Ateş Çatıkkaş
Kadınların sokakta, trafikte veya günlük yaşamda karşılaşabilecekleri şiddet olaylarına karşı kendilerini koruma isteği savunma eğitimlerine olan ilgiyi artırıyor. Daha önce şiddet veya tartışma yaşayanların yanı sıra benzer bir olayla karşılaşmaktan endişe eden kadınların da eğitimlere başvurduğunu belirten Savunma Sporu Eğitmeni Atakan Er, yakın dövüş eğitiminde temel amacın kavgaya girmek değil, tehlikeyi önceden fark ederek mümkün olduğunca fiziksel çatışmadan uzaklaşmak olduğunu anlattı.
Geçmiş yıllarda savunma eğitimlerine ağırlıklı olarak erkeklerin katıldığını aktaran Er, son dönemde kadın kursiyerlerin sayısında yaşanan artışa dikkat çekti. Kadınların bir bölümünün daha önce yaşadığı olayların ardından, bir bölümünün ise benzer bir durumla karşılaşma korkusuyla eğitim almaya başladığını söyleyen Er, “Yıllar boyunca genelde erkek öğrencilerimiz daha fazla olurdu ama son zamanlarda şiddet olaylarının ve kadına şiddetin artmasıyla birlikte kadın öğrencilerimizin sayısında da belirgin bir yükselme söz konusu. Ya daha önce yaşadıkları şiddet içeren bir olay veya tartışma ya da ileride başlarına böyle bir olayın gelebileceği korkusuyla geliyorlar” dedi.
Sosyal medyada, haberlerde, karşılaşılan şiddet ve kavga görüntülerinin de kadınların güvenlik kaygısını artırabildiğini dile getiren Er, insanların böyle bir durumda ne yapacağını bilememesinin savunma eğitimine yönelmede etkili olduğunu kaydetti.

Atakan Er
Savunma eğitiminin yalnızca fiziksel hareketlerden oluşmadığını vurgulayan Er, öğrencilerin teknik eğitime başlamadan önce olası bir gerginlik karşısında nasıl davranmaları gerektiğini öğrendiğini belirtti.
Er, “Fiziksel eğitimden önce mental bir eğitim veriyoruz. Bireyin tartışmaya yol açabilecek durumlarda nasıl durması gerektiğini, karşısındaki kişiyle arasında nasıl mesafe koyacağını, ellerinin ve vücudunun hangi pozisyonda olması gerektiğini öğretiyoruz. Dengeli ve hazır olması gerekiyor ama karşı tarafı daha fazla şiddete yöneltecek tehditvari bir duruş da sergilememeli” ifadelerini kullandı.
Gerginliği fiziksel çatışmaya dönüşmeden sona erdirmenin eğitimin temel noktalarından biri olduğunun altını çizen Er, “Eğitimin başından sonuna kadar ilk seçeneğimiz kavga etmemek, kavgaya başlamadan bitirmek. Çünkü kavganın bir kazananı yoktur” diye konuştu.
Kadınların fiziksel olarak kendilerinden daha güçlü bir saldırganla karşılaşma ihtimalinin eğitimlerde dikkate alındığını anlatan Er, yalnızca fiziksel güce dayalı bir savunmanın gerçekçi olmayacağını söyledi. Bu nedenle kadınlara yönelik çalışmalarda hız, teknik ve doğru zamanda tepki vermeye ağırlık verdiklerini aktaran Er, “Bir kadının kendisini 100-120 kilo bir erkeğin karşısında gücünü kullanarak savunması olanaksız. Bu nedenle aşırı güç ve kondisyon çalışması yerine daha çok hız ve nokta-bölge çalışmalara ağırlık veriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Eğitimin ilerleyen aşamalarında farklı tehlike senaryolarının da çalışıldığını belirten Er, “İki veya üç kişiyle karşı karşıya kaldığında nasıl strateji belirlemeli, sopalı veya kesici alet taşıyan bir saldırgan karşısında ne yapmalı gibi çalışmalar yapıyoruz. Bu durumlarda her zaman kaçmak ve olaydan uzaklaşmak en iyisi. Biz en kötü ihtimali düşünüp uygulanabilecek teknikler ve stratejiler üzerinde çalışıyoruz” dedi.
Savunmada farkındalığın fiziksel müdahaleden önce geldiğine dikkat çeken Er, karşıdaki kişinin bakışları, beden duruşu ve çevresini kontrol etmesi gibi davranışların olası bir saldırıya ilişkin işaretler verebileceğini anlattı. Bunların kesin bir saldırı göstergesi olmadığını vurgulayan Er, “Tehlikeyi önceden fark etmenin eğitimini kesinlikle veriyoruz. Bir kişiyle tartışırken her zaman arada mesafe olması gerekiyor. Bu mesafe, doğru zamanda doğru tepki verebilmek konusunda çok faydalı oluyor” ifadelerini kaydetti.
Savunma eğitiminin kadınların kendilerine duydukları güven üzerinde de etkili olduğunu gözlemlediğini söyleyen Er, başlangıçta çekingen davranan kursiyerlerin eğitim ilerledikçe olası tehlikeler karşısında nasıl hareket edeceklerini daha iyi değerlendirebildiklerini belirtti.
Er, “Eğitim öncesinde ne yapacağını bilmeyen, çekingen öğrencilerimiz belli bir eğitimden geçtikten sonra kendisine daha fazla güvenen, nerede ne yapacağını bilen ve olayları yorumlayabilen bir seviyeye geliyor” diyerek, eğitimin amacının saldırıya girmek değil, kişinin kendisini mümkün olan en az zararla tehlikeden uzaklaştırabilmesi olduğunu vurguladı.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
14710 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9117 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8599 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7049 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6562 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5493 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5228 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
14710 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9117 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8599 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7049 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6562 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.