Ali Can
Üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulabilmek için dijital iş ve profesyonel ağ platformları üzerinden ilanlara başvuran gençler, çoğu zaman başvurularına olumlu ya da olumsuz geri dönüş alamadıklarını söylüyor. Doğuş Üniversitesi Öğretim Üyesi Harun Özalp, en yaygın iş ilan platformu olan ise LinkedIn’in şirketler açısından işe alımın yanı sıra, görünürlük ve aday havuzu oluşturma gibi farklı amaçlarla da kullanılabildiğine dikkat çekiyor.
İşverenlerle iş arayanları buluşturmanın yanı sıra profesyonel bağlantılar kurma ve mesleki görünürlük sağlama işlevi bulunan LinkedIn da gençlerin iş ararken kullandığı platformların başında geliyor. Dünyada 1 milyarın, Türkiye’de ise 21 milyonun üzerinde üyesi bulunan platformda ilanlara başvuran yeni mezunlar, geri dönüş alamadıkları başvuruların iş arama süreçlerini uzattığını belirtiyor.
Üniversite üçüncü sınıftan itibaren LinkedIn platformu üzerinden iş başvurusu yapmaya başladığını belirten Endüstriyel Tasarım bölümü mezunu S.A. (23), mezun olmasına rağmen başvurularına geri dönülmediğini ifade etti. Platforma üye olduğu ilk zamanlarda bağlantılar kurarak, ilanları takip ederek iş bulabileceğini düşünen S.A. mezun olmasına rağmen başvurularına hâlâ geri dönüş yapılmadığı için uygulamayı artık aktif olarak kullanmadığını dile getirerek, “LinkedIn’i bir havuz olarak görüyorum. Bu havuzda kendimi ve benim durumumda olan kişilerin ise şirketler için birer veri olduğunu düşünüyorum” dedi.
Yeni Medya ve İletişim bölümünden mezun olan A.S. (28)’de tıpkı S.A. (23) gibi üniversite üçüncü sınıftan itibaren LinkedIn platformu üzerinden gönüllü çalışmalar dahil olmak üzere maaş karşılığı açılan iş ilanlarına başvurduğunu ama olumlu ya da olumsuz bir geri dönüş yapılmadığını ifade etti. A.S., yaşadığı deneyimi şöyle anlattı:
“Platformu ilk başlarda işveren ile arayanın kolayca temas edebileceği bir yer şeklinde algılıyordum ancak birçok başvuru yaptığım ilanın kapatılıp birkaç gün veya hafta sonra yeniden açıldığını ve bu ilanların da kapatılıp daha sonra yine yeniden açıldığını gördükçe, ilanların işçi bulmaktan ziyade başvuru yapanların cv’leri üzerinden verilerinin toplanmaya başladığını düşündüm. Bu yüzden de uygulamayı eskisi kadar aktif kullanmıyorum.”
İletişim Bilimleri bölümü mezunu olan M.S. (23), mezun olmasına yakın iş bulabileceğini düşünerek LinkedIn’da üyelik oluşturduğunu ve üçüncü sınıftan beri iş ilanlarına başvurduğunu belirtti. M.S. “Okuduğum bölüm ve ilgilendiğim alanlarla ilgili birçok ilan açıldığını gördüm, başvuruda bulundum ama geri dönüş almadım. Üye olduğumda iş bulabileceğime dair inancım tam olsa da zamanla bu inancımı yitirdim ve artık iş aramıyorum ve LinkedIn’i de aktif olarak kullanmıyorum” dedi.
Psikoloji bölümü mezun olan B.T. (23), nereye başvurduysa geri dönülmediğini, ilanların birinin açılıp diğerinin kapatıldığı ve aynı ilanların tekrar açıldığını gördükçe şaşırdığını dile getirdi. B.T., “Başvuru yaptığım ilanların iş verenler tarafından kapatılıp yeniden açıldığını görmeye başladıkça kendimi kötü hissetmekle beraber, iş bulmak için doğru bir platform olmadığını düşünmeye başladım. Çünkü bir iş arama uygulaması değil de kişilere bir network oluşturmaya yardımcı bir uygulama olarak görüyorum” dedi.

Dr. Harun Özalp
LinkedIn platformunu iş bulma işlevi açısından değerlendiren Dr. Harun Özalp, LinkedIn’i tamamen işlevsiz bir platform olarak görmediğini, doğru kişilerle doğru işi buluşturan bir işlevinin olabildiğini ancak gençlerin deneyimlerine bakıldığında da başvuruların çoğuna geri dönüş yapılmadığı olduğunu belirtti. Bir ilanın haftalarca açık kalabildiğine, bu nedenle de gerçekten işe alım yapılıp yapılmadığını anlamanın güç olduğuna değinen Özalp, ilanlardaki çoğu beklentinin verilen ücret ve işin niteliğiyle uyuşmadığını vurguladı.
Özalp, “Gençler beceri listelerine yetişebilmek için cv’lerine gerçekten sahip olmadıkları ya da henüz olgunlaştırmadıkları nitelikleri ekleme baskısı hissediyor. Bu noktada LinkedIn, iş ve eleman bulmaya yardımcı olan bir araç olmaktan çıkıp, herkesin kendini veya kurumunu olduğundan daha güçlü göstermeye, parlatmaya odaklandığı bir gösteriş alanına dönüşebiliyor” dedi.
Özalp, gençlerin platforma üye olduklarında birçok kişinin yetkin, üretken ve birbiriyle bağlantılı olduklarını gördüklerinde kendilerinin de her şeyi bilen, herkesle bağlantı halinde olunması gerektiği ve her alanda sertifika sahibi olunması gerekmiş gibi düşüncelerin oluşmasına yol açtığını ifade etti. Özalp, şu görüşleri dile getirdi: “Bu kaygı gençlerin ilgi duydukları ve gerçekten gelişebilecekleri alana odaklanmalarını zorlaştırıyor. Çok bağlantıya sahip olmak gerçek bir sosyal sermaye anlamına gelmiyor. Kurulan sosyal temaslar gerçek bir bağ niteliği taşımadığından çoğu kez işlevsel olmuyor. Bu durum da gençlerde stres, yetersizlik hissi ve bıkkınlık yaratabiliyor.“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13434 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9071 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8566 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7042 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6551 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5483 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5215 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13434 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9071 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8566 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7042 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6551 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.