İrem Sarıkulak
19 Mayıs Stadyumu, erken Cumhuriyet döneminde kamusal spor kültürünün ve modern yurttaş yaratma projesinin bir parçası olarak inşa edildi. Bugün aynı alanda yükselen yeni kompleks ise uluslararası organizasyonlar, büyük etkinlikler ve “marka şehir” vizyonuyla tanımlanıyor. Peki Ankara’nın spor kültürü bu dönüşümden nasıl etkileniyor?
19 Mayıs Stadyumu’nun yeniden inşasını ve kentteki spor kültürüne etkilerini akademisyen Yavuz Yavuz, taraftarlar açısından anlamını ise Gençlerbirliği taraftarı Evren Özesen anlattı.
1936’da açılan 19 Mayıs Stadyumu, erken Cumhuriyet’in beden terbiyesi politikalarının bir parçası olarak tasarlandı. Yavuz Yavuz’a göre stadyum yalnızca sportif değil, kentsel ve ideolojik bir projeydi: “Cumhuriyetin ilk dönemlerinde rekabetçi sporlar öncelik değildi. 19 Mayıs’ın inşası Cumhuriyet’in 10. yılı sonrasına denk geliyor. Bir yandan bataklık alanın ıslahı, bir yandan da fiziksel aktivite ve rekreasyon alanı oluşturma hedefi vardı.“
Yavuz, stadyumun uzun süre daha çok törenler ve milli bayram kutlamaları için kullanıldığını, futbol maçlarının ise İkinci Dünya Savaşı sonrasında düzenli hale geldiğini söylüyor.
Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nun yalnızca yenilenmediğini, aynı zamanda işlev değiştirdiğini belirten Yavuz, modern stadyumların ticarileşmeye dayandığını vurguluyor: “Modernize etmek aynı zamanda ticarileşmektir. Tribün düzeni değişiyor, kapasite azalıyor ama gelir stadyum içindeki ticari alanlarla telafi ediliyor.“
Fast-food alanları, mağazalar ve lisanslı ürün satış noktaları yeni modelin parçası. Yavuz’a göre bir diğer dönüşüm ise güvenlik ve gözetim odaklı yapı: “Modern stadyumlar gözetimin en yoğun olduğu alanlar haline geliyor.“
Bu dönüşümle birlikte 19 Mayıs’ın çok sporlu yapısı da büyük ölçüde kayboluyor. Jimnastik salonları, yüzme havuzu, güreş tseisi ve Atletizm pisti kaldırılırken tenis alanlarının da taşındığını hatırlatan Yavuz, yeni yapının ağırlıklı olarak futbola odaklandığını söylüyor.
Yavuz’a göre stadyumlar yalnızca spor değil, aynı zamanda politik ve toplumsal bir alan: “Her stadyum bulunduğu kentin spor kültürünü dönüştürür. Kamusal politika üretim mekânı da olabilir, direniş alanı da.”
Ancak erken Cumhuriyet dönemindeki kamusal ve sağlık temelli yaklaşımın yerini bugün daha çok ticari bir modelin aldığını belirtiyor: “Bugün yapılan stadyumlar daha çok ticari mantığın ve yeni bir kimlik tahayyülünün ürünü.“
Bu dönüşümün kentteki karşılığı ise erişim sorunu. Yavuz, stadyumların geniş kitleler için değil, ekonomik imkânı olanlar için erişilebilir hale geldiğini şu sözleriyle ifade ediyor: “Stadyumların ticari merkezlere dönüşmesi soylulaştırma etkisi yaratıyor.”
Türkiye’de stadyum kapasitesinin çoğu zaman sportif ihtiyaçlardan çok sembolik tercihlerle belirlendiğini ifade eden Yavuz, Konya örneğini hatırlatıyor: “Konya’daki 42 bin kişilik stadyum bunun örneği. Daha çok ‘büyükse iyidir’ mantığıyla yapılıyor.”
Büyük stadyumların uluslararası organizasyonlarla doldurulmaya çalışıldığını belirten Yavuz, bunun her zaman spor kültürüne katkı sağlamadığını söylüyor.
Eski merkez stadyumların millet bahçelerine dönüştürüldüğünü hatırlatan Yavuz, 19 Mayıs’ın kent merkezinde yeniden yapılmasını ise “erişim açısından önemli” buluyor. Ancak yeni stadyumlarda kadın takımlarının kent dışına itilmesi gibi sorunların sürdüğünü de ekliyor.
Yavuz Yavuz’un 19 Mayıs Stadyumu’na ilişkin değerlendirmeleri, bu mekânın taraftarlar için taşıdığı anlamla da örtüşüyor. Gençlerbirliği taraftarı Evren Özesen’e göre 19 Mayıs yalnızca futbol izlenen bir alan değil, farklı toplumsal kesimlerin bir araya geldiği ve kent kültürünün üretildiği bir buluşma noktasıydı.
Stadyumla tanışıklığının çocukluk yıllarına uzandığını ve ilk olarak babasıyla amatör küme maçlarını izlemeye gittiğini anlatan Özesen, ilerleyen yıllarda ise düzenli bir Gençlerbirliği taraftarı olarak 19 Mayıs’ta vakit geçirdiğini söylüyor: “19 Mayıs benim için, çoğunu orada tanıyıp yalnızca orada gördüğüm ama samimi ilişkiler kurabildiğim insanları bir araya getiren bir mekandı. Orada başlayıp bugün hâlâ devam eden arkadaşlıklarım ve dostluklarım var.”
Özesen’e göre stadyumun şehir merkezinde bulunması, onu yalnızca futbol taraftarları için değil, kentin gündelik yaşamı açısından da önemli kılıyordu. Çevresindeki amatör saha ve diğer spor tesisleriyle birlikte 19 Mayıs, özellikle hafta sonları canlı bir spor ortamı yaratıyordu.
“Eskrim, jimnastik ve yüzme gibi farklı branşların tesisleri de buradaydı. Amatör küme maçlarıyla birlikte stadyum çevresi yaşayan bir spor alanına dönüşüyordu. Çocukların ve gençlerin bu alanlara kolay ulaşabilmesi sporun gündelik hayatın bir parçası olmasını sağlıyordu.”
Öte yandan, taraftar belleğinde güçlü bir yere sahip olmasına rağmen eski 19 Mayıs’ın fiziksel koşullarının oldukça yetersiz olduğunu da vurguluyor. Giriş-çıkışların zor, tuvaletlerin bakımsız ve tribünlerin eski olduğunu hatırlatan Özesen, buna rağmen stadyumun atmosferini “en çok güldüğü yerlerden biri” olarak tarif ediyor.
Özesen, Gezi’den sonra polisin tribünde yaşanan her şeyi kayıt altına almaya başlamasının zaman zaman gerilim yarattığını söyledi.
Yeni 19 Mayıs Stadyumu açıldığında yeniden maçlara gitmeyi düşündüğünü söyleyen Özesen, yeni yapıdan öncelikle daha iyi fiziksel koşullar beklediğini ifade ediyor. Ancak Ankara’ya Türkiye’nin en büyük stadyumlarından birinin yapılmasını kapasite üzerinden değerlendirmiyor: “Büyük ama boş bir stadyumdansa daha küçük ama dolu bir stadyumu tercih ederim. Bir şeylerin ‘en büyüğünü’ yapma iddiası, uzun süredir insanların gözünü boyamak için kullanılan bir illüzyon gibi geliyor bana.”
Özesen’e göre modern stadyumların sunduğu konfor, taraftar kültürünü tamamen ortadan kaldırmayacak. Aksine, taraftarlık kültürünün değişen koşullara uyum sağlayabilen güçlü bir yapısı olduğunu, “Taraftarlık kültürü birçok toplumsal yapıya göre daha dirençli. Kendine alan açabilen, biraz da kendi kurallarını koyabilen bir yapısı var. O yüzden yeni stadyumun da zamanla yeni anılarla dolacağını düşünüyorum” sözleriyle vurguluyor.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8832 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8432 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6962 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6491 kez okundu
5
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
6269 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5348 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5126 kez okundu
1
Olimpiyat madalyalı Milli Boksör Hatice Akbaş’tan 9. Köy’e açıklamalar…
4762 kez okundu
2
Sporcu tercih yapmak zorunda: Okul mu? Spor mu?
3411 kez okundu
3
Azerbaycan’dan Türk Milli Takımı’na büyük destek: Zafer de bizim hüzün de
2976 kez okundu
4
“Temiz Spor Mümkün”: Doping kullanımı yüzde 90 azaldı
2555 kez okundu
5
“İşçi Milli Takımı” küme düşme hattında
1925 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.