Burak Avcı
Sosyal medyada masalsı manzaraları ve nostaljik vagonlarıyla romantik bir gezi rotası olarak öne çıkan Doğu Ekspresi, hattı zorunlu ulaşım için kullanan yolcular açısından farklı bir deneyim sunuyor. Turistik Doğu Ekspresi’nin yüksek bilet fiyatlarına karşılık klasik Doğu Ekspresi, daha ekonomik olması nedeniyle özellikle dar gelirli yolcular tarafından tercih ediliyor. Ancak hatta yaşanan rötarlar, teknik aksaklıklar, hijyen ve konfor sorunları yolculuğu zorlaştırıyor.
Normal tarifeye göre saat 10.27’de Ankara’ya varması planlanan trenin ancak 12.15’te başkente ulaşabilmesi ise bu hatta gecikmelerin artık bir istisna değil, olağan bir yolculuk rutini haline geldiğini açıkça gösteriyor. Otobüs biletlerinin neredeyse üçte biri fiyatına seyahat edebilmek için bu hattı tercih eden dar gelirli yolcular için ise her sefer, belirsizliklerle dolu bir zaman mücadelesine dönüşüyor.
Gecikmelerin ve teknik aksaklıkların gölgesinde devam eden yolculukta, kompartımanlarda yükselen en büyük ortak şikâyet ise sefer saatlerindeki belirsizlik ve konfor yetersizliği. Hattı işi gereği haftada iki kez kullanan ve ismini vermek istemeyen 33 yaşındaki bir erkek yolcu, trenin ekonomik cazibesi ile yaşattığı zorluklar arasındaki tezatı şu sözlerle özetliyor:
“İliç’ten Çetinkaya’ya işim için gidiş gelişlerde bu treni haftada iki kez kullanıyorum. Otobüsle gidecek olsam biletler 1100 TL tutuyor, bu tren ise 285 TL; ekonomik yönden tek avantajlı seçenek olduğu için tercih ediyorum. Zaman kısıtlaması olmayanlar için tren güzel bir seçenek olabilir ama bu hatta zaman kavramı tamamen yok; tren her saatte duruyor ve normal saatinde asla gelmiyor. Zamanında gelmesi gerekirken saatler şaşıyor, genellikle 1-2 saatlik gecikmeler yaşanıyor. İçeride hijyen ve ısı koşulları yetersiz; klimalar çalışmıyor ve görevliler yolcuları dinlemiyor.”
Sefer saatlerindeki bu belirsizlik, yolcuların günlük programlarını ve seyahat tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Örtülü kuşetli vagonlarda yer bulamadığı için yolculuğunu pulman koltuklarda tamamlamak zorunda kalan Ömür Aktaş (46) da, vagonlardaki fiziksel yetersizlikler, hijyen sorunları ve rötarlardan şikayetçi:
“İliç’ten bindiğimiz için bu treni doğrudan bir ulaşım aracı olarak kullanıyorum ama yolculuk oldukça zorlu geçiyor. Trende hijyen koşulları çok kötü; tuvaletler kesinlikle yeterli değil, musluk sisteminin acilen değişmesi gerekiyor. Tren genel olarak yeterli bir donanıma sahip değil; ışıklandırmaların düzeltilmesi ve restoran bölümünün daha iyi bir hale getirilmesi şart. Bugün tren İliç’e vaktinde geldiğinde şaşırdım çünkü normalde gecikmelere alışkınız; artık saate hiç takılmıyorum, vaktinden erken gitmeyeceğine eminim.”
“Ben çocukluğumdan bu yana Doğu Ekspresi’ne ayrı bir sevgi besliyorum. Benim için bu yolculuk bir noktadan bir noktaya gitmekten öte, doğrudan bir gezme ve keşfetme amacı taşıyor. Zaten bu trenin asıl olayı ve ruhu da yavaşlığında saklı. Turistik Doğu Ekspresi biletleri pahalı hale geldi; klasik tren biletleri ise herkes için çok daha ekonomik ve ulaşılabilir. Ancak hizmet boyutunda aksaklıklar var. Özellikle hijyen konusu oldukça sıkıntılı; tuvaletlerin kesinlikle daha düzenli ve titiz bir şekilde temizlenmesi gerekiyor. Vagonlardaki klimalar çalışmadığında içeride büyük bir hava ve sıcaklık problemi yaşanıyor.”
Vagon içindeki aksaklıkların yanı sıra hattın en belirgin problemlerinden biri de ara istasyonlardaki kurumsal yalnızlık. Özellikle ilçe garlarında bilet gişelerinin kapalı olması ve bilgi verecek bir istasyon şefinin dahi bulunmaması, seferleri zorunlu olarak kullanan bölge halkını mağdur ediyor.
Yozgat Şefaatli’den Ankara’ya gitmek üzere trene binen Akif Güzel diğer ulaşım araçlarının pahalılığı yüzünden demiryolunu tercih ettiğini belirterek ilçedeki sahipsizliğe dikkat çekiyor: “Ancak ilçemizde ne bilet alabileceğimiz bir acente var ne de danışabileceğimiz bir istasyon şefi. Teknoloji çağındayız; trenin nerede olduğu ve ne zaman geleceği sisteme düzgünce işlenebilir, yolcular mağdur edilmeden bilgilendirilebilir.”
Aynı güzergâhı yılda 5-6 kez kullanan düzenli yolculardan Ferhat Erdal da benzer bir sitemle kurumsal boşluğun altını çiziyor: “Bu hatta yaşadığımız en büyük problem, bindiğimiz istasyonda istasyon şefi veya danışabileceğimiz tek bir yetkilinin dahi bulunmaması. Maddi açıdan bakınca bu tren bizim için hem bir zorunluluk hem de çok ucuz bir seçenek. Ancak tehir durumunda veya bilgi almak istediğimizde istasyonda derdimizi anlatacak resmi bir muhatap göremiyoruz.”
(Tüm aksaklıkların ve rötarların ötesinde, Doğu Ekspresi penceresinden akıp giden eşsiz Anadolu coğrafyası yolculara eşlik etmeye devam ediyor.)
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
11268 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9029 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8534 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7022 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6535 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5428 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5197 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
11268 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9029 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8534 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7022 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6535 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Gerçek bir haber olmuş eline sağlık, umarım mesaj gerekli yerlere ulaşır.
Çok güzel bir haber olmuş bravo