DOLAR 43,2980 0.05%
EURO 50,8409 0.16%
ALTIN 6.778,542,43
Ankara

KAPALI

Limon bahçeleri sanayi bölgesine dönüştü, mahalleli tepkili: “Kimyasala maruz kalıyoruz, kanser olduk”
  • 9.Köy
  • Genel
  • Limon bahçeleri sanayi bölgesine dönüştü, mahalleli tepkili: “Kimyasala maruz kalıyoruz, kanser olduk”

Limon bahçeleri sanayi bölgesine dönüştü, mahalleli tepkili: “Kimyasala maruz kalıyoruz, kanser olduk”

Mersin’de Toroslar ve Akdeniz ilçelerinin sınırında kalan mahallelerde 1. sınıf sanayi üretim tesisleri ve konut alanları iç içe geçerken, mahalle adeta küçük bir organize sanayi bölgesini andırıyor. Mahalle sakinlerinden Azmiye Çeviker, "Sürekli kimyasal dumanına maruz kalıyoruz. Kanser olduk" diyerek isyan ediyor.

ABONE OL
4 Eylül 2025 10:03
Limon bahçeleri sanayi bölgesine dönüştü, mahalleli tepkili: “Kimyasala maruz kalıyoruz, kanser olduk”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yüsra Batıhan

Mersin’de Akdeniz ve Toroslar ilçelerinin sınırında kalan Yalınayak ve Şevket Sümer Mahallelerinin bir kısmında sanayi ve yaşam alanlarının iç içe geçmesi uzun süredir insan hayatını tehdit eden boyutlara vardı. Organize sanayi bölgesinden yayılan zararlı kimyasalların insan sağlığını tehdit ettiğini belirten mahalle sakinleri, “Sürekli kimyasal dumana maruz kalıyoruz, kanser olduk” sözleriyle tepkilerini dile getiriyor.

2000’li yılların başında söz konusu bölgede yalnızca konut, okul, park ve küçük ve sanayi tipi olmayan işletmelere imar izni verilirken, 2000’li yılların ortalarına doğru ruhsatsız açılan işletmelerin hızla yayıldığı bu alan bugünlerde minik bir organize sanayi bölgesini andırıyor. Başta ruhsatsız açılan işletmelerin bir kısmı zamanla ruhsat alsa da, kimi işletmeler ise ruhsatsız bir biçimde çalışmaya devam ediyor. Tabi bu süreçte, bölge konut alanı iken evlerini burada inşa eden yurttaşlar zamanla küçük bir organize sanayi bölgesine dönüşen bu alanda yaşamaya çalışıyor.

Geri dönüşüm, kumlama, plastik üretim tesisleriyle konut alanları iç içe

Ağır kanser hastası Azmiye Çeviker, bu yurttaşlardan yalnızca biri. 2000 yılında burada konut yapmak üzere imar izni alan ve mahallenin ilk sakinlerinden olan Çeviker’in evi bu tarihte limon ve portakal bahçeleriyle çevriliyken şimdilerde ise beton, geri dönüşüm ve plastik üretim işletmeleriyle çevrili. Öyle ki Çeviker’in evinin kapısına doğru ilerlediğimizde sağında, 2 adımlık mesafede lazer kesim ve kumlama, önünde geri dönüşüm tesisi ve hurda tesisi, solunda çelik tasarım üretim tesisi ve plastik kasa üretim fabrikası yer alıyor. Bununla birlikte, bölgede bu gibi işletmelere ruhsat verildiği tarihlerde 8 bloklu ve 4 katlı bir site inşası olmak üzere pek çok konuta da inşaat ve ruhsat izni verildi.

Evlerini inşa ettiklerinde bölgenin portakal ve limon bahçelerinin arasında yer alan 8-10 evden ibaret olduğunu söyleyen Çeviker, “80’i yıllarda buralara konut imar planı geldi. Bize ‘karşınıza lise yapılacak’ dediler. ‘Sağlık ocağı, spor sahası yapılacak’ dediler. Sonra bir baktık ki bir ‘Doğa Beton Fabrikası’ şaibeli bir şekilde geldi. ‘Burayı depo yapacağız’ dediler, karşımıza bir duvar çevirdiler. Bir baktık içeride beton üretimi yapılıyor. Sonra da zamanla çoğaldı bunlar” diyor.

“Buraların kapatılması için üst yazı gönderildi ama kapatmıyorlar”

Granit ham maddesi, plastik, bakır yakma gibi ağır sanayi işlemleri yapan işletmelerin defalarca mühürlendiğini söyleyen Çeviker, mühürlerin ise defalarca kırıldığını veya kaldırıldığını dile getiriyor. Pek çok işletmenin halen ruhsatsız çalıştığını ve halk sağlığını tehlikeye attığını dile getiren Çeviker, yaşadıkları sıkıntıları şöyle anlatıyor:

Hurdacı evimizin dibinde. Hiç kesilmeyen bir hurda kırma sesi, gürültü var. Büyükşehir Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı’ndan defalarca kez gelip desibel ölçümü yapıldı. Firmalara ağır cezalar verildi. Buranın kapatılması yönünde üst yazı gönderildi ama Toroslar Belediyesi burayı kapatmıyor. Hala bu hurda kırma makinelerini ruhsatsız, kaçak, konut parseli üzerinde çalıştırıyorlar.

Azmiye Çeviker

Kanserin nedeni inorganik maddeler

Çeviker, 5 yıldır kanserle mücadele ediyor. Doktor raporlarında kanserin nedeninin inorganik maddeler olduğu belirtilirken, Çeviker, 25 yıldır soluduğu kimyasal toz ve dumanın buna neden olduğunu dile getiriyor. Tüm taleplerine rağmen bölgede bir hava kalitesi ölçümünün yapılmadığına dikkat çeken Çeviker, “Ben ağır kanser hastasıyım. Gürültüden, tozdan evimde oturup dinlemiyorum” diyor.

Çeviker’in evinin her balkonunda, her cam kenarında yakındığı tozu görmek mümkün. Oğlunun çalıştırdığı süpürge makinasının haznesi de bu tozlarla, çimento parçacıklarıyla doluyor. “Biz buraya ilk taşındığımzda buralar portakal kokardı. İnsanlar buraya pikniğe gelirdi” diyen Çeviker, şimdilerde ise plastik yakılması sonucu açığa çıkan kokudan dert yanıyor. Firmaların gece-gündüz dinlemeden çalıştığını söyleyen Çeviker, şu sözlerle yetkililere sesleniyor:

Sürekli kimyasal dumanlarına maruz kalıyoruz. Kanser olduk. Yeter artık. Sürekli sabırlı ol diyorsunuz ama sabrımız taştı. Çıldırma derecesine geldik. Bunlar granül hammaddesi yakarak plastik kasa üretiyorlar. Kumlama yapıyorlar. Hepsini kapatın. Burası konut alanı. Bir an önce bunların buradan derhal kaldırılmasını, kapatılıp çıkarılmasını istiyoruz

Hıdır Berk

“Ruhsatlar kanuni değildi”

Toroslar Belediye Meclisi Üyesi Hıdır Berk de uzun süredir bölgeye ilişkin çalışmalar yürütüyor. Bölgenin Toroslar Belediyesi yetkisinde olan kısmında imar planı kapsamında konut ve küçük işletmelere izin verildiğini söyleyen Berk, Akdeniz Belediyesi yetkisindeki kısmında ise imar planının tamamen 3’üncü sınıf (sanayi sınıfına girmeyen tesisler) kentsel çalışma alanı olduğuna işaret ediyor. İşletmelerin 3. sınıf adı altında Akdeniz, Toroslar ve Mersin Büyükşehir Belediyelerine ruhsat başvurusunda bulunduğunu dile getiren Berk, şöyle devam ediyor:

Zamanla buralardaki işletmeler alanlarını genişletti. Buralarda plastik, granül yakılır hale geldi. Hiçbir belediye görevini yapmadı ve bunlar bir şekilde ruhsat aldı. Öte yandan da insanlar sağlığından oldu. Ama bu ruhsatlar kanuni değildi. 3’üncü sınıf diye bir işletme açılmış ama 1. sıınıf sanayi niteliğinde bir işletmeye dönmüştü. Çözüm olarak da günübirlik cezalar kesiliyordu. Ama öte yandan insanlar sağlığından oluyordu. Orada insanların hayatları söz konusu. Orada kanser olan insanlar var. Hayatları bunu bununla mücadele etmekle geçti. Ben Azmiye Ablayı her gördüğümde bu konuya bugüne değin bir çözüm bulunamadığı için utanıyorum

“Burası artık konut alanı”

Burada yaşanan ihlalleri ve kayıpları mahallelilerle görüştüklerini söyleyen Berk, yürüttükleri çalışmalar sonucunda bölgenin lejantını değiştirerek bir çözüme ulaştıklarını dile getirdi. Bölgeye konut imar planı getirdiklerini söyleyen Berk şu görüşleri dile getiriyor:

İnsan sağlığını zedeleyecek herhangi bir işletmenin oluşmaması, ruhsat alınamaması için bölgenin imar planının konut ve ticaret imar planı şeklinde düzenledik. Büyükşehir Belediye Meclisine de sunduk. Binlik planlar şu anda son aşamada. Askıya çıktıktan sonra yürürlüğe girecek. Biz bölgenin niteliğini, fonksiyonunu değiştirdik. Burası artık insanların yaşayabileceği konut alanları.”

“Belediyeler idari olarak görevini yapmalı”

3. sınıf olarak açılan ancak 1. sınıf sanayi üretim tesisi olan varlığını sürdüren işletmelerin bu sürecin ardından kapatılması gerektiğini söyleyen Berk, “Bunu yapacak olanlar belediyelerdir. Akdeniz Belediyesi, Toroslar Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi bu işletmelerle ilgili bir süreç başlatmalı ve buraların boşaltılması için tarih vermelidir. İdari olarak görevini yapmalıdır” diyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.