DOLAR 42,5690 -0.08%
EURO 49,6405 -0.07%
ALTIN 5.760,05-0,12
Ankara

PARÇALI AZ BULUTLU

“Fiziksel engel değil, bizi insanların zihniyeti yoruyor”
  • 9.Köy
  • Genel
  • “Fiziksel engel değil, bizi insanların zihniyeti yoruyor”

“Fiziksel engel değil, bizi insanların zihniyeti yoruyor”

Azmi ve kararlılığıyla birçok kişiye ilham olan Serebral Palsi hastası Damla Kaya, toplumun kendilerine acıyarak bakmasını eleştirerek, hastalıktan daha çok insanların kendilerini yorduğunu söylüyor. Kaya, günlük hayatta karşılarına çıkan eksiklere de dikkat çekiyor.

ABONE OL
12 Haziran 2025 17:45
“Fiziksel engel değil, bizi insanların zihniyeti yoruyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şükran Rençber

Adana’da yaşayan Serebral Palsi hastası Damla Kaya, hayata sıkı sıkıya tutunarak engelleri aşmak için mücadele verirken, toplumun kendisi gibi “özel bireylere” bakış açısını eleştiriyor.

9. Köy’e yaptığı değerlendirmede “Bizler engellenmek istemiyoruz” diyen Kaya, sadece farkındalık günlerinde değil her zaman fark edilmek istediklerini vurguluyor. Yanlış bilgilere karşı hastalığı Serebral Plasi ile ilgili bilgi veren Kaya şunları söylüyor: “Serebral palsi (SP), doğum öncesi, doğum sırası veya doğumdan kısa bir süre sonra meydana gelen ve beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan, kas kontrolü ve hareket bozukluklarına neden olan nörolojik bir rahatsızlık. Genellikle bedensel hareketleri, kasları ve motor becerileri etkiler. Zihin gelişimi her bireyde farklıdır. Bazı bireyler tamamen normal bilişsel yetilere sahiptir.

2017 yılına kadar hayatta kendisi için bir yön bulamadığını ifade eden Kaya, en büyük isteğinin okumak ve kendi ayakları üzerinde durmak olduğunu belirterek bu hayalini şöyle aktarıyor: “Hayalim okumaktı. Kendi ayaklarım üzerinde durmak istiyorum. Annem ve babam her zaman yanımda olamayacak bu yüzden kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrenmeliyim.”

“Günlük yaşamdaki engeller kaldırılmalı”

Kaya, tüm olumsuz yorumlara kulak tıkayarak hayalleri için çalışmaya başladığını belirtiyor. “Bana ‘Sen engellisin, okuyamazsın, yapamazsın, boşuna okuyorsun’ diyenler bile oldu. Bazen insan her şeyi yapmak ister ama toplum yargıları nedeniyle yapamaz. Lütfen artık bu önyargılardan vazgeçin” diyen Kaya, engelli bir birey olduğunun farkında olduğunu ve hayatlarının yeteri kadar zor geçtiğini söylüyor.

Kaya, toplumda kendilerine ön yargıyla yaklaşanlara şöyle sesleniyor: “Bizlere iğrenerek bakmayın. Herkes gibi biz de bu hayatın içindeyiz ve saygıyı hak ediyoruz. Serebral Palsi ağır bir hastalık olabilir ama bizler artık engellenmek istemiyoruz. Lütfen bizlere acıyarak bakmayın ya da anormal bireyler olarak görmeyin.”

Kaya, engellilerin hayatını zorlaştıran değil kolaylaştıran bir toplum hayal ettiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Engelli bireylerin sosyal hayata adapte olması için bazı engellerin kaldırılması gerek. İnsanlar bizden korkmasın, çocuklarına bizi göstererek korkutmasın. Kaldırımlar yüksek ve rampasız. Asansörlü üst geçitler ya yok ya da sürekli arızalı. Otobüs durakları uygun değil; alçak tabanlı otobüsler yetersiz. Toplu taşıma araçlarında rampa sistemleri ya çalışmıyor ya da hiç yok. Akülü araç kullanan bireyler için şehirde şarj istasyonları çok az ya da hiç yok. Engelli bireyler için sosyal etkinliklere yeterince yer verilmiyor. Engelli bireyler için sınav hazırlık kursları, rehberlik hizmetleri çok sınırlı. Ayrıca akülü araç gibi ihtiyaçlarımız var ve bu ihtiyaçlar fark edilip karşılanmalı.

“Hep birine muhtaç oluyoruz çünkü sokaklar bize göre değil”

En çok şikâyet ettiği konuları aktaran Kaya, “Fiziksel engel değil, insanların zihniyeti bizi yoruyor. Bir yere gitmek istediğimizde hep birine muhtaç oluyoruz çünkü sokaklar bize göre değil” diyor.

Hayatındaki dönüm noktasının 2017 yılında olduğunu, eski Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan’la tanışmasıyla hayatının değiştiğini belirten Kaya, o günü şöyle anlatıyor: “Doğum günümde Mahmut Başkan bana sürpriz yaptı. Damla benden ne istiyorsun? diye sordu. Sadece bir akülü araba istiyorum dedim. Tamam, haftaya Salı akülü araban gelecek dedi. Sonra sosyal medyada ‘Keşke okusaydım, doktor olmak isterdim’ diye bir yazı yazdım. Mahmut Başkan bunu görmüş ve ‘Ben Damla’yı okutacağım’ demiş

Başkan Çelikcan’ın desteğiyle eğitim hayatına başlayan Kaya, 4 yıl içinde hem ilkokul hem ortaokul hem de lise diploması almayı başardı. “Bana, ‘sen benim kızımsın, hep yanında olacağım’ demişti. Onun yüzünü kara çıkarmadım” diyen Kaya, azmi ve kararlılığıyla birçok kişiye ilham oldu.

“Herkes benim kadar şanslı olmayabilir”

Belki Mahmut Bey’le tanışmam bir şanstı ama herkes benim kadar şanslı olmayabilir” sözleriyle destek mekanizmalarının herkes için erişilebilir olması gerektiğini vurgulayan Kaya, engelli bireylerin sadece fiziki değil sosyal anlamda da desteklenmesinin önemine dikkat çekiyor.

Kaya, akülü aracın hayatına kattığı kolaylığı ise şu sözlerle anlatıyor: “Akülü araç benim için sadece bir ulaşım aracı değil, özgürlüğüm oldu. Önceden bir yere gitmek için hep birden fazla kişiye ihtiyaç duyardım. Ama şimdi sadece annem ile birlikte dışarı çıkabiliyorum. Dilediğim zaman parka gidiyorum, markete uğrayabiliyorum. Küçücük bir mesafe bile benim için zorken, şimdi şehir benim için daha yaşanabilir bir yer oldu. Hiç görmediğim yerlere gidip gördüm. O kadar mutlu oldum ki hayatı yeni gördüm diye düşünüyorum. Kuşlar gibi uçuyorum diyebilirim. Kendi başıma hareket edebilmek bana hem cesaret hem de özgüven verdi. Bu sadece fiziksel değil psikolojik olarak da beni iyileştirdi. Hayatımdaki en kıymetli hediyelerden biri.

“Kendimi tanıdım ve hiçbir şeyin gerçekten engel olmadığını fark ettim”

4 yıl içinde hem ilkokul hem ortaokul hem de lise diploması almayı başaran ve bu başarıyı elde etmek için gece gündüz çalıştığını vurgulayan Kaya, çalışma temposunu şöyle anlatıyor: “4 yıldır neredeyse hiç uyumadan çalıştım. 2022 yılında YKS’de 272 puan aldım. E-KPSS’den 76 puan aldım. Hâlâ çalışıyorum çünkü hedefim net: İstediğim bölümü kazanmak. Bu süreçte kendimi tanıdım hiçbir şeyin gerçekten engel olmadığını fark ettim.

Serebral Palsi, kas kontrolünü etkileyen bir hastalık olsa da Kaya, bu durumu hayallerine engel olarak görmüyor. Uzun süredir eğitim hayatına devam eden ve şimdi de resim kurslarına katılarak kendini sanatsal anlamda ifade eden Kaya, şöyle konuşuyor:

Ben hayatım boyunca hep okumak istedim ama resim yapmayı da çok seviyorum. İlk defa resim yapmaya başladım ve bu beni çok mutlu ediyor kendimi geliştirmeye özen gösteriyorum. Resim yapmak aynı zamanda fiziksel ve ruhsal gelişimlerime katkı sunuyor. Resim konusunda kendimi geliştiriyorum resimlerimi sosyal medyada satıyorum bu şekilde hem mutlu olduğum işi yapıyorum hem de maddi gelir elde ediyorum.”

Kaya, sanatla kurduğu bu yeni bağ sayesinde kendini daha özgür ve yaratıcı hissettiğini ifade ediyor. Damla’nın hem eğitim hem sanat yolculuğu, engellerin azim ve istek karşısında nasıl aşılabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Engellilere sağlanan olanakların artmasıyla daha çok bireyin yeteneklerini keşfedebileceği ve topluma katkı sunabileceği bir geleceğin mümkün olduğu da Damla kendi hikâyesinde gösteriyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.