Eren Yiğit Kadife
Türkiye’de özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yüz yılı aşkın süredir sürdürülen deve güreşleri, hayvan hakları savunucuları ile geleneği yaşatmak isteyen deveciler arasındaki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Hayvan hakları örgütleri etkinliklerin yasaklanmasını isterken, organizatörler yasakların hem kültürel mirasa hem de deve yetiştiriciliğine zarar vereceğini savunuyor.
Kasım ile mart ayları arasında düzenlenen deve güreşleri, Yörük kültürünün önemli unsurlarından biri olarak görülüyor. Ancak son yıllarda etkinlikler, hayvan hakları ve hukuki boyutları nedeniyle hayanseverler tarafından eleştiriliyor. TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nun 2019 yılında yayımladığı raporda, geleneksel nitelik taşısa da hayvan dövüştürmenin eziyet oluşturduğu belirtilerek yasaklanması tavsiye edilmişti.
Tartışmalar, 2025-2026 sezonunda şap hastalığı nedeniyle alınan yasak kararlarıyla yeniden alevlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın il müdürlükleri, Aydın, Muğla ve çevre illerde deve güreşlerini iptal etti. Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu ise develerde şap hastalığı görülmediğini savunarak kararlara itiraz etti ve çeşitli protestolar düzenledi.
Hayvan hakları savunucuları, deve güreşlerinin hem Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne hem de 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na aykırı olduğunu savunuyor. Kanun, hayvanların dövüştürülmesini yasaklarken, “folklorik amaca yönelik geleneksel gösterilere” ilgili bakanlığın görüşü alınarak, izin verilebiliyor.
İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, bu gerekçeyle deve güreşlerinin üç düzenlemeye de aykırı olduğunu savunarak yıllar içinde çeşitli davalara taraf oldu. Buna karşın deve ve boğa güreşleri “kültürel etkinlik” statüsünde sürdürülürken horoz ve köpek dövüşleri yasak kapsamında tutuluyor.
Tartışma yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Boğa güreşinin sembolü sayılan İspanya’da hayvan hakları örgütleri yıllardır yasaklanması için mücadele ediyor. Kolombiya ise geçtiğimiz yıl boğa güreşlerini yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. Türkiye’de ise horoz ve köpek dövüşleri yasak kapsamında bulunurken deve ve boğa güreşleri “kültürel etkinlik” statüsünde yapılmaya devam ediyor.
Deve Güreşleri Federasyonu Genel Sekreteri Toker, “Dövüşmüyorlar, güreşiyorlar; ağızları da bağlı” açıklamasıyla hayvan güvenliğinin gözetildiğini ifade ediyor. Federasyona göre Türkiye’deki develer büyük ölçüde güreş amacıyla besleniyor eğer yasak gelirse “tüm develer sucuk olur.”
Deve güreşlerini savunan Yerli Irkları Koruma Araştırma Tanıtma Derneği ise yasaklanma durumunda Türk kültürel mirasının ve deve ırkının ciddi zarar göreceğini vurguluyor.
Muğla Barosu Doğal Yaşamı Koruma ve Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Arzu Ayyıldız ise deve güreşlerinin kültürel miras gerekçesiyle savunulamayacağını söyledi. Ayyıldız, “Hiçbir gelenek, kültür veya folklorik öğe, başka bir canlının acı çekmesini, sömürülmesini ve eğlence aracı yapılmasını meşrulaştıramaz” dedi.
Develerin uzun mesafeler taşındığını, kalabalık ve gürültülü ortamlarda strese maruz bırakıldığını belirten Ayyıldız şu görüşleri dile getirdi: “Kültürü yaşatmak istiyorsak bunu hayvanları dövüştürerek değil; Yörük kıyafetlerini, müziklerini ve göçebe yaşam felsefesini yaşatacak barışçıl festivallerle yapabiliriz.“
Ayyıldız, deve güreşleri ile horoz ve köpek dövüşleri arasında hukuki açıdan bir fark bulunmadığını savunarak, mevcut kanundaki “geleneksel gösteri” istisnasının kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Mevcut yasal düzenlemenin çelişkili olduğunu savunan Ayyıldız, “Hukuk, şiddetin türüne veya hayvanın cüssesine göre değil, dövüştürme eylemine göre karar vermelidir. Hayvanı ‘mal’ değil ‘can’ olarak tanımlayan bir hukuk sisteminde hiçbir kanun maddesi dövüşe yasal koruma sağlayamaz” görüşünü dile getirdi.
Muğla’da şap hastalığı nedeniyle alınan iptal kararlarının hayvan hakları gerekçesiyle değil, verilmediğine dikkat çeken Ayyıldız, şu eleştirilerde bulundu: “İdari irade, toplum sağlığı söz konusu olduğunda bu organizasyonları bir gecede durdurabiliyor. Bizim mücadelemiz, aynı iradenin hayvan hakları ihlalleri nedeniyle de kalıcı olarak gösterilmesi yönünde.“
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8880 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8466 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7389 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6974 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6502 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5364 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5143 kez okundu
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8880 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8466 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7389 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6974 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6502 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.