DOLAR 45,7250 -0.03%
EURO 53,5665 0.81%
ALTIN
Ankara
16°

HAFİF YAĞMUR

Urartulardan kalan miras yok oluyor: Gürpınar’ın “40 Değirmeni” talan ediliyor
  • 9.Köy
  • Genel
  • Urartulardan kalan miras yok oluyor: Gürpınar’ın “40 Değirmeni” talan ediliyor

Urartulardan kalan miras yok oluyor: Gürpınar’ın “40 Değirmeni” talan ediliyor

Van’ın Gürpınar ilçesinde Urartulardan kalma "40 Değirmen" yok olmak üzere. Arkeolog Çelebi, değirmenlere ve tarihe sahip çıkma çağrısı yaptı.

ABONE OL
5 Aralık 2025 11:28
Urartulardan kalan miras yok oluyor: Gürpınar’ın “40 Değirmeni” talan ediliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zerrin Sargut

Van’ın Gürpınar ilçesinde, Urartu Kralı Menua tarafından yaptırılan ve dünyada eşi benzeri olmayan 40 değirmen, definecilerin tahribatı ve ilgisizliğin kurbanı oldu. Tarihi yapılar bir medeniyetin izlerini silmeye başlayan zamana ve insanların tahribatına karşı
direnmeye çalışıyor.

Zeynel Abidin Çelebi

Gürpınar’ın gizli hazinesi

Van’ın Gürpınar ilçesinde binlerce yıllık bir sır yatıyor: 40 Değirmen.Bu tarihi değirmenler, milattan önce 7. yüzyılda Urartu Kralı  Menua tarafından inşa edildi. Çevre ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği (ÇEV-DER) üyesi Arkeolog Zeynel Abidin Çelebi, bu yapının dönemin en büyük sanayi tesislerinden biri olduğunu söyleyerek, “Bölgenin en büyük fabrikasyonu” tanımını yaptı.

Çelebi, 40 Değirmen’in inşasında dört temel unsurun önemli olduğunu ifade ederek, Urartuların tarım ve suya büyük önem verdiğini ve bu nedenle bentler ve barajlar inşa ettiklerini belirtti. İkinci olarak, değirmenlerin yapımında kullanılan kızıl andezit ve sert bazalt taşlarının bölgede bolca bulunduğunu ekleyen Çelebi, komünal bir yaşamı desteklemenin yanı sıra o dönemde Asur ve diğer kavimlerin saldırılarına karşı korunmak için bu değirmenlerin bir toplanma alanı olduğunu da kaydetti.

İhmal ve tahribat değirmenleri yutuyor

Tarihi değirmenler 1986 yılına kadar aktif şekilde çalışıyordu. Ancak, Gürpınar’ın su kaynaklarının kent merkezine yönlendirilmesiyle işlevsiz kalmaya başladılar. Asıl felaketin ise 1990’lı yıllardaki zorunlu göç ve sonrasında başlayan definecilik faaliyeti olduğunu vurgulayan Çelebi, “Oradaki korsan defineciler, Urartulardan kalma her taşın altında sanki altın var mantığıyla değirmenleri tahrip ettiler” dedi.

2010 yılına gelindiğinde ayakta kalan sadece 13 değirmen kaldığını anlatan Çelebi, bunlardan sadece birinin restore edildiğini söyledi. Diğerlerinin ise izlerinin bile silinmek üzere olduğunu söyleyen Çelebi, “Aslında bir medeniyetin varlığı, binlerce yıllık bir medeniyetin varlığı yaşam izleri bazen bir taşa bir tablete bağlanabiliyor. Onu tahrip ettiğimiz zaman da aslında 5 bin yıllık, 3 bin yıllık bir medeniyeti, bir insanlığı, bir tarihi yok ediyoruz” dedi.

Tarihe sahip çıkma çağrısı

Arkeolog Çelebi, bölgenin sit alanı ilan edilmesine rağmen sahipsiz kaldığını ve yetkililerin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini de söyledi. Bu tarihi mirasın restore edilip turizme kazandırılması çağrısında bulunan Çelebi, “Eğer bugün bunlara müdahale etmezsek belki peşimizden gelen bir nesil sadece teknolojik bir dünyanın var olduğuna inanacak” diyerek sözlerini tamamladı. Çelebi, 40 Değirmen’in sadece bir yapı değil, aynı zamanda insanlık tarihinin önemli bir parçası olduğunu da vurguladı.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP