DOLAR 46,4475 0.18%
EURO 53,2811 -0.41%
ALTIN
Ankara
19°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

Göçük altında kalmakla, yoksulluk arasında sıkışanlar
  • 9.Köy
  • Genel
  • Göçük altında kalmakla, yoksulluk arasında sıkışanlar

Göçük altında kalmakla, yoksulluk arasında sıkışanlar

İstanbul Marmara depremine hazır mı? Bu tartışma hiç bitmedi ama riskli bölgelerde hasarlı binalarda hayat devam ediyor. Deprem uzmanları Küçükçekmece’de zemin yapısı sorunlu mahallelerde ağır hasar ve göçük riskinin çok yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Riskli mahalleler arasında Atatürk, Mehmet Akif mahallelerini kapsayan İkitelli bölgesinde yaşayan binlerce aile, hem yoksulluk hem de deprem tehdidi arasında sıkışmış durumda.

ABONE OL
23 Ekim 2025 11:11
Göçük altında kalmakla, yoksulluk arasında sıkışanlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Neslihan Karyemez / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Küçükçekmece, Marmara Denizi’ne yakınlığı, 790 bin nüfusuyla ve eski yapı stoku nedeniyle, olası büyük bir deprem senaryosunda çok yüksek risk taşıyan İstanbul ilçelerinden biri.Belediye tarafından verilen “çürük raporlarına” rağmen bu binalarda yaşam devam ediyor.Uzmanlar ve resmi kurumlar da bu tehdidi sık sık gündeme getiriyor.

Resmi veriler ne diyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), “İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi (2019)” kapsamında 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosuna göre ilçelere proje bazlı kayıp tahminleri hazırladı. Küçükçekmece için bu rapora göre: çok ağır hasar alması beklenen bina sayısı 1.240, ağır hasarlı bina sayısı 2.616, orta hasarlı bina sayısı 8.978 ve hafif hasarlı bina sayısı 13.799 olarak öngörülüyor.

İstanbul’daki “deprem odaklı kentsel dönüşüm” projeleri kapsamında, Küçükçekmece ilçesindeki binaların risk haritaları ve deprem puan analizleri hazırlanmış durumda. Bu haritalar, binanın yaşı, zemin özellikleri, mimari yapı kalitesi gibi faktörlere göre ayrı ayrı derecelendirme sunuyor.

Deprem uzmanları, özellikle zemin yapısı sorunlu mahallelerde ağır hasar ve göçük riskinin çok yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Riskli mahalleler arasında Atatürk, Mehmet Akif mahallelerini kapsayan İkitelli bölgesi de öne çıkıyor. Burada yaşayan binlerce aile, hem yoksulluk hem de deprem tehdidi arasında sıkışmış durumda.

Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın “hibe” ve kredili borçlandırma uygulaması bile bu mahallelerde pek işe yaramamış. Eski binalar yapılırken belediye yetkililerin usulsüz ruhsat vermesi ve yoksulluk ölüm döşeği olan bu binaların yıkılıp yeniden yapılmasının önünde engel. Bu mahallelerde aileleriyle birlikte yaşayan Yeter ve Adile gibi pek çok yurttaş, günlerini gecelerini hem ekonomik yoksulluk hem de “her an yıkılabilir” korkusuyla geçiriyor.

oplus_32

“40 yıllık çürük binada yaşamaya mecburuz”

İkitelli’de yaşayan Yeter, dört çocuğu ve eşiyle 25 yıldır ayakta kalmaya çalışıyor. Eşi günlük işlere giderek evin ihtiyaçlarını karşılamaya uğraşırken, Yeter de çalışarak çocuklarını doyuruyor.

20 yılı aşkın süredir yaşadıkları binadan bir daire alabilmek için tüm birikimlerini ortaya koyduklarını söyleyen Yeter, “40–44 yıllık binamızın çürük raporu var. 3 dükkânı, 12 dairesiyle dev gibi duruyor ama her an başımıza yıkılacak. Gidecek başka yerimiz olmadığı için burada kalmak zorundayız” diyor.

“Çocuklarım burada büyüdü, taşınacak gücümüz yok”

Aynı mahallede yaşayan Suriyeli Adile ise savaş başladığında dokuz çocuğuyla Türkiye’ye sığınmış. 2012’den beri aynı binanın bodrum katında oturuyor. “Burası evden önce kömürlük olarak kullanılmış. Kapısı yoktu, parkesi yoktu. 13 yıldır harabe halde yaşıyoruz. Kolonlar çatlak, binaya çürük raporu verildi ama taşınamıyorum. Çocuklarım burada büyüdü, göçmen olduğumuz için başka mahallelerde ev kiralayamıyoruz. Türkiye devletinin 4-5 yıldır uyguladığı uygulama bu” diyor.

Taşınmanın imkânsız olduğunu anlatan Adile, masrafları şöyle özetliyor: “En az 100 bin lira lazım. Emlakçı, kira, depozito, nakliye, boya… Benim gücüm yetmez. Su faturam 4800 lira geldi, kışın doğalgaz 4000 lira geliyordu. 9 kişi iki artı bir evde yaşıyoruz. Üç oğlum çalışabilecek yaşta ama iş yok. 3 aydır kiramı ödeyemedim.”

Adile, depremden çok çevresindeki insanların tutumundan korktuğunu söylüyor: “Suriyeli olduğumuz için kötü davranıyorlar. Çocuklarım okuldan gelene kadar endişeleniyorum. Deprem ikinci planda. 1999 depreminden çatlamış duvarlardaki yarıklar daha da büyüdü. Depremde iki hafta sokakta kaldık, çocuklar hasta oldu. Göçük altında kalmak mı daha kötü, yoksa bu yoksullukta yaşamak mı bunu bile düşünecek halimiz yok.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.