İlayda User
Sosyal medyada ebeveynler tarafından paylaşılan fotoğraf ve videolar çocukların gelecekteki yaşamlarında da karşılarına çıkabiliyor. Banyo yaparken, ağlarken veya mahrem anlarında çekilen görüntülerin yanı sıra okul, ev adresi ve günlük rutinlere ilişkin bilgilerin paylaşılması çocukların özel hayatı ve kişilik hakları açısından risk oluşturabiliyor.
Avukat Seher Kırbaş Canikoğlu, ebeveynlerin bu paylaşımlarına ilişkin sakıncaları ve alınabilecek önlemlere ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı.
Kırbaş Canikoğlu, ebeyevnlerin çocukları üzerindeki velayet hakkının çocuğun üstün yararıyla sınırlı olduğunu belirterek, kontrolsüz paylaşımların hak ihlaline dönüşebileceği uyarısında bulundu. Çocukların fotoğraf, video ve kişisel bilgilerinin sosyal medyada paylaşılmasında temel kriterin çocuğun üstün yararı olduğunu belirten Kırbaş Canikoğlu, “Eğer yapılan bir paylaşım çocuğa psikolojik, sosyal veya fiziksel bir fayda sağlamıyor; aksine sadece ebeveynin beğeni ve etkileşim alma arzusuna hizmet ediyorsa bu durum doğrudan bir çocuk hakları ihlalidir” dedi.
Çocuğun banyo yaparken, ağlarken, çıplak veya yarı çıplak olduğu görüntülerin paylaşılmasının mahremiyet ve özel hayatın gizliliği hakkını zedeleyebileceğini belirten Kırbaş Canikoğlu, çocukların sosyal medyada var olmama hakkına dikkat çekti. Kırbaş Canikoğlu, “Çocukların, yetişkinler gibi paylaşımların nereye ulaşacağını öngörme ve sosyal medyada var olmama hakları vardır. Gelecekte silmek isteseler bile internette kalıcı bir dijital ayak izi yaratılması, onların kişilik haklarına müdahaledir” diye konuştu.
Velayetin yalnızca bir hak değil, aynı zamanda yükümlülük olduğunu belirten Kırbaş Canikoğlu, çocuğun bedensel, psikolojik, sosyal ve hukuki gelişiminin gözetilmesi gerektiğini söyledi. Çocuğun anne ve babasına ait bir meta olmadığını vurgulayan Kırba Canikoğlu, “Çocuğun paylaşılmasını istemediği şeylerin paylaşılmaması gerekir” dedi.

Av. Seher Kırbaş Canikoğlu
Çocuğun okulu, ev adresi ve günlük rutinleri gibi bilgilerin paylaşılmasının siber zorbalık, çocuk kaçırma ve dijital dolandırıcılık gibi riskler oluşturabileceğini belirten Kırbaş Canikoğlu, çocuğu gelecekte küçük düşürebilecek veya akran zorbalığına maruz bırakabilecek paylaşımların da kişilik haklarını ihlal edebileceğine dikkat çekti: “Sosyal medya paylaşımlarının sıklığı, paylaşımın içeriğinin ne olduğu, bu paylaşımlara kimlerin ulaşabildiği, çocuğun bu paylaşımlara rızasının olup olmadığı gibi değişkenlere göre çocuğun maruz kaldığı ihlal de değişebilir.“
Kırbaş Canikoğlu’na göre çocuğun fotoğrafı, videosu, sesi ve konumunun kişisel veri kapsamında değerlendiriliyor ve gelecekte hukuki sonuçları olabilir. “Çocuğun, gelecekte bu dijital ayak izlerinin silinmesini isteme hakkı, yani unutulma hakkı saklıdır” diyen uzman avukat, rıza dışında yapılan paylaşımlarda içeriğin yayımlandığı platforma başvurulabileceğini söyledi. Kırbaş Canikoğlu, içeriğin kaldırılmaması halinde koşullara göre erişimin engellenmesi, kişisel verilerle ilgili başvurular veya tazminat davası gibi hukuki yolların kullanılabileceğini ifade etti.
Çocuğa karşı bir suç işlendiğinde sürecin yalnızca çocuğun şikayetine bağlı olmadığını belirten Kırbaş Canikoğlu, şüphelinin anne veya baba olduğu durumlarda yaşanacak hukuki süreçlere ilişkin şu bilgileri verdi:
“Çocuğun mağdur olduğu bir suçta şüpheli anne ve babası ise olayı öğrenen akrabalar, öğretmenler, doktorlar, komşular veya kolluk kuvvetleri gibi üçüncü kişiler durumu doğrudan Cumhuriyet Savcılığına ihbar edebilir. Bu durumda, savcılık soruşturmayı başlatırken derhal çocuğa kayyım atanmasını talep eder. Aynı zamanda, barodan çocuğa bir zorunlu avukat) görevlendirilir.Yargıtay, 15 yaşından büyük çocukların ayırt etme gücüne sahip olduklarını ve kendilerine karşı işlenen suçlar hakkında bu çocukların şikayet veya şikayetten vazgeçme haklarını bizzat kullanabileceklerini kabul etmektedir.”
Çocukların influencer veya içerik üreticisi olarak yer almasının çocuk işçiliği ve ekonomik sömürü açısından hukuki sorunlara yol açabileceğini belirten Seher Kırbaş Canikoğlu, “Platformlar, çocuk istismarı içerikli görsellerin ve videoların yüklenmesini daha yayına girmeden engellemekle yükümlüler. Eğer bu tür bir içerik yayına girdiyse veya kullanıcılar tarafından rapor edilirse; platform, bildirimi aldığı an içeriği derhal ve kalıcı olarak silmek, yayından kaldırmak zorunda” uyarısında bulundu.
Çocukların içerik üretiminden elde ettiği gelirlerin ebeveynler tarafından yönetilmesinin de sorun oluşturabileceğini ifade eden Kırbaş Canikoğlu, “Ebeveyn hem çocuğun temsilcisi hem de o sözleşmeden para kazanan kişi konumundadır. Bu ise hukukta menfaat çatışması yaratır” dedi.
1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek düzenlemeyle sosyal medya platformlarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasının yasaklanacağını ve platformlara yaş doğrulaması dahil çeşitli tedbirler alma yükümlülüğü getirileceğini belirten Canikoğlu, Türkiye’de çocukların sosyal medyada korunmasına yönelik düzenlemelerin bulunduğunu ancak ebeveynlerin çocukları hakkında yaptığı paylaşımlar ve çocuk influencerlara ilişkin kuralların yeterli olmadığını belirtti.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
12815 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9042 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8551 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7034 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6544 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5449 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5208 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
12815 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9042 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8551 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7034 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6544 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.