Eren Yiğit Kadife
Eskişehir’de kaldırımlar, hem bakımsızlık hem de araç işgali nedeniyle yayalar için adeta engel parkuruna dönüştü. Tepebaşı’ndan Odunpazarı’na kadar kentin birçok noktasında benzer görüntülerle karşılaşılırken, kaldırımlara park edilen araçlar ve uzun süredir onarılmayan bozuk zeminler, yaya ulaşımını her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Üstelik kaldırımların bir kısmının bozuk ve bakımsız olmasının yanı sıra bazı cadde ve sokaklarda dengesiz zemin ve kırık taşlar nedeniyle yürümek başlı başına güçleşiyor. Araçların işgali ve fiziksel bozulma bir arada olunca tablo daha da içinden çıkılmaz hale geliyor.
Sorunun görünen yüzü, trafiğe kayıtlı araç sayısının 372 bini aşmış olması ve buna karşılık yetersiz kalan otopark kapasitesi. Mevcut otoparkların etkin kullanılmaması ve hatalı park alışkanlıkları da sorunun büyümesine neden oluyor.
Apartmanların bodrum katlarında veya bina altlarında bulunan kapalı otoparkların önemli bir kısmı, sakinler tarafından araç park etmek yerine eşya, mobilya depolamak amacıyla kullanılıyor ya da spot dükkanlarına depo olarak kiralanıyor. Bu durum, hem otoparkı kullanması gereken kişiyi hem de aynı binadaki komşularını sokağa, dolayısıyla kaldırımlara park etmeye itiyor.

Sorunun daha az konuşulan bir boyutu ise tam tersi yönde yaşanıyor: bazen sorun otopark yokluğu değil, var olan otoparkın veya bina girişinin başka bir araç tarafından kapatılması. Bu tür yanlış ve hatalı parklardan dolayı vatandaşların yalnızca günlük yaşamı değil, acil durumlarda itfaiye ve ambulans müdahalesini de zorlaştırabileceği vurgulanıyor.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 61. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 115. maddesi, “geçiş yolları önünde ve üzerinde park etmek”i açıkça yasaklıyor; bu tanım konut, işyeri, otopark ve garaj girişlerini kapsıyor.
Yönetmeliğin 119. maddesi ise bu kurala uymayan araçların trafik düzenini etkilemesi halinde çekici ile kaldırılabileceğini düzenliyor. Vatandaşlar bu tür ihlalleri 112 Acil Çağrı Merkezi’ne, CİMER’e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) ya da Emniyet Genel Müdürlüğü’nün online şikayet sistemi üzerinden, mümkünse fotoğraf ve video kanıtıyla bildirebiliyor.
Sorun yalnızca konut bölgeleriyle sınırlı değil. Tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde özellikle hafta sonları artan ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle otopark bulamayan sürücüler evlerin ve kafelerin önüne park etmek zorunda kalıyor.
Bölge sakinleri ve işletmeciler bina önlerine “Park etmeyin” tabelaları asarak kendi başlarına çözüm arayışına giriyor; ancak düzensiz park hem yayaların hem sürücülerin hareketini zorlaştırmaya devam ediyor.

Sorun sosyal medyada ve forumlarda da uzun süredir tartışılıyor. Ekşi Sözlük’ün “Eskişehir trafik sorunu” başlığında farklı görüşler öne çıkıyor. Mevcut otoparkların “saçma sapan yerlerde ve aşırı pahalı” olduğu vurgulanıyor.
Bir diğer kesim ise meseleyi coğrafi ve tarihsel bir sorun olarak ele alıyor: kent merkezinin yüksek yer altı suyu nedeniyle çok katlı otoparklı yapılaşmaya uygun olmadığını, dar sokaklar ve akarsuların şehrin yol ağını baştan kısıtladığını savunuyor.
Eskibağlar’daki uzun süredir tamamlanmayan yol çalışmaları ve esnafın yükleme araçlarının dar yolları sürekli kapatması da ayrı bir şikayet konusu olarak öne çıkıyor.
Kaldırımların işgal edilmesinin en doğrudan sonucu yaya güvenliği. Tekerlekli sandalye kullanan bir vatandaş, gideceği yere bu koşullarda nasıl ulaşabileceğini sorarken, bebek arabasıyla dolaşan ailelerin de sokağın bir ucundan diğerine kaldırımdan geçemediği, mecburen yola inmek zorunda kalıyor. Bu durumda ciddi kaza riski taşıyor
Eskişehir’de yaşan Duygu Karadağ, çocuğuyla Eskişehir’de yaya olarak geçirdiği bir günü şu şekilde anlattı: “Arabaların çoğu kaldırıma park ediyor, zaten dar ve engellerle dolu olan kaldırımda yürümek imkansız hale geliyor. Ayrıca çocuğum küçük olduğu için bebek arabası kullanıyoruz, kaldırımlar dolu olduğu için yola inmek zorunda kalıyoruz bu durumda güvenli değil. Bazı arabalar hızlı geçiyor yollar sıkışık oluyor. Bir de sürekli bebek arabasını kaldırımdan yola indirip çıkarmak insanı yoruyor. Bu duruma bir çözüm bulunmasını istiyoruz.”
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8885 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8477 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
8044 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6979 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6508 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5378 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5151 kez okundu
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8885 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8477 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
8044 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6979 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6508 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.