DOLAR 45,5853 0%
EURO 53,1373 -0.04%
ALTIN
Ankara
14°

PARÇALI AZ BULUTLU

Artık liyakat da şüpheli: Sahte diploma ve paralı tez piyasası büyüyor
  • 9.Köy
  • Genel
  • Artık liyakat da şüpheli: Sahte diploma ve paralı tez piyasası büyüyor

Artık liyakat da şüpheli: Sahte diploma ve paralı tez piyasası büyüyor

Türkiye’de akademik liyakat; sahte diplomalar ve parayla yazılan tezler nedeniyle ciddi tehdit altında. Telegram gruplarında bir tıkla üniversite mezunu olunabileceği iddia edilirken, akademik tez yazımı ise adeta bir sektör haline gelmiş durumda. Uzmanlar bu durumun, akademinin itibarını zedelediği ve etik dışı yolları giderek normalleştirdiği görüşünde.

ABONE OL
18 Haziran 2025 12:12
Artık liyakat da şüpheli: Sahte diploma ve paralı tez piyasası büyüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsmail Kılıç

Son yıllarda sahte diploma satışı ve paralı tez yazımı, akademik liyakati tartışmaya açan iki büyük sorun. Telegram, Instagram ve çeşitli forumlarda faaliyet gösteren hesaplar-ağlar, belli bir ücret karşılığında kişilere üniversite diploması ya da akademik tez vaat ediyor. Sosyal medyada açık hesapları olan bazı gruplar yasadışı bu işlemi gizlemeye dahi gerek duymadan bir iş kolu olarak sürdürüyor.

İnternet ortamında yapılacak basit bir aramayla diploma satan çok sayıda gruba ulaşmak mümkün. “E-devlet kayıtlı diploma”, “gerçek transkript” ya da “her bölümden mezuniyet” gibi ifadelerle müşteri çeken bu gruplar, eğitim sistemindeki güvenlik açıklarına işaret ediyor.

9.Köy Haber Merkezi, diploma satışı yapan bir hesapla iletişime geçti. Kanalın internet sitesinde şu ifadelere yer veriliyor: “16 senedir güvenle müşterilerimizi mezun ediyoruz. Amacımız ise başka ülke hayalleri olan kişilere yardım etmek.”

Görüşme sırasında, sunulan diplomaların e-devlet paneline işlendiği ve resmi işlemlerde geçerli olduğu iddia edildi. Grup üyeleri hukuk fakültesi diploması fiyatının 50 bin TL’den başladığını iddia etti.

Mersin Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. İbrahim Çataldaş ise sahte diploma satışlarının yalnızca bireysel etik ihlali olmadığını, aynı zamanda sistematik bir güvenlik zafiyetine işaret ettiğini belirterek, “Bu tarz girişimlerin dijital sistemlerde iz bırakmaması mümkün değil. Ancak denetim eksikliği bu alana cesaret veriyor” dedi.

“Tez yazdırma sektörü büyüyor”

Tez yazdırma sektörü de benzer şekilde internette yaygınlaşmış durumda. Google’da bir “tez yazdırma” şeklinde yapılan arama, çok sayıda web sitesi ve sosyal medya hesabına yönlendiriyor. Kendisini danışmanlık merkezi olarak tanıtan bir site de yapılan görüşmede, yüksek lisans tezi yazımı şöyle tanıtıldı:

Tez konusu belirlendikten sonra fiyatlandırma yapılıyor. Ortalama bir yüksek lisans tezi 15 bin TL’den başlıyor, doktora tezleri ise 30 bin TL’yi bulabiliyor. Kaynakça ekleniyor, intihal oranı düşürülüyor ve jüriye sunulabilir hale getiriliyor.”

Bu sürecin etik boyutuna dikkat çeken Dr. Çataldaş, “Bir başkası tarafından yazılmış olan tez, kurallara uygun görünse bile akademik etik açısından ciddi bir sorundur. Bu durum, akademinin bilimsel niteliğini ve güvenilirliğini zedeliyor” ifadelerini kullandı.

“Akademik liyakat zedeleniyor”

Sahte diplomalar ve hazır tezlere gerçekten emek vererek çalışan öğrenciler akademisyenlerin tepkisi büyük. Akademisyen Dr. İbrahim Çataldaş, “Bu durum motivasyon kaybına yol açıyor. Genç araştırmacılar ‘çalışmanın bir karşılığı yok’ düşüncesine kapılabiliyor. Böylece etik dışı yolların meşrulaşması riski artıyor” dedi.

Etik dışı uygulamaların yalnızca tez veya diploma sahteciliğiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Çataldaş, katkısı olmayan kişilerin makale yazarı olarak gösterilmesi, yayın sayılarını artırmak için uzmanlık dışı alanlarda çalışmalara imza atılması gibi davranışların da liyakati örselediğini dile getirdi.

“Toplumsal etik bilinci arttırılmalı”

Sahte tez veya diploma kullanımının önlenmesi için bireysel ve de kurumsal düzeyde atılması gereken adımlara da değinen Çataldaş, akademik bağın güçlendirilmesinin önemine işaret etti ve “Bireysel düzeyde akademisyenlerin, tez üretim sürecini yalnızca bir ‘rapor üretim süreci’ olarak görmemesi, öğrencileriyle akademik bağ kurması gerekir. Kurumsal düzeyde ise, yalnızca denetimler değil, önleyici politikalar da uygulanmalıdır. Örneğin, tez yayınlanmadan önce öğrencinin danışmanıyla birlikte o tezden üretilmiş bilimsel makale, proje ya da seminer çıktısı oluşturması şart koşulabilir. Bu tür uygulamalar, danışman ile öğrenci arasında daha sıkı bir akademik bağ kurarken, sahtecilik ve etik dışı uygulamaların da önüne geçebilir” ifadelerini kullandı.

Akademik etik bilincinin artırılması adına da erken dönemdeki eğitimin önemine dikkat çeken Çataldaş, “Akademik etik eğitiminin lisans eğitimi düzeyinden itibaren verilmesi, üniversitelerde düzenli olarak etik seminerlerinin gerçekleştirilmesi, örnek olay analizleri ile konunun içselleştirilmesi etkili olacaktır. Ayrıca medya ve kamuoyunun da bu konuda halkı bilinçlendirilmesi, yalnızca akademik çevreler değil, toplumun genel etik kültürü açısından da olumlu sonuçlar doğuracaktır” diyerek etik kültürün toplum geneline yayılması gerektiğini vurguladı.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.