmenin bulunduğu alanı sadece üretim alanı olarak değil, aynı zamanda doğayla iç içe bir tarih müzesi olarak da tanımlıyor.
Göktepe Çayı’ndan alınan su, taş kanallardan geçerek değirmenin dev çarklarına yönlendiriliyor. Tonlarca ağırlıktaki taşların yüzyıllardır aynı yöntemle döndürülmesi, hem doğal üretimin hem de köklü bir geleneğin simgesi olarak dikkat çekiyor. Özellikle yaz aylarında su debisinin azalmasıyla çarkların hızı düşse de mekanizma durmuyor; bu da değirmenin asırlardır süren dayanıklılığını gösteriyor.
Değirmenin işletmecisi Sabri Yılmaz, değirmenciliğin 3 asırdır sürdürülen bir gelenek olduğunu anlatıyor: “Bu değirmen yaklaşık üç asırdır ayakta. Babamdan devraldım, dedemden önceki kuşaklar da burada çalışmış. Tahılımızı suyun gücüyle öğütüyoruz hem doğal hem de ata yadigârı bir yöntemle üretim yapıyoruz. Kışın soğuk, yazın sıcak fark etmez; çarklarımız suyla dönmeye devam eder. Bu sadece bir iş değil, bizim tarihimiz.”

Değirmenin tarihi ve doğal dokusu, yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Fotoğraf ve video meraklıları, dönen çarkları, taş kanalları ve suyun doğal sesiyle eşsiz kareler yakalayabiliyor. Sabri Yılmaz, ziyaretçilerin ilgisinden memnun olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Turistler buraya gelir, çarkların dönüşünü izler, fotoğraf çeker. Bazen çocuklarını getirirler; onlara da bu geleneği anlatmak isteriz. Bu değirmen hem üretimi hem kültürü hem de doğayı bir araya getiriyor.”
Huytu Su Değirmeni, geçmişten günümüze taşınan gelenekleriyle adeta zamanın tanığı. Sabri Yılmaz, “Çocuklarımız da burayı görsün, bu sesi duysun istiyorum” diyor. Taşlar, su ve tarih burada birleşiyor. Hem doğal üretim hem de kültürel miras açısından eşsiz bir örnek olarak, bölgenin yaşayan tarihini gözler önüne seriyor.
Ziyaretçiler için değirmenin çevresi ayrıca piknik ve kısa doğa yürüyüşleri için ideal bir alan sunuyor. Küçük göletler, akan su ve yemyeşil doğa ile çevrili mekan, fotoğraf ve video çekimleri açısından eşsiz bir görsellik sağlıyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7893 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7426 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6756 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6367 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4999 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4907 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4736 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7893 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7426 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6756 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6367 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4999 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.