Adilcan Özdemir
Sarı tarlaların arasında rüzgârla dalga dalga yayılan susam kokusu, Gökova körfezinin sakinlerinden birinin geçim kaynağı olmaya devam ediyor. Bölgeye has iklim ve kıyı rüzgârlarının etkisiyle “Gökova susamı” olarak anılan ürün hem yerel pazar hem de yabancı alıcıların dikkatini çekiyor.
Gökova susamının üretim süreci çoğunlukla yağmura dayalı; sulamak yerine doğal yağışla yürütülen ekim ve yetiştirme süreci, ürünün karakteristik lezzetini korumasında etkili oluyor. Ancak bu yöntem, iklim değişikliğinin etkilerine karşı bölgeyi kırılgan hale getiriyor. Üreticiler, düzensiz yağışların rekolteyi doğrudan etkilediğini, artan işçilik maliyetlerinin ise üretim giderlerini yükselttiğini belirtiyor. Yerel kooperatifler ve bazı girişimciler Gökova susamını markalaştırma ve organik/premium segmentlerde konumlandırma çalışmaları yürütüyor. Ürün; paketlenmiş susam, kavrulmuş ürünler, tahin ve soğuk pres yağlar şeklinde işlenerek pazara sunuluyor. Kooperatif temsilcileri, ortak marka oluşturma ve doğrudan ihracat bağlantılarıyla üreticinin kazancını artırmayı hedefliyor.

Gökova susamına lezzet veren etkenler arasında, bölgede çokça esen “Deli Mehmet” rüzgarlarının da etkili olduğunu söyleyen Susam Üreticisi Muammer Noyan, “Bizim susamın tadı ve kokusu Gökova’nın rüzgârında, özellikle de ‘Deli Mehmet’ dediğimiz bu güçlü kıyı rüzgârında saklı” dedi. Susam üreticisi, bölge susamını şöyle anlattı:
“Rüzgâr toprağa dokunuyor, taneleri olgunlaştırıyor; başka yerde aynı lezzeti bulamazsınız. Her hasat zahmetli ama taneler sararıp ele dökülünce emeğimizin karşılığını alıyoruz. Son yıllarda Japonya ve Çin gibi uzak ülkelerden de talep gelmeye başladı; çünkü bizim susamımız hem aroması hem de yağıyla orada suşi ve özel yemekleri için çok değerli. Destekleme olursa, Gökova susamını daha çok sofraya ulaştırabilir ve adını dünyaya duyurabiliriz.“

Bölge üreticileri, son yıllarda artan taleple birlikte hasadın bir kısmını doğrudan yurtdışı pazarlara ayırdıklarını söylüyor. İhracatta özellikle suşi ve özel gıda sektörlerinden talep geldiği aktarılıyor. Noyan, bölgedeki üretimin hem kültürel hem ekonomik önemine dikkat çekerek, “Bizim susamın tadı da kokusu da Gökova’ya mahsustur. Rüzgârı başka eser, toprağı başka kokar burada. Son yıllarda dışarıdan da isteyen çoğaldı; destek olursa bu susamı daha çok yere götürürüz, adını da duyururuz” dedi.
Uzmanlar ise sürdürülebilir üretim için alternatif tarım teknikleri, damla sulama gibi uygulamaların ve devlet desteklerinin önemine vurgu yapıyor. Ayrıca turizm baskısının yoğun olduğu kıyı bölgelerinde tarım arazilerinin korunması gerektiği sıkça dile getirilen bir başka konu.
Gökova susamı hem geleneksel tarımı hem de bölge ekonomisini temsil eden bir ürün olarak öne çıkıyor. Doğru strateji ve destekle, “denizin rüzgârıyla tatlanan” bu ürün hem ulusal hem küresel pazarda daha görünür hale gelmesi mümkün görünüyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8023 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7785 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6792 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6389 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5019 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4964 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4785 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8023 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7785 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6792 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6389 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5019 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.